Beyaz Saray’ın, federal hükümetin tüm kurumlarında Anthropic teknolojilerinin kullanımını tamamen durdurma kararı almasıyla, ABD hükümetinin ‘üretken yapay zeka tedariki’ yeniden ‘güvenlik’ ve ‘kontrol’ tartışmasının merkezine çekildi. Başkan Trump, ordunun kullanım ilkelerini özel şirketlerin sınırlamaya çalıştığını savunarak ‘yürütme erki yetkisi’ni öne çıkardı. Anthropic ise, sözleşme maddelerinin ‘toplu gözetim’ ve ‘tam otonom silah’ kullanımını yeterince engellemediğini ileri sürerek süreci tıkayan tarafın hükümet olduğunu iddia etti.
Karar bugün (yerel saatle) Beyaz Saray açıklamasıyla resmileştirildi. Esas nokta, federal düzeyde Anthropic teknolojilerinin kullanımının durdurulması ve devlet kurumlarının önümüzdeki 6 ay içinde alternatif çözümlere ‘kademeli geçiş’ yapması. Tek seferde kesinti yerine bir ‘geçiş süreci’ tanınması, kurumların iş sürekliliği ve güvenlik mimarilerinin yeniden tasarlanması ihtiyacına yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Trump, sosyal medya platformu Truth Social’daki paylaşımıyla bu aşamalı tasfiye(‘phase-out’) talimatını bizzat verdi. Anthropic’in iç kullanım kısıtlamalarını gerekçe göstererek ordunun yetkisini ‘dolaylı biçimde zayıflatmaya’ çalıştığını iddia eden Trump, özel teknoloji şirketlerinin ABD ordusunun operasyon yöntemlerine şart koşamayacağını vurguladı. Trump, bu hamleyi açıkça ‘başkanlık (başkomutanlık) yetkisinin’ savunulması olarak niteledi.
Beyaz Saray’ın kullanımı durdurma kararı, Anthropic ile ABD Savunma Bakanlığı(Pentagon) arasında yürütülen ‘Claude modeli’ askeri kullanım görüşmelerinin fiilen çökmesinin hemen ardından geldi. Haber kaynaklarına göre Pentagon, cuma günü saat 17.01’i (yerel saatle) son tarih olarak belirledi ve revize edilen sözleşme şartlarının bu süreye kadar kabul edilmesini istedi. Savunma yetkililerinin bu teklifi ‘nihai teklif(final offer)’ olarak tanımladığı belirtildi.
Anthropic ise görüşmelerde “fiilen hiçbir ilerleme kaydedilmedi(‘virtually no progress’ )” ifadeleriyle karşılık verdi. Şirket, Savunma Bakanlığı’nın sunduğu sözleşme dilinin, kendi sistemlerinin ‘toplu gözetim(mass surveillance)’ ya da ‘tam otonom silahlar(fully autonomous weapons)’ için kullanılmasını yeterince engellemediğini savundu. ‘Askeri kullanım kapsamı’na dair güvenlik bariyerlerinin seviyesi, pazarlığın asıl düğüm noktasıydı ve taraflar bu farkı kapatamayınca kamu tedarikinde sert bir rota değişikliği kaçınılmaz hale geldi.
Trump, askeri operasyonlara dair karar yetkisinin özel şirketlerde değil ‘başkomutanda(commander in chief)’ olduğunu tekrar tekrar dile getirdi. Özellikle 6 aylık geçiş döneminde Anthropic’in iş birliğini reddetmesi halinde sivil ve cezai sorumluluk doğabileceği uyarısında bulunarak baskıyı artırdı. Böylece, hükümet sistemlerinden çıkarılma sürecinin yalnızca sözleşme feshiyle sınırlı kalmayabileceği; teknik destek, veri işleme ve güvenlik uyumluluğunun da kapsandığı ‘zorlayıcı bir idari sürece’ dönüşebileceği mesajı verildi.
Bu gelişme, üretken yapay zekâ etrafındaki teknik ve etik tartışmaları aşarak, ulusal güvenlik sahasında ‘kontrolün kimde olacağı’ sorusunu merkeze alan doğrudan bir güç mücadelesine dönüştü. Hükümet tarafı, ordunun operasyonel özerkliğini ve kamu tedarikinde nihai söz hakkını öne çıkarırken; Anthropic gibi şirketler ‘güvenlik ilkeleri’ ve kullanım sınırlarına sıkı sıkıya bağlı kalma çizgisini koruyor. Önümüzdeki 6 aylık geçiş sürecinde federal kurumların hangi alternatif modelleri benimseyeceği ve savunma–istihbarat alanında hangi güvenlik hükümlerinin ‘standart sözleşme maddesi’ne dönüşeceği, ‘yorum’küresel yapay zekâ piyasasının yönünü ve rekabet dinamiklerini de etkileyecek‘yorum’ görünüyor.
Yorum 0