Bitcoin(BTC), ABD-İran gerilimindeki tırmanışa rağmen 66 bin dolar (yaklaşık 96,89 milyon won) üzerinde tutunmayı başarıyor. Piyasada, ‘jeopolitik risk’ kaynaklı dalgalanmalara karşı direnç eşiğinin yükseldiği yorumları yapılıyor. Aynı zamanda ABD Kongresi’nde görüşülen ‘CLARITY(Clarity) yasası’ sürecinin hız kazanmasıyla birlikte, yatırımcılar ‘düzenleyici belirsizliğin azalması’ olgusunun bir sonraki yükseliş döngüsünde katalizör olup olmayacağına odaklanmış durumda.
Son dönemdeki fiyat hareketleri yüzeyde sakin görünse de, birçok analist bu evreyi ‘yönlü hareket için içten içe momentum biriken’ bir dönem olarak tanımlıyor. Piyasa cephesinde Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Ripple(XRP) gibi büyük hacimli kripto paraların, ‘düzenleme’ ile ‘kurumsal sermaye girişi’ temasında yeniden liderlik yarışı içine girebileceği değerlendiriliyor.
Ripple(XRP) cephesinde, ‘stabil kripto para (stablecoin)’ ve ‘varlık tokenizasyonu’ altyapısının genişlemesi beklentisi öne çıkıyor. XRP’nin, sınır ötesi para transferleri ve uluslararası ödemelerde ‘hız ve düşük maliyet’ avantajıyla birlikte 5 dolar seviyesini hedefleyen projeksiyonların gündeme geldiği ifade ediliyor. Bu kapsamda XRP Ledger(XRPL) ağının, ‘gerçek dünya varlıkları(Real World Assets, RWA)’ için çekirdek altyapı olma iddiasını güçlendirdiği ve XRP’nin ekosistem içinde ‘temel likidite tokeni’ rolünü öne çıkardığı aktarılıyor. UN Capital Development Fund(UNCDF) ve Beyaz Saray bağlantılı bazı belgelerde de Ripple(XRP)’ın küresel ödeme altyapısının iyileştirilmesinde katkı sağlayabilecek bir oyuncu olarak anıldığı bildiriliyor.
Olumlu faktörlerden biri olarak, ABD’de spot Ripple(XRP) borsa yatırım fonunun(ETF) onaylanmasıyla hem kurumsal hem bireysel yatırımcılar için yeni giriş kanallarının açılması gösteriliyor. Teknik analiz tarafında XRP grafiğinde ‘yükselen bayrak(bullish flag)’ formasyonuna dikkat çeken yorumlar bulunuyor. Piyasaya göre, yılın ikinci çeyreğinde haber akışının destekleyici kalması durumunda Ripple(XRP) fiyatının 5 dolar (yaklaşık 7.329 won) bölgesini test edebileceği öne sürülüyor.
Bitcoin(BTC) tarafında piyasa değeri açısından liderlik konumu korunurken, 66 bin dolar (yaklaşık 96,89 milyon won) bandının savunulması ‘istikrar sinyali’ olarak okunuyor. Geçtiğimiz yıl 10 Ekim’de tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) olan 126.080 dolara yükselen Bitcoin(BTC), jeopolitik tansiyonun artması ve ABD’nin olası askeri hamlelerine yönelik belirsizlikler nedeniyle sert bir düzeltmeye girmişti. Geçen salı günü fiyat kısa süreliğine 63 bin doların altına sarkarken, zirveye göre yaklaşık yüzde 50’lik bir geri çekilme yaşandığı görülmüştü.
Buna rağmen ‘dijital altın(digital gold)’ anlatısının zedelenmediği yorumu öne çıkıyor. Bitcoin(BTC) hâlâ *enflasyona karşı korunma*, *para birimi değer kaybına karşı savunma* ve *makro risklere karşı sigorta* aracı arayan yatırımcılar için referans bir varlık olarak konumlanıyor. Bu çerçevede, jeopolitik riskler yükseldikçe uzun vadeli talebin güçlenebileceği görüşü ağırlık kazanıyor.
Yükseliş trendinin yeniden ivme kazanması için, *kurumsal benimsemenin genişlemesi*, *yarılanma sonrası satış baskısının hafiflemesi* ve *ABD’de düzenleyici çerçevenin netleşmesi* üç ana koşul olarak anılıyor. Özellikle ‘CLARITY yasası’nın piyasadaki düzenleme kaynaklı belirsizliği azaltacak yönde ilerlemesi halinde, risk iştahındaki olası toparlanmayla birlikte Bitcoin(BTC)’in yaz aylarında yeni bir rekor denemesi yapabileceği belirtiliyor. Ayrıca Başkan Trump’ın iddia edilen ‘ABD stratejik Bitcoin rezervi(Strategic Bitcoin Reserve)’ planını başkanlık kararnamesiyle hayata geçirmesi durumunda, Bitcoin(BTC)’in geleneksel finans sistemiyle entegrasyon hızının artabileceği konuşuluyor.
Ethereum(ETH) cephesinde ise, DeFi(merkeziyetsiz finans) ekosisteminin omurgası olma niteliği korunuyor. Yaklaşık 234 milyar dolarlık (yaklaşık 343 trilyon won) piyasa değerine yaklaşan Ethereum(ETH) ağında, kilitli toplam değer(TVL) 53 milyar dolar (yaklaşık 77,7 trilyon won) seviyesinde seyrediyor. On-chain veri sağlayıcıları, Ethereum(ETH) ağının hâlâ merkeziyetsiz finans uygulamaları açısından birincil merkez olduğunu vurguluyor.
Piyasa koşullarının elverişli olması halinde Ethereum(ETH)’nin haziran ayında 5.000 dolar (yaklaşık 732,95 milyon won) direncini test edebileceği ve geçen yıl ağustos ayında görülen 4.946 dolarlık ATH seviyesini aşma ihtimalinin bulunduğu yorumları yapılıyor. Orta-uzun vadede ise ABD’de düzenleyici çerçevenin netleşmesi ile küresel makroekonomik ortamın, Ethereum(ETH) için ‘beş haneli (10 bin dolar ve üzeri)’ değerlemeleri gündeme taşıyabilecek temel faktörler olacağına dikkat çekiliyor. CLARITY yasasının kabul edilmesi durumunda, kurumsal oyuncuların stabil kripto paralar ve RWA tokenizasyonu alanında Ethereum(ETH) altyapısını daha yoğun şekilde kullanmaya başlayacağı beklentisi de dile getiriliyor.
Teknik analiz cephesinde Ethereum(ETH) fiyat grafiğinde şubat ayı boyunca oluşan ‘zayıf bayrak(weak pennant)’ sinyaline rağmen, ağın bu baskıyı karşılayabildiği yönünde görüşler var. Bazı uzun vadeli yatırımcılar, mevcut fiyat aralığını ‘kademeli birikim’ bölgesi olarak yorumluyor.
Bu arada yeni projelere yönelik ilgi de canlılığını koruyor. *Bitcoin Hyper(HYPER)* isimli projenin, Bitcoin(BTC) için bir ‘ikinci katman (Layer 2)’ ölçeklendirme çözümü olarak tanıtılması dikkat çekiyor. Söz konusu proje, Bitcoin(BTC)’in güvenlik modelini korurken Solana(SOL) benzeri hız ve maliyet verimliliği sunmayı hedeflediğini öne sürüyor. Tanıtım materyallerinde, staking, getiri (faiz) kazanımı, token alım-satımı ve akıllı kontrat etkileşimlerinin, ana Bitcoin(BTC) ağını terk etmeden yapılabileceği iddia ediliyor. Projenin ön satışta (presale) 31,7 milyon dolar (yaklaşık 465,5 milyon won) topladığı ve bazı büyük yatırımcılar ile borsa platformlarının ilgisini çektiklerine dair bilgiler paylaşılıyor. Ancak ön satış aşamasındaki projelerde bilgi asimetrisinin yüksek ve fiyat oynaklığının son derece sert olabileceği hatırlatılarak, *yatırımcıların proje yapısını ve risk faktörlerini ayrıntılı biçimde incelemeden pozisyon almamaları* gerektiği vurgulanıyor.
Genel tabloya bakıldığında, piyasanın odağı Bitcoin(BTC)’in 66 bin dolar bandındaki seyrine ve CLARITY yasasının yaratabileceği ‘düzenleyici netlik’ etkisine çevrilmiş durumda. Jeopolitik gürültüyü kademeli olarak ‘fiyatlamaya’ başlayan bir piyasada, düzenleme kaynaklı pozitif bir ivmenin de devreye girmesi halinde, rallinin Ripple(XRP) ve Ethereum(ETH) gibi büyük kripto varlıklara yayılma ihtimalinin artacağı yönünde ortak bir beklenti oluşuyor.
Yorum 0