Dünya genelinde geleneksel finans piyasalarının kapalı olduğu cumartesi günü Orta Doğu’dan gelen askeri çatışma haberleriyle ‘panik satış’ yaşayan Bitcoin(BTC), kısa sürede yeniden denge bularak dikkat çekti. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması ve enerji fiyatlarındaki sert yükseliş nedeniyle belirsizlik tırmanırken, BTC’nin hafta bazında artıda kalmayı başarması piyasanın odağına yerleşti.
Geçen hafta cuma gününe kadar Orta Doğu’daki tansiyon zaten yükseliyordu ancak birkaç saat içinde tablo tamamen değişti. Cumartesi sabahı İsrail ve ABD’nin İran’ı hedef alan askeri operasyon başlattığı, hava saldırılarıyla çatışmanın resmen başladığı bildirildi. İran ise anında misillemeye yöneldi. İlk gün ‘en üst düzey liderin’ hayatını kaybetmesine rağmen karşı saldırılar hafta boyunca sürdü. Çatışma kısa sürede genişlerken doğrudan dahil olan ülke sayısı neredeyse çift haneye yaklaştı, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla enerji fiyatları sert yükseldi ve fiilen dünyanın büyük bölümünün bu gerilimin ekonomik etkisini hissettiği bir senaryo oluştu.
Bu tür ‘jeopolitik risk’ dalgası, geleneksel piyasalar kapalıyken önce kripto para piyasasını vurdu. Bitcoin(BTC), cumartesi günü bir ara 4 bin dolar geri çekilerek 63 bin dolara kadar düştü ancak toparlanma da aynı hızla gerçekleşti. Haftanın başında kayıpların tamamını telafi eden BTC, hafta içinde kısa vadeli zirve seviyelerini yeniden test etti.
Yukarı yönlü hareketin boyutu da öne çıktı. Çatışmanın hızlı biçimde sonlanacağına dair net bir işaret olmamasına rağmen BTC, cumartesi günkü dip seviyesinden yaklaşık 11 bin dolar sıçrayarak çarşamba günü 74 bin dolara kadar yükseldi. Bu bölgeden gelen sert satışlar fiyatı geri iterken, BTC şu anda 70 bin dolar bandında işlem görüyor. Buna rağmen haftalık bazda yaklaşık ‘%5,5 yükseliş’ korunmuş durumda. Artan belirsizlik ortamında görülen bu fiyat esnekliği, ‘risk varlığı’ olarak Bitcoin’in yeniden değerlendirilmesi tartışmalarını alevlendiriyor. 70 bin dolar, güncel kurla kabaca ‘1 dolar=1485,80 won’ üzerinden hesaplandığında 1,396 milyar won düzeyine denk geliyor.
Altcoin cephesinde ise tablo karışık. Piyasa değeri en yüksek projeler arasında yalnızca bir kısmı BTC’den daha iyi performans gösterdi. Hyperliquid tabanlı ‘HYPE’ token, Near Protocol(NEAR), SKY ve Mantle(MNT) görece daha iyi seyretti. Öte yandan Cardano(ADA), Bitcoin Cash(BCH), Shiba Inu(SHIB), WLFI ve Polkadot(DOT) gibi isimler kayıplarını artırarak ‘risk iştahının’ altcoin geneline yayılmakta zorlandığını ortaya koydu.
Piyasanın genel göstergeleri, ‘risk ve likiditenin’ birlikte hareket ettiği bir döneme işaret ediyor. Toplam kripto para piyasa değeri yaklaşık 2,46 trilyon dolar, 24 saatlik işlem hacmi ise 108 milyar dolar civarında. Bitcoin’in piyasa payı (dominansı) ‘%56,9’ seviyesinde. Önde gelen kripto varlıkların fiyatları ise şöyle: Bitcoin(BTC) 70 bin dolar (haftalık +%5,6), Ethereum(ETH) 2050 dolar (haftalık +%4,4), Ripple(XRP) 1,38 dolar (haftalık +%1,4).
Kraken’in, ‘Fed master hesabı’ alarak ABD ödeme sistemine sınırlı erişim hakkı elde etmesi de hafta içi öne çıkan başlıklar arasındaydı. Amerika merkezli büyük kripto para borsası Kraken, ABD Merkez Bankası(Fed) yapısı içindeki Kansas City Fed’den sınırlı amaçlı master hesap onayı aldı. Bu adımın, bir kripto şirketi için ilk olduğu belirtiliyor. Kraken Financial isimli iştirak, böylece Fed’in temel ödeme altyapısına ‘doğrudan bağlantı’ kurabilecek ve kullanıcıların para yatırma-çekme süreçlerinde daha önce gerekli olan bazı aracı katmanları atlayabilecek. Piyasada, bu gelişmenin ‘düzenleyici çerçevenin içinde yer alan banka tipi altyapıya erişim’ anlamında sembolik değeri olduğu yönünde ‘yorum’ yapılıyor.
Bir diğer önemli gelişme, Kazakistan Merkez Bankası’nın ‘3,5 milyar dolara’ kadar kripto paralara veya ilgili ileri teknoloji şirketlerine yatırım seçeneğini masaya koyması oldu. Çeşitli kaynaklara göre, ülke altın ve döviz rezervlerinin bir bölümünü kullanarak maksimum 350 milyon dolar büyüklüğünde bir portföy oluşturma seçeneğini tartışıyor. Merkez Bankası Başkanı’nın bu planı kamuoyu önünde dile getirmesi kritik bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. Devlet ölçeğindeki fonların kripto varlık sınıfına yönelme ihtimalinin artması, halihazırda süren ‘kurumsal para’ akımlarıyla birleştiğinde dikkate değer bir trend sinyali olarak görülüyor.
Geleneksel finansla kriptonun kesişiminde ise New York Borsası(NYSE) işletmecisi Intercontinental Exchange’in(ICE) küresel borsa platformu OKX’e ortak olması gündem yarattı. ICE, son yatırım turunda OKX hisselerinin bir bölümünü satın alırken, bu turda OKX’in şirket değeri ‘25 milyar dolar’ olarak fiyatlandı. Dünyanın en büyük borsalarından birini işleten bir kurumun önde gelen bir kripto borsasına sermaye koyması, regülasyon belirsizliği sürse de ‘seçici biçimde kriptonun sistem içine alındığı’ yönünde ‘yorumlanıyor’.
Milyarder yatırımcı Ray Dalio da tartışmaları alevlendiren açıklamalarda bulundu. Dalio, Bitcoin(BTC)’in ‘güvenli liman’ varlık olduğu yönündeki anlatıyı reddederken, ‘altın’ı yeniden ön plana çıkardı. Orta Doğu gerilimi ortamında BTC fiyatının dayanıklı kalmasına rağmen Dalio, Bitcoin’i altınla aynı kategoride değerlendirmeyi kabul etmedi. Piyasada, BTC’nin kriz dönemlerinde belirli bir ‘savunma gücü’ gösterse de güvenli liman statüsüne ulaşması için oynaklık ve yapısal risklerin hâlâ yüksek olduğu yönünde karşı tezler de öne çıkıyor.
Fon akımlarında ise dikkat çekici bir kırılma yaşandı. Kripto para odaklı yatırım fonlarından 5 hafta boyunca toplam yaklaşık ‘4 milyar dolar’ çıkış gerçekleşmesinin ardından, son işlem haftasında bu trend tersine döndü. Söz konusu 5 işlem gününde ürünlere yaklaşık ‘1 milyar dolar’ net giriş olduğu bildirildi. Jeopolitik risklerin tırmandığı bir ortamda dahi girişlerin görülmesi, sert düzeltme sonrası oluşan ‘fiyat cazibesi’ ile düzenlenmiş ürün yelpazesinin genişlemesinin aynı anda etkili olduğu şeklinde ‘yorumlanıyor’.
Haftanın son önemli başlıklarından biri de Tron(TRX) kurucusu Justin Sun’ın(Justin Sun) ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ile uzlaşmaya varmasıydı. Sun, SEC ile yürüttüğü davanın anlaşmayla sonuçlandığını ve yaklaşık ‘20 milyon dolar’ düzeyinde bir uzlaşma bedeli üzerinde mutabık kalındığını açıkladı. Kendi ifadesine göre bu sonucu “son derece memnuniyet verici” bulduğunu belirtti. Düzenleyici risklerin artık tek tek projelerin ve kurucuların ötesinde tüm piyasa psikolojisini etkilediği dikkate alındığında, bu uzlaşma altcoin piyasasında ‘belirsizlik priminin’ nasıl fiyatlandığını okumak için önemli bir veri noktası olarak görülüyor.
Genel tabloda, bu hafta kripto para piyasası Orta Doğu kaynaklı şok, Hürmüz Boğazı riski ve enerji fiyatlarındaki sert yükseliş gibi ağır gündem maddelerine rağmen Bitcoin(BTC)’in nispeten dirençli seyrinin gölgesinde fiyatlandı. Ancak ‘kısa sürede gelen sert yükseliş’ sonrası 74 bin dolar bölgesinde hızla güçlü satışlarla karşılaşılması, önümüzdeki dönemde fiyat dalgalanmalarında ‘jeopolitik haber akışı’ ile ‘likidite göstergelerinin’ belirleyici olacağı, haber odaklı oynaklığın bir süre daha yüksek kalacağına işaret ediyor.
Yorum 0