챗GPT gibi sohbet botlarının başlattığı yapay zeka(AI) dalgası, şimdi de ‘agentic payments(‘agentic payments’)’ alanına kayıyor. İnsan yerine AI ajanlarının birbirine ödeme yaptığı bu yeni yapı yaygınlaşırsa, internet üzerindeki ticarette hem ‘ödeme birimi’ hem de ‘ödeme sıklığı’ kökten değişebilir.
‘İnsanın ödeme yaptığı dönem’den ‘yazılımın yazılıma ödeme yaptığı dönem’e geçiş
Agentic payments, AI ajanlarının diğer AI ajanlara ya da yazılım servislerine otomatik olarak ücret ödediği bir model anlamına geliyor. Buradaki temel fikir, ‘otomatikleştirilmiş ödeme rayları’ oluşturmak. Mevcut kartlı ödeme altyapısı insan odaklı tasarlandığı için, saniyeler içinde binlerce–on binlerce ‘mikro ödeme’ oluştuğu senaryolarda yetersiz kalıyor; bu durum uzun süredir sektörün dikkat çektiği bir problem.
Bu anlatı giderek güçleniyor. Coinbase’in CEO’su Brian Armstrong(Brian Armstrong) ve Binance kurucusu Changpeng Zhao(CZ) gibi isimler, AI ajanlarının ekonomik faaliyetlerini sık sık vurguluyor. McKinsey ise 2030’a kadar AI ajanlarının dünya çapındaki tüketici harcamalarından ‘3–5 trilyon dolar’ hacmi arabuluculuk ederek yönlendirebileceğini öngörüyor.
Bu bağlamda öne çıkan projelerden biri ‘x402’. Coinbase’in de bulunduğu bir konsorsiyum tarafından desteklenen bu agentic ödeme protokolü, stablecoin ödemelerini internetin iletişim katmanına gömerek yazılımlar arasında ‘tam otomatik faturalama’ sağlamayı hedefliyor. Savunuculara göre x402, ‘mikro tutarlı otomatik ödemeler’e dayalı yeni bir internet iş modeli yaratabilir. Örneğin bir AI ajanının belirli bir API’yi on binlerce kez çağırması ve her çağrı için 1 sentten daha düşük bir ücret ödemesi gibi. Burada ‘insanın ödeme yapması’ değil, sistemler arası çağrıların bizzat ‘ticaret işlemi’ne dönüşmesi söz konusu; bu da geleneksel ödeme altyapısından temelde farklı bir bakış açısı gerektiriyor.
Andreessen Horowitz’in kripto ortağı Noah Levine(Noah Levine), geleneksel ödeme şirketlerinin bu tip işyerlerini (merchant) sisteme almakta zorlanmasının nedenini ‘teknik yetersizlik’ten çok ‘risk üstlenme’ yapısıyla açıklıyor. Levine’e göre bir ödeme şirketi, bir işyerini onayladığı anda o işyerinin yarattığı riskin önemli kısmını da üzerine almış oluyor.
Kredi kartı için zor olan ‘mikro işlem–soyut işyeri’ modeli
Levine’in çizdiği senaryoda, kullanıcı bir AI ajanına araştırma (research) görevini veriyor. Ajan, bu süreçte uzman API’leri on binlerce kez çağırabiliyor. Her çağrıdan alınan ücret ‘1 sentin bir kısmı’ düzeyinde olsa bile, zamanla kayda değer bir ciro oluşuyor. Levine, bir haftalık toplam cironun 40 dolar civarına çıkabileceğini örnek gösteriyor.
Sorun şu ki, kartlı ödeme gibi mevcut raylarda bu tür işyerlerinin kredi değerliliğini (underwriting) tespit etmek son derece zor. Levine, web sitesi olmayan, şirket tüzel kişiliği belirsiz, geçmiş iş hacmi bulunmayan araçları ödeme şirketlerinin ‘sorumluluk alarak’ onaylamasının neredeyse imkansız olduğunu belirtiyor. Ayrıca kart işlemlerindeki ‘işlem ücreti ve aracı payları’ çoğu kez mikro işlemin kendisinden daha büyük hale gelebiliyor; üstelik işyeri hesabı açmak için genelde belirli bir operasyon geçmişi ve aracı (acquirer) ilişkisi gerekiyor.
x402 tam da bu noktada, stablecoin tabanlı agentic payments modeliyle mikro işlemleri daha verimli yönetmeyi öneriyor. Projenin adı da bu vizyona gönderme yapıyor. ‘x402’ ismi, HTTP durum kodu 402’den (‘Payment Required’) geliyor. İnternetin ilk tasarımında, web isteklerine gömülü bir ödeme mekanizması öngörülmüş ve bu amaçla 402 kodu ‘ileride kullanılmak üzere’ ayrılmıştı. Savunucular, bu fikrin geleneksel web dünyasında hayata geçirilemediğini, ancak kripto tabanlı ödeme raylarının bu boşluğu doldurabileceğini savunuyor.
On-chain kullanım hâlâ erken aşamada
Yine de teknoloji ve kullanım tarafında henüz çok erken bir aşamada olunduğu yönünde görüşler öne çıkıyor. On-chain veri analiz şirketi Artemis, şu anda gözlemlenen x402 işlemlerinin yaklaşık yarısının gerçek ticaretten çok ‘oyunlaştırılmış aktivite’ye benzediğini ifade ediyor. Artemis analistleri, şubat ayında X (eski Twitter) üzerinde yaptıkları değerlendirmede, x402 etrafındaki ‘AI ajan ödemesi’ çılgınlığını büyük ölçüde bir ‘serap(‘mirage’)’ olarak nitelendirdi.
Günlük anlık veriler, yaklaşık 131 bin işlem ve toplam 28 bin dolar civarında hacim (yaklaşık 20 cent’lik ortalama işlem tutarı) gösteriyor. Şubat ayında ise bir günde 3,8 milyon işlem ve 2 milyon dolarlık hacmin görüldüğü zamanlar olmuştu. Artemis, o sıçrama dönemindeki trafiğin önemli kısmını ‘altyapı testleri’ ve deneysel kullanıma bağlıyor.
Artemis, ‘oyunlaştırılmış’ işlemleri iki ana kategoriye ayırıyor: Aynı cüzdanın hem alıcı hem satıcı rolünü üstlendiği ‘self-dealing(‘self-dealing’)’ ve satıcının alıcı cüzdana fon transfer edip işlemin hemen ardından bu fonları geri aldığı ‘wash trading(‘wash trading’)’. Bu da mevcut trafiğin büyük bölümünün gerçek ticaretten uzak olduğuna işaret ediyor.
Öte yandan erken test dönemlerinde bu tarz işlemlerin belli oranda görülmesini doğal sayanlar da var. Artemis, ağ test sürecinden gerçek hizmet sunumuna, yani nihai kullanıcılara yönelik aşamaya geçildikçe bu tip işlemlerin payının giderek azalabileceğini düşünüyor. x402 kurucusu ve Coinbase Developer Platform mühendislik sorumlusu Erik Reppel(Erik Reppel), CoinDesk’e yaptığı değerlendirmede, “x402 gibi açık standartlar izinsiz (permissionless) ve açık yapıda; HTTP’de olduğu gibi, hiçbir tekil aktör tüm etkileşimleri kontrol etmiyor” diyerek, bu nedenle ‘öngörülmeyen deneysel kullanımların’ doğal olduğunu vurguladı.
‘7 trilyon dolarlık ekosistem’ tartışması ve Chainlink(LINK) etkisi
Bu erken aşama, ekosistemin hem olduğundan büyük hem de olduğundan küçük görünmesine yol açıyor. CoinDesk, x402 ağındaki token ve projelerin toplam ‘ekosistem piyasa değerini’ yaklaşık 7 milyar dolar civarında hesaplıyor. Buna karşın güncel günlük ödeme hacminin sadece 28 bin dolar seviyesinde olması, çarpıcı bir uçuruma işaret ediyor. Bazı yorumcular bu tabloyu, geçmişte kripto oyun alanlarında görülen, ‘değerleme büyük, kullanıcı az’ dönemlerine benzetiyor.
Bununla birlikte, bu tür piyasa değeri hesaplarını doğrudan doğruya ciddiye almanın da sakıncaları var. CoinGecko’nun ilgili kategori sınıflamasına Chainlink(LINK) de dahil. Oysa LINK’in piyasa değeri tek başına yaklaşık 6,3 milyar dolar civarında; yani ekosistemin neredeyse tamamına yakın bölümünü oluşturuyor. Chainlink, Chainlink Runtime Environment gibi araçlarla x402’yi desteklese de LINK, x402’den çok önce ortaya çıkmış ve daha geniş altyapı alanlarında kullanılan bir varlık. Bu nedenle, bu sınıflandırmanın x402 gibi görece yeni protokollere yönelik beklentiyi olduğundan fazla şişirebileceği belirtiliyor.
Asıl sınav: Gerçek ‘işyeri’lerin ortaya çıkması
Chainlink etkisi ayıklandığında bile temel mesele ortada duruyor: x402’nin hedeflediği anlamda ‘işyerleri’ henüz oldukça sınırlı. x402, kartlı ya da geleneksel ödemeleri tamamen ikame etmekten çok, AI ajanları ve yazılım sistemlerinin tükettiği ‘mikro ölçekli dijital servis’ pazarına odaklanıyor. Veri akışları, görsel işleme servisleri, kod test araçları gibi tek bir işlevde uzmanlaşmış hizmetlerin geliştiriciler tarafından hızla üretildiği ve bunların diğer yazılımlar tarafından ‘kullandıkça öde(‘pay-per-use’)’ modeliyle tüketildiği bir dünya hedefleniyor.
Artemis analistleri, x402’nin doğası gereği bir ‘mikro ödeme rayı’ olduğunu ve gerçek faydanın küçük işlem birimlerinde ortaya çıktığını vurguluyor. Kullanım bazlı API’ler, içerik üretim servisleri, ajanlar arası koordinasyon araçları gibi alanları potansiyel kullanım örnekleri arasında sayıyorlar. Ancak bugün itibarıyla bu tür ticaret akışlarının hala çok kısıtlı olduğu değerlendirmesi hakim.
Kripto sektörü daha önce de buna benzer pek çok deneme yaptı: Lightning Network tabanlı mikro ödemeler, tarayıcı bazlı gelir paylaşım modeliyle çalışan BAT ekosistemi, dağıtık hesaplama pazar yerleri ve benzeri girişimler, ‘yeni bir internet ekonomisi’ vadetse de uzun soluklu gerçek kullanım tabanını yakalamakta çoğu zaman zorlandı. ‘Agentic commerce(‘agentic commerce’)’ anlatısının da şu an için gerçek kullanıcı artış hızından biraz daha hızlı koştuğu yönünde eleştiriler geliyor.
Buna rağmen x402’nin sunduğu ‘stablecoin tabanlı agentic payments’ vizyonu birçok uzman için halen ‘çekici’ olmaya devam ediyor. Artemis, önümüzdeki bir yıl içindeki yayılma hızının büyük olasılıkla abartıldığını, buna karşın beş yıl sonrası için taşıdığı potansiyelin ise küçümsendiğini düşünüyor. Değerlendirmeye göre agentic commerce gerçekten ivme kazandığında, bu alandaki standartları erken benimseyenlerle geriden gelenler arasında ciddi bir fark oluşabilir. Yani bugün henüz sınırlı hacimlerde görünen ‘yazılımın yazılıma ödeme yapması’ fikri, orta vadede internet ekonomisinin temel yapı taşlarından biri haline gelebilir.
Yorum 0