Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

BlackRock’ın Staking Tabanlı Ethereum(ETH) ETF’si ETHB Nasdaq’ta İşleme Başlıyor

BlackRock’ın Staking Tabanlı Ethereum(ETH) ETF’si ETHB Nasdaq’ta İşleme Başlıyor / Tokenpost

블랙록(BlackRock)의 ‘스테이킹’ tabanlı spot Ethereum(ETH) ETF’si olan ‘iShares Staked Ethereum Trust ETF(ETHB)’, 13’ünde (yerel saatle) Nasdaq’ta işlem görmeye başlıyor. İlk spot Ethereum(ETH) ETF’leri ‘staking’ özelliği olmadan piyasaya çıkmıştı. ETHB ile birlikte piyasanın uzun süredir beklediği, staking gelirini de dahil eden ‘yükseltilmiş’ versiyonlardan biri resmen devreye girmiş oluyor. Bu hamle, Ethereum(ETH) odaklı ETF rekabetinin yeni bir aşamaya geçtiğine işaret ediyor.

Bu ürün, BlackRock’ın üçüncü kripto ETF’si ve staking yapısını içeren ilk ETF’si olma özelliğini taşıyor. ETHB, spot Ethereum(ETH) tutarken, eldeki ETH’nin bir kısmını Ethereum ağında stake ederek çalışacak şekilde tasarlandı. Böylece yatırımcılar hem fiyat hareketlerinden kaynaklanan getiriye, hem de staking ödüllerine erişebilecek. Piyasada bu yapı, Ethereum(ETH) ETF rekabetinin ‘sadece fiyat takibi’ modelinden çıkıp, ‘ek gelir (ödül) sağlayan’ yapılara doğru evrildiğinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

ETHB’nin devreye girmesiyle BlackRock’ın dijital varlık ürün gamı da daha da genişlemiş oldu. Şirket hali hazırda iShares Bitcoin Trust(IBIT) ve iShares Ethereum Trust(ETHA) ürünlerini yönetiyor. IBIT’in yönetilen varlık büyüklüğü 550 milyar dolar seviyesini (yaklaşık 81 trilyon 4,055 milyar won) aşarken, ETHA tarafında bu rakamın 65 milyar dolar (yaklaşık 9 trilyon 6,207 milyar won) civarında olduğu aktarılıyor. Spot ETF’ler kurumsal ve bireysel regüle yatırım talebini hızla kendine çekerken, varlık yönetim şirketleri açısından ürünlerin ‘daha ince segmentlere ayrılması’ yeni rekabet alanı haline gelmiş durumda.

BlackRock ABD hisse senedi ETF birimi başkanı Jay Jacobs(Jay Jacobs), CoinDesk’e verdiği röportajda bu ürünün merkezinde ‘yatırımcıya seçenek sunma’ hedefinin bulunduğunu vurguladı. Jacobs’a göre ETHA, likidite ve türev piyasaların genişlemesiyle tabanı büyütürken, bazı yatırımcılar artık Ethereum(ETH) fiyat maruziyetine staking ödüllerini ekleyip ‘toplam getiriyi’ maksimize etmeye odaklanıyor. yorum: Burada vurgulanan nokta, aynı varlık sınıfında farklı risk-getiri profillerine sahip ürünler yaratma stratejisi.

Ethereum ağı bugün ‘Proof-of-Stake (PoS)’ yani ‘hisse ispatı’ yapısını kullanıyor. Ethereum(ETH) sahipleri, coin’lerini belirli bir süre kilitleyerek (lock-up) ağın doğrulama ve güvenliğine katkı sağlıyor ve bunun karşılığında ödül alıyor. Piyasada bu mekanizma, çoğu zaman ‘faize yakın’ bir gelir niteliği taşıyan, nakit akışı benzeri özellikte görülüyor. Ancak bugüne kadar piyasadaki birçok Ethereum(ETH) ETF’si, yatırımcılara yalnızca fiyat maruziyeti sunuyor; staking özelliğini dahil etmiyordu.

Son dönemde Grayscale gibi bazı ihraççılar staking içeren yapıları tartışmaya açsa da, Jacobs bu eksikliğin kripto pazarında deneyimli yatırımcıların ETF’lere geçişini geciktirmiş olabileceğini belirtiyor. Çünkü Ethereum(ETH)’i doğrudan tutup staking yapan bir yatırımcı, ETF’ye geçtiği anda staking ödülü dediği önemli bir ‘fonksiyonu’ kaybediyordu. Jacobs, “Zaten ellerinde Ethereum(ETH) bulundurup staking yapan bazı yatırımcılar, bu özelliği kaybedecekleri için endeks ürünlerine geçmeye hazır değildi” diyerek, staking’i ETF yapısına dahil etmenin, hem ETF’lerin operasyonel avantajlarını hem de staking getirilerini tek pakette sunma imkânı sağladığını ifade etti.

ETF yapısının artıları arasında kurumsal seviyede saklama (custody), mevcut menkul kıymet hesapları üzerinden alım-satım kolaylığı ve hisse, tahvil gibi geleneksel varlıklarla aynı portföy altyapısında konumlanabilmesi öne çıkıyor. İç kontrol, muhasebe ve risk yönetimi gereklilikleri yüksek olan kurumlar için, kriptoyu doğrudan tutmak yerine ETF gibi regüle araçlar üzerinden pozisyon almak çoğu zaman daha uygulanabilir görülüyor. yorum: Kurumsal tarafta ETF yapısının tercih edilmesinin ardında, uyum ve operasyonel verimlilik gerekçeleri özellikle ağır basıyor.

BlackRock, ETHB’nin yalnızca bireysel yatırımcılar için değil; finansal danışmanlar, hedge fonlar ve aile ofisleri gibi kurumsal dağıtım kanalları için de cazip olacağını öngörüyor. Staking ödüllerinin eklenmesiyle birlikte, bazı kurumların tercih ettiği ‘nakit akışı (cash flow)’ temelli değerlendirme modelleri açısından Ethereum(ETH)’i diğer varlık sınıflarıyla kıyaslamak ve portföy modellerine yerleştirmek kolaylaşabilir. Jacobs, “Bazı kurumlar yatırımlarını değerlendirirken nakit akışı perspektifinden bakmak istiyor. Staking ödülleri, Ethereum’u portföy modellerinde diğer varlıklara daha çok benzetebiliyor” diyerek bu noktaya dikkat çekti.

Ürün için belirlenen yıllık sponsorluk ücreti yüzde 0,25. Ancak BlackRock, ilk aşamada ürünün piyasada yer edinmesini hızlandırmak için bir yıl süreyle kısmi indirim uygulayacak. Buna göre fonun ilk 2,5 milyar dolar (yaklaşık 3 trilyon 7,003 milyar won) büyüklüğe ulaşan kısmında ücret oranı yüzde 0,12’ye düşürülecek. Jacobs, bu geçici indirim sayesinde başlangıç likiditesinin ve piyasa adaptasyonunun desteklenmesinin hedeflendiğini belirtti.

Kripto yatırım ürünleri küresel ölçekte hızla yaygınlaşsa da, geleneksel portföylerde dijital varlıkların payı hala oldukça sınırlı. BlackRock’ın tespiti de bu yönde. Jacobs’a göre kurumlar çoğu zaman dijital varlıklara ‘tek haneli düşük oranlarla’, genellikle yüzde 1–2 civarında bir pay ayırıyor. Bu seviyelerde Bitcoin(BTC) gibi dijital varlıkların toplam portföy riskine katkısı, iyi çeşitlendirilmiş bir portföyün zaten taşıdığı büyük teknoloji hissesi riskine benzer bir düzeyde kalabiliyor. yorum: Bu bakış açısı, dijital varlıkların ‘aşırı riskli’ algısını, kontrollü ağırlıklarla sınırlı tutma yaklaşımına dayanıyor.

Öte yandan BlackRock’ın kripto finans ürünlerindeki ağırlığı da giderek artıyor. Şirket verilerine göre BlackRock, kriptoyla bağlantılı borsada işlem gören ürünler (ETP), tokenize likidite fonları ve stablecoin rezerv yönetimi dahil toplam yaklaşık 130 milyar dolarlık (yaklaşık 192 trilyon 4,130 milyar won) varlığı denetliyor. Ayrıca 2025 boyunca dijital varlık ETP’lerine giren net fon akımlarının (flow) yaklaşık yüzde 95’inin iShares markalı ürünlere yöneldiği kaydedildi.

Jacobs, kısa vadede odaklarını Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) gibi mevcut ürünlerin benimsenmesini artırmak üzerine kurduklarını da vurguladı. “Dijital varlık ETF’lerinin benimsenmesi hala erken aşamada. Birçok yatırımcı için bu alana atılan ilk adım” diyen Jacobs, staking tabanlı Ethereum(ETH) ETF’sinin, bu ilk adımın ardından regüle yatırım seçeneklerinin nasıl daha rafine ve çeşitli hale geldiğini gösteren çarpıcı bir örnek olduğunu belirtti. Böylece Ethereum(ETH) staking ETF’leri, hem kripto yerli yatırımcılar hem de geleneksel kurumlar açısından yeni bir köprü işlevi görerek, dijital varlıkların ana akım portföylere entegrasyon sürecini hızlandırma potansiyeli taşıyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1