아발란체(AVAX), ‘token spekülasyonu’ imajını geride bırakıp kurumsal odaklı bir blokzincir altyapısı olarak kendini yeniden konumlandırıyor. Proje, artık kripto ürünü değil ‘işletmeler için bir araç’ olduğunu vurguluyor ve regülasyon, bölge ve operasyonel gereksinimlere göre özelleştirilmiş zincirlerin hızlıca kurulabileceğinin altını çiziyor.
CoinDesk’in Gen C programına katılan John Nahas, sunucu Sam Ewen ile yaptığı söyleşide Avalanche(AVAX)’ı ‘şirketlerin gerçekten kullandığı altyapı’ olarak tanımladı. Nahas’a göre kurumsal müşterilerin istediği şey, genel amaçlı bir zincire iş süreçlerini zorla uydurmak değil. Bunun yerine, uyumluluk gereklilikleri, coğrafi sınırlamalar ve iç operasyon süreçlerine göre tasarlanmış blokzincir tabanlı dijital raylara ihtiyaç duyuluyor.
Nahas, Avalanche(AVAX)’ın yaklaşımını WordPress’e benzetti. Nasıl ki bir web sitesini birkaç tıklamayla ayağa kaldırmak mümkünse, şirketlerin de ihtiyaç duyduklarında kendi blokzincirlerini hızla ‘spin up’ ederek kullanabilmesi gerektiğini savundu. Bu bakış açısıyla Avalanche(AVAX), geniş kripto anlatısından uzaklaşıp işletmeler için tasarlanmış bir platform olma iddiasına yöneliyor. Ödemeler, mutabakat, varlık ihracı gibi işlevlerin hizmetlerin içine doğal biçimde gömülü olduğu ‘embedded finance’ modeline ağırlık verildiği ifade edildi.
Nahas’ın ortaya koyduğu hedef net: Şirketlerin dijital dönüşüm yoluyla yeni gelir kanalları açmasına ya da daha verimli dijital raylarla maliyetlerini düşürmesine yardımcı olmak. Yani blokzinciri doğrudan satmak yerine, işletmenin elde edeceği ‘sonuç’a odaklanan bir yaklaşım benimsendiği anlatılıyor.
Bu söyleşinin öne çıkmasının bir diğer nedeni, büyük layer-1 ağların token odaklı spekülatif imajdan uzaklaşıp kurumsal altyapı olarak yeniden tanımlanmaya çalıştığı eğilimi yansıtması. Nahas, sektörün uzun süre ‘teknoloji için teknoloji’ ürettiğini, gerçek müşteri sorunlarını çözen ürünlerin ise sınırlı kaldığını belirtti. Kurumsal müşterilerin gizlilik, özel ücret yapıları ve daha sıkı regülasyon kontrolleri istediğini, buna rağmen bu ihtiyaçların genelleştirilmiş, paylaşımlı zincirler üzerinde karşılanmasının çoğu zaman zor olduğunu söyledi. Bu tespit, blokzinciri arka planda görünmez hale getirme ve daha hızlı ödemeler, tokenleştirilmiş varlıklar, yeni müşteri deneyimleri gibi ‘çıktı odaklı’ çözümler sunma eğilimiyle örtüşüyor.
Nahas ayrıca, eskiden subnet olarak adlandırılan yapının Avalanche L1s ismi altında yeniden markalandığını açıkladı. Bu modelde şirketler, kendi doğrulayıcılarını ve kurallarını belirleyerek egemen bir blokzincir işletebiliyor. Aktif durumda 70’ten fazla Avalanche L1 olduğu, yıl sonuna kadar bu sayının yaklaşık 200’e çıkarılmasının hedeflendiği belirtildi. Kullanım örnekleri arasında tokenleştirilmiş hisse senetleri, FIFA’nın dijital ürünleri, ABD New Jersey eyaletine bağlı Bergen County’deki tapu ve mülkiyet kayıtları ile Japonya’daki tokenleştirilmiş varlık programları sayıldı.
İşlem hacmi tarafında Nahas, Avalanche(AVAX) tabanlı L1’lerin toplamda günde yaklaşık 40 milyon işlem gerçekleştirdiğini ifade etti. Bu aktivitenin tek bir merkezi zincirde yoğunlaşmadığını, birden fazla zincire yayılmış durumda olduğunu özellikle vurguladı.
Nahas, kripto eleştirmenlerine de kısmen hak verdi. Sektörün aşırı spekülasyon, zayıf iş modelleri ve kısa vadeli manşet odaklılıkla anılmasının tamamen temelsiz olmadığını söyledi. Birçok projede ‘tokenin bizzat ürün’ olduğu, yani token ile ürünü eşitleyen yaklaşımın sürdürülebilir bir model oluşturmadığını belirtti. Blokzincir olmadan yapılamayacak ‘killer app’ düzeyinde uygulamaların da henüz yeterince ortaya çıkmadığını, ancak stablecoin’lerin bu rol için öne çıkıyor olabileceğini kaydetti. Kurumsal ortakların kripto alanına girmiş olmasına rağmen, duyurularla karşılaştırıldığında hayata geçen uygulamaların azlığının zaman zaman hayal kırıklığı yarattığını da dile getirdi.
Gelecek açısından belirleyici değişkenlerden biri olarak regülasyon ortamı öne çıktı. Nahas, daha net kuralların kurumsal sermaye ve şirketlerin katılımını artırabileceğini, fakat sektördeki bazı ‘liberteryen’ eğilimlerin bu sürece direnç gösterebileceğini öngördü. Pek çok şirketin bugün blokzinciri kullanmaya hazır olsa da ‘hukuki çıtanın’ nerede olduğunun belirsizliği nedeniyle tam ölçekli entegrasyonu ertelediğine dikkat çekti.
Yapay zeka tarafında ise agentic sistemler ve mikro ödemeler yaygınlaştıkça, blokzincir tabanlı ödeme raylarına olan ihtiyacın artabileceği görüşünü paylaştı. Bu noktada Avalanche(AVAX) ortağı Kite AI örnek olarak gösterildi. Nahas, sonuç olarak piyasada kalıcı olacak kripto platformlarının ideolojik bir yapı gibi davranmak yerine, şirketlerin güvenle kullanabileceği ‘güvenilir altyapı’ gibi çalışması gerektiğini savundu. Avalanche(AVAX)’ın ‘iş odaklı blokzincir’ stratejisi, bu dönüşümün somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
Yorum 0