ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC), kripto para tabanlı sosyal ağ BitClout’un kurucusu Nader Al-Naji ve diğer bazı taraflara karşı açtığı sivil icra davasını sona erdirdi. SEC, kararın “bu davanın ‘belirli olguları ve koşulları’na dayandığını” vurguladı.
New York Güney Bölge Federal Mahkemesi’ne sunulan 12 Mart tarihli ortak protokole göre, SEC ve Al-Naji davanın ‘kalıcı olarak’ kapatılması konusunda anlaştı. Bu anlaşmayla birlikte SEC’in aynı iddiaları yeniden gündeme getirmesi artık mümkün olmayacak.
SEC, 2024 yılının Temmuz ayında Al-Naji tarafından yürütülen BitClout projesinin menkul kıymetler yasasını ihlal ettiği iddiasıyla dava açmıştı. BitClout daha sonra merkeziyetsiz sosyal blokzinciri olarak anılan DeSo ile ilişkili bir proje olarak da gündeme gelmişti. Haberlere göre ABD Adalet Bakanlığı(DOJ) da Al-Naji’yi ‘wire fraud’ ve kayıtsız menkul kıymet satışı suçlamalarıyla cezai olarak itham etmişti.
SEC’in tezine göre Al-Naji, BitClout’un yerel tokeni BTCLT’nin satışı yoluyla yaklaşık 257 milyon dolar(“yaklaşık 3,8 milyar TL” ifadesi kullanılmıştı) topladı. Düzenleyici kurum, Al-Naji’nin yatırımcılara bu fonların kendisi ve çalışanların maaşları gibi işletme giderlerine gideceği izlenimini verdiğini, ancak gerçekte “yatırımcı fonlarından 7 milyon dolardan(“yaklaşık 104 milyon TL” ifadesi kullanılmıştı) fazla bir miktarı kişisel harcamalarda” kullandığını iddia etti. Mahkeme dosyasında Beverly Hills’te lüks bir malikane kiralanması ve ‘aşırı nakit hediyeler’ gibi kalemler özellikle belirtildi.
Dosyada çok sayıda ‘relief defendant’ olarak anılan ‘güzar davalı’ da yer aldı. Bunlar arasında Buse Desticioğlu Al-Naji, Joumana Bahouth Al-Naji’nin yanı sıra Intangible Holdings, Firestorm Media, Viridian City ve DeSo Foundation gibi tüzel kişiler bulunuyordu.
Varılan anlaşmaya göre Al-Naji ve söz konusu güzâr davalılar, soruşturma ve dava süreciyle bağlantılı avukatlık ücretleri veya herhangi bir tazminat talep etme haklarından da feragat etti. Bununla birlikte SEC, davanın kapanmasına ilişkin gerekçe olarak yalnızca “bu olayın kendine özgü maddi vakıaları”na atıf yapmakla yetindi. Bu ifade, kararın arka planına dair yorum alanı bırakırken, düzenleyicinin benzer projelere yaklaşımı konusunda net bir çizgi çizmedi.
BitClout, 2021 yılının başlarında iş ispatı(PoW) tabanlı bir blokzincir üzerinde sosyal medya içeriklerini çalıştırma ve bunları zincir üzerinde gelirleştirme iddiasıyla ortaya çıkmıştı. Ancak platform lansmandan kısa süre sonra ciddi tartışmaların odağı oldu. Dönemin haberlerinde, platformun X(eski adıyla Twitter) hesaplarını rıza almadan toplayarak ünlü isimler adına otomatik profil oluşturduğu, bu durumun da izin verilmeyen ticari kullanım sorununu tetiklediği aktarıldı. ABD merkezli hukuk bürosu Anderson Kill, bu uygulamanın Kaliforniya publicity hakkı(right of publicity) mevzuatını ihlal edebileceğini belirterek durdurma talebi içeren bir yazı göndermişti.
Projenin yapısına dönük eleştiriler de yoğundu. ‘Yaratıcı coin’ modeli, bir kişinin itibarına saldırarak ilgili tokeni açığa satıp kazanç elde etmeye teşvik edebileceği gerekçesiyle sorgulandı. Ayrıca kullanıcıların platformu kullanabilmek için Bitcoin(BTC)’lerini BTCLT’ye çevirmek zorunda olması, ancak bu işlemi tersine çevirmenin zor olması, fonların fiilen platformda ‘kilitlenebileceği’ endişesini doğurdu.
Tüm bu eleştirilere rağmen Al-Naji, o dönem Andreessen Horowitz, Sequoia, Coinbase Ventures ve Digital Currency Group gibi büyük girişim sermayesi fonlarından destek aldığını öne sürüyordu.
Sivil dava dosyasının ‘kalıcı olarak kapanması’, ABD’li düzenleyicilerin kripto para projelerine yönelik genel icra politikasından bağımsız olarak, SocialFi olarak anılan sosyal finans projelerinin uzun süredir karşı karşıya olduğu ‘düzenleyici risk’ ve ‘iş modeli riski’ni yeniden gündeme taşıdı. Piyasada, bu sonucun tamamen bu dosyaya özgü koşullardan mı kaynaklandığı, yoksa benzer projelerle ilgili gelecekteki davalar için fiili bir referans noktası oluşturup oluşturmayacağı konusunda soru işaretleri devam ediyor.
Yorum 0