Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Wall Street devleri Nasdaq ve NYSE, tokenlaştırılmış hisse senetleriyle 126 trilyon dolarlık piyasayı blokzincire taşıyor

Wall Street devleri Nasdaq ve NYSE, tokenlaştırılmış hisse senetleriyle 126 trilyon dolarlık piyasayı blokzincire taşıyor / Tokenpost

월가’nın önde gelen borsaları ‘tokenlaştırılmış hisse senetleri’ alanına hızla giriyor. Nasdaq ve New York Borsası(NYSE) ana ortağı Intercontinental Exchange(ICE), hisseleri blokzincire taşımak için kripto borsalarıyla iş birliği yapmaya başladı. Böylece 126 trilyon dolar (yaklaşık 18 kentilyon 8.874 trilyon won) büyüklüğündeki küresel hisse senedi piyasasının altyapısının yeniden şekillenebileceği konuşuluyor.

Geçtiğimiz hafta, dünyanın en büyük iki borsa işletmecisi, dijital varlık borsalarıyla peş peşe ortaklık ve yatırım haberleri açıklayarak ‘hisse tokenlaştırma’ sürecini hızlandırdı. Bu adımlar, geleneksel finans ile blokzincir dünyasının kendi sınırlarını aşarak somut şekilde birleşmeye başladığı bir döneme girildiği şeklinde yorumlanıyor.

Nasdaq, halka açık şirketlerin mevcut mülkiyet ve oy hakkı yapısını korurken blokzincir tabanlı hisse (tokenlaştırılmış hisse senedi) ihraç edebilmesini sağlayacak bir çerçeve üzerinde çalışıyor. Nasdaq, bu tokenlaştırılmış hisseleri küresel ölçekte dolaşıma sokmak için kripto borsası Kraken’in ana şirketi Payward ile iş birliği yapıyor. Söz konusu hizmetin en erken 2027 yılının ilk yarısında devreye girebileceği öngörülüyor.

ICE ise kısa süre önce kripto borsası OKX’e 25 milyar dolar (yaklaşık 37 trilyon 4.750 milyar won) şirket değeri üzerinden ‘stratejik yatırım’ yaptığını açıkladı. Bu anlaşma kapsamında tokenlaştırılmış hisse senetleri ve kripto vadeli işlemleri gibi yeni ürünlerin piyasaya sürülmesi planlanıyor. ICE’in, OKX’in 120 milyonluk kullanıcı tabanından yararlanabilecek olması bu yatırımın en kritik unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

Art arda gelen ortaklık ve yatırımlar, borsa endüstrisinin yapısal dönüşümüne işaret ediyor. Bugüne kadar hisse senedi, tahvil ve fonlar, farklı sistemler ve sınırlı işlem saatleri içinde alınıp satılıyordu. Blokzincir teknolojisi ise ‘her zaman açık’ birleşik bir piyasa inşa edebileceği beklentisiyle dikkat çekiyordu. Sektörde, uzun vadede finansal varlıkların büyük bölümünün blokzincir altyapısı üzerinde, token formatında takas edilebileceğine dair senaryolar giderek daha sık dile getiriliyor.

Kripto muhasebe ve uyumluluk platformu Cryptio’nun kurucusu ve CEO’su Antoine Scalia, bu dönüşümü ‘everything exchange’ kavramıyla tanımlıyor. Yani tüm varlık sınıflarının tek bir altyapı üzerinde işlem gördüğü bir piyasa düzenine geçişin başladığını savunuyor. Scalia, “Uzun süre boyunca geleneksel finans ve kriptonun birleşeceği anlatısını esasen kripto tarafı itiyordu” diyerek “Artık büyük borsalar da fiilen harekete geçmiş durumda” yorumunu yapıyor. Ona göre, sonuçta tüm varlıkların blokzincir altyapısı üzerinde takas edileceği fikri giderek daha geniş kabul görüyor.

Bu geçişin arka planında, Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun(SEC) bu yıl ocak ayında yayımladığı ‘tokenlaştırılmış menkul kıymetler’ ile ilgili personel açıklaması önemli rol oynuyor. Bu açıklamada, tokenlaştırılmış hisse senetlerinin, geleneksel ‘kağıt’ hisselerle aynı hukuki statüye sahip olduğu netleştirildi. Böylece Wall Street’in köklü oyuncularının hisse tokenlaştırma piyasasına girmesi için hem gerekçe hem de belirli bir güvenlik çerçevesi oluştuğu değerlendiriliyor.

Buna karşın, geleceğin pazarında asıl hakimiyeti kimin kuracağı belirsizliğini koruyor. Scalia’ya göre izlenmesi gereken nokta, Nasdaq gibi geleneksel borsaların mı, yoksa Coinbase(COIN) ve Kraken gibi kripto kökenli platformların mı avantaj sağlayacağı. İlginç olan, tarafların birbirlerinin sadece rakibi olmaması. Geleneksel borsalar, kripto ekosisteminin yerleşik trader kitlesine erişmek istiyor. Kripto platformları ise geleneksel finans altyapısının sunduğu düzenleyici güven ve dağıtım ağından yararlanmaya ihtiyaç duyuyor. Tokenlaştırılmış hisse senetleri gibi yeni ürünlerin başarısı, büyük ölçüde ‘geleneksel likidite’ ile ‘on-chain likidite’nin nasıl birleştirileceğine bağlı olacak.

Scalia, “Dağıtım iki yönlü işler” diyerek “Geleneksel borsalar kripto işlemcilerine ulaşmak istiyor, kripto kullanıcılarının ise farklı varlıkları alıp satma talebi yüksek. Aynı zamanda kripto şirketleri de geleneksel oyuncuların erişim alanı sayesinde daha fazla kişiyi kripto piyasasına çekebilir” diyor. Bu ilişkiyi potansiyel rakipler arasındaki ‘frenemy’ (hem dost hem rakip) durumu olarak nitelendiriyor ve “Sürtünme ile karşılıklı tamamlayıcılığın bir arada bulunduğu bir dinamik” ifadesini kullanıyor.

Bugün için tokenlaştırılmış hisse senetleri piyasasının büyüklüğü yaklaşık 1 milyar dolar (yaklaşık 149,9 milyar won) seviyesinde ve küresel hisse senedi piyasasıyla kıyaslandığında oldukça küçük. Ancak varlık işlemlerinin ‘24 saat, 365 gün’ modele kayma eğilimi güçlendikçe, bu alanın potansiyelinin büyüyeceği görüşü hakim. Boston Consulting Group(BCG) ve Ripple’ın ortak raporuna göre tokenlaştırılmış varlıklar yıllık ortalama yüzde 53 büyüyerek, 2033’te tüm varlık sınıfları toplamında 18,9 trilyon dolara (yaklaşık 2 kentilyon 8.331 trilyon won) ulaşabilir (baz senaryo).

Sadece tokenlaştırılmış hisse senetlerine bakıldığında büyüme daha da hızlı. RWA.xyz verileri, 2025 ortasından bu yana piyasa değerinin üç katına çıktığını gösteriyor. Kraken, Ondo Finance ve Robinhood gibi birden fazla borsa ve ihraççı, hisse senetlerinin token versiyonlarını peş peşe piyasaya sürerken, ürün yelpazesi de hızla genişliyor.

Tokenlaştırma girişimi Tenbin Labs’ın kurucusu Yuki Yuminaga’ya göre geleneksel hisseleri blokzincire taşımanın en büyük avantajı ‘kesintisiz fiyat keşfi’. Bugünkü hisse senedi piyasasında fiyatlar belirli işlem saatleri içinde oluşuyor. Blokzincir tabanlı varlıklarda ise işlem durmuyor. Yuminaga, bu yapının sermaye girişini artırarak likiditeyi iyileştirebileceğini ve oynaklığı azaltabilecek bir mekanizma sunabileceğini düşünüyor.

Tokenlaştırılmış hisse senetleri ayrıca DeFi (merkeziyetsiz finans) ekosisteminde teminat olarak da kullanılabilir. Hisse tokenları teminat gösterilerek borç alma-verme işlemleri yapılabilirse, sermaye verimliliği artabilir ve yeni fonlama kanalları açılabilir. En önemlisi, piyasaların kronik ‘likidite’ sorununa çözüm üretme potansiyeli bulunuyor. Yuminaga, “Tokenlaştırılmış hisseler, geleneksel piyasa ile on-chain piyasanın ayrı durması nedeniyle likidite yaratmakta zorlanıyordu” diyerek “Nasdaq iki likidite havuzunu birbirine bağlayabilirse oyun tamamen değişebilir” yorumunu yapıyor.

Sonuç olarak tokenlaştırılmış hisse senetlerinin yaygınlaşma hızı ve etki alanı, sadece teknolojik ilerlemeden değil, aynı zamanda geleneksel borsalar ile kripto borsalarının altyapılarını nasıl birleştireceğinden de doğrudan etkilenecek. Geleneksel sermaye ile on-chain sermayenin hangi modelle buluşacağı, küresel hisse piyasasının gelecek on yılını belirleyen temel dinamiklerden biri haline gelmiş durumda.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1