Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Galaxy Digital: Kuantum Bilgisayarlar Bitcoin(BTC) İçin Varoluşsal Tehdit Değil, Yönetilebilir Risk

Galaxy Digital: Kuantum Bilgisayarlar Bitcoin(BTC) İçin Varoluşsal Tehdit Değil, Yönetilebilir Risk / Tokenpost

비tcoin(BTC) şifreleme yapısının ‘kuantum bilgisayarlar’ tarafından kırılabileceği endişesi büyürken, sektördeki tartışma da giderek alevleniyor. Ancak Galaxy Digital(GLXY) araştırma birimi başkanı Alex Thorn, “Bitcoin hazırlıksız yakalanacak, bu yüzden yatırımdan tamamen kaçınmak gerek” tarzı korku söylemlerinin abartılı olduğunu vurguluyor.

Thorn, CoinDesk’e verdiği röportajda “Risk ‘gerçek’, ama aynı zamanda iyi biliniyor ve bunu çözmek için en uygun konumdaki insanlar aktif olarak çalışıyor” dedi. Thorn’a göre kuantum tehdidini ‘hemen patlayacak’ ya da ‘sadece Bitcoin’e özgü’ bir kriz gibi sunmak, hem teknik bağlamı hem de devam eden çözüm çalışmalarını görmezden gelmek anlamına geliyor.

Kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarların bitleri (0 veya 1) yerine ‘kübit(qubit)’ kullanıyor. Kübitler, ‘süperpozisyon(superposition)’ sayesinde aynı anda birden fazla durumda bulunabiliyor ve ‘dolanıklık(entanglement)’ ile birleşince belirli hesaplamaları klasik sistemlere kıyasla çok daha verimli yapabiliyor. Özellikle modern kriptografinin temeli olan ‘büyük sayılar üzerinde işlem’ tarafındaki potansiyel güçleri, piyasaları tedirgin eden nokta olarak öne çıkıyor.

Bitcoin(BTC) açısından en kötü senaryo, yeterince gelişmiş bir kuantum bilgisayarın zincir üzerindeki (on-chain) açık anahtardan(public key) özel anahtarı(private key) tersine mühendislikle elde edip imzaları taklit etmesi ve bu yolla fonları çalması. Thorn, “Bunu tamamen reddetmek mümkün değil” derken, asıl meselenin ‘hangi coinlerin, hangi şartlarda savunmasız hale geldiği’ olduğunu belirtiyor.

Kuantum riskine odaklanan güvenlik şirketi Project Eleven, ‘uzun süreli maruziyet(long exposure)’ kriteriyle yaklaşık 7 milyon BTC’nin savunmasız olabileceğini tahmin ediyor. Bu, güncel fiyatlara göre yaklaşık 470 milyar dolar (yaklaşık 704,5 trilyon won) anlamına geliyor. Ancak bu rakam, ‘açık anahtarı zincir üzerinde çoktan ortaya çıkmış coinler’ tanımına dayalı. Açık anahtar maruziyetinin sınırları nasıl çizildiğine bağlı olarak bu tahminler önemli ölçüde değişebiliyor.

Önemli nokta, şu anda dolaşımdaki Bitcoin(BTC) arzının büyük kısmının ‘anında’ saldırıya açık durumda olmaması. Genellikle risk, açık anahtarın zincir üzerinde görünür hale geldiği anda artıyor. Adres tekrar kullanımı, bazı saklama(custody) hizmeti veren şirketlerin operasyonel kolaylıkları, ya da eski adres formatlarında hâlâ tutulan coinler örnek olarak gösteriliyor. Thorn’a göre, bu adresler de dahil olmak üzere günümüzde “herkese açık biçimde bilinen” kuantum bilişim kapasitesiyle Bitcoin(BTC) hala güvenli.

Thorn, kuantum hesaplama konusundaki tartışmanın iki uçta toplandığını söylüyor: ‘Bu ancak onlarca yıl sonra gündem olur’ diyenler ve ‘yakında her şey çöker’ uyarısı yapanlar. Onun pozisyonu ise ortada. Gelecekteki tehdit olasılığı ciddiye alınacak kadar önemli ve hazırlık gerektiriyor; ancak Bitcoin(BTC)’in uyum sağlayamayacağı kadar yakın bir tehlike olarak da görünmüyor.

Galaxy Digital(GLXY)’in altını çizdiği kritik nokta, ‘hazırlıkların çoktan başlamış olması’. En önemli eksenlerden biri, Bitcoin(BTC) ağını kademeli olarak ‘kuantum dirençli(quantum-resistant)’ bir yapıya dönüştürmek. Bu kapsamda, kuantum sonrası şifreleme(post-quantum cryptography) tekniklerini kullanan yeni adres türlerinin devreye alınması ve kullanıcıların potansiyel olarak savunmasız eski adres formatlarından fonlarını taşımaya teşvik edilmesi tartışılıyor. Başarılı bir geçiş, ‘uzun süreli maruziyet’ riskini kayda değer ölçüde azaltabilir.

Thorn, “İnsanların düşündüğünden çok daha fazla çalışma yürütülüyor” diyerek, geliştiricilerin sistemi yükseltmek için aktif şekilde yeni yollar tasarladığını ifade ediyor.

Gündemdeki bir diğer öneri, ‘istisnai vakalara’ (edge case) yönelik çözümler. Örneğin, açık anahtarı kalıcı biçimde ifşa olmuş ve uzun süredir hiç hareket etmeyen, adeta uyuyan (dormant) coinler için ‘saat kum saati(hourglass)’ benzeri yaklaşımlar tartışılıyor. Bu modelde, belirli coinlerin kullanım kurallarının zaman içinde kademeli olarak değiştirilmesiyle, sistemik risk azaltılmaya çalışılıyor. Hedef, zorla el koyma veya piyasada ani şok yaratmadan risk yönetimi yapmak.

Daha geniş ölçekte ise kuantum sistemlerinin mevcut şifreleme altyapısını hızla etkisiz hale getirebileceği aşırı uç senaryolar da masada. Bu tür durumlara karşı aşamalı yükseltme planları ve işlem sürecinde açık anahtarların görünür olduğu yapının tamamen değiştirilmesi, yani saldırı yüzeyinin daha en baştan daraltılması gibi senaryolar üzerinde de çalışılıyor.

Thorn, Bitcoin(BTC) geliştirme modelinin ‘açık ve kamusal’ olmasını zayıflık değil güç olarak görüyor. Tartışmaların şeffaf yürütülmesi bazen yavaşlık eleştirisi alsa da, belirli bir tehdidin ‘ciddi ve güvenilir’ bir seviyeye ulaştığı durumlarda topluluk, daha önce defalarca olduğu gibi, fikir birliğiyle sistemi evrimleştirme deneyimine sahip.

Diğer yandan, modern kriptografiyi kırabilecek düzeye gelmiş bir kuantum bilgisayarı yani ‘Q-day’ anını fiilen tetikleyebilecek aktör sayısının son derece sınırlı olacağı hatırlatılıyor. En iyimser öngörülere göre bile, yakın gelecekte bu tür bir sıçramayı başarabilecek tarafların, küçük bir elit araştırma grubu çevresinde kalacağı değerlendiriliyor.

Bu çerçevede Thorn, kuantum hesaplama etrafında oluşan aşırı korku ortamının(FUD) riskleri olduğundan büyük gösterdiğini düşünüyor. Ona göre ‘kuantum’ çok güçlü ve potansiyel olarak yıkıcı bir teknoloji; ancak bu, tüm risklerin ‘hemen şimdi’ ve ‘yönetilemez’ olduğu anlamına gelmiyor.

Sonuç net: Kuantum riski, Bitcoin(BTC) için sürekli izlenmesi gereken ciddi bir değişken. Fakat bunu gerekçe göstererek Bitcoin(BTC) varlıklarından toplu halde kaçınmayı savunmak, Thorn’a göre mantıksal bir sıçrama barındırıyor. Thorn, “Kuantumun Bitcoin’in ‘varoluşsal tehdidi’ olup olmadığı kesin değil, ama böyle bir ihtimal olduğu için endişelenmek için yeterli sebep var” diyor ve ekliyor: “Kesin olan şu ki Bitcoin geliştiricileri bu riski görmezden gelmiyor, aksine aktif ve sistematik biçimde üzerine gidiyor.”

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1