Avrupa Merkez Bankası(ECB), ‘dijital euro’nun günlük ödemelerde kullanılmasını hedefleyerek, bankamatik(ATM) ve mağaza içi kart ödeme terminallerinde(POS) nasıl çalışacağına dair kuralları tasarlamak için dış uzman arayışına girdi. Bu hamle, siyasetteki yasama süreci ve ECB’nin nihai ihraç kararından önce, sahada gerçekten işleyecek bir ‘rulebook’ hazırlama niyeti olarak öne çıkıyor.
19’unda (yerel saatle), ECB, dijital euro rulebook’unun ATM ve mağaza içi POS terminalleriyle ilgili teknik detaylarını yazacak uzmanlardan başvuru alacağını duyurdu. Dijital euronun kasada ödeme aracı olarak kullanılması ya da ATM’den çekilmesi sırasında hangi standartların ve prosedürlerin uygulanacağı, ‘saha düzeyinde’ netleştirilecek. Bu çalışma, yasal zemin ve ihraç kararı henüz sonuçlanmamış olsa da, sistem devreye girer girmez kullanılabilecek bir altyapı planı oluşturma çabası olarak yorumlanıyor. ‘Merkez bankası dijital parası(CBDC)’ niteliğindeki dijital euronun ‘kamusal dijital ödeme aracı’ haline gelebilmesi için, özel sektör ödeme ağları ve cihaz ekosisteminin bu yeni aracı sorunsuz işleyebilmesi gerekiyor.
ECB’nin açıkladığı ilk çalışma ekseni, ATM ve POS terminallerinin dijital euro ödemelerini nasıl işleyeceğini tanımlamak üzerine kurulu. Cihazların hangi ağ yapılarına bağlanacağı, bağlantının koptuğu durumlarda ‘çevrimdışı işlem’ desteğinin nasıl sağlanacağı, mevcut ödeme standartlarının dijital euroya hangi biçimde entegre edileceği gibi konular bu kapsamda ele alınacak. ECB’nin ortaya koyduğu vizyon, sınırlı bir pilot uygulamadan ziyade, euro bölgesinin her yerinde dijital euro ile ödeme yapılabilmesini ve gerektiğinde ATM’den çekilebilmesini hedefliyor. Kullanım kolaylığı ve erişilebilirliğin ‘tek dokunuşla terminalden ödeme’ deneyimine bağlı olduğu düşünüldüğünde, rulebook içinde yer alan cihaz ve ATM kuralları dijital euronun başarısını belirleyecek ‘kritik unsur’ konumunda.
İkinci çalışma grubu ise ödeme araçları ve altyapısına yönelik ‘sertifikasyon’ sürecini tasarlamakla görevlendirildi. Mağazaların ve ödeme ağlarının dijital euro kabul edebilmesi için gerekli sistemlerin nasıl test edileceği ve nasıl onay alacağına ilişkin referans çerçeve bu grup tarafından oluşturulacak. Bu yaklaşım, dijital euronun özel ödeme ağlarıyla birlikte var olacağı dönemde kaçınılmaz hale gelecek güvenlik, birlikte çalışabilirlik ve kesinti yönetimi gibi sorunları en aza indirmeyi hedefleyen bir ‘koruma kalkanı’ olarak değerlendiriliyor. Ortak bir sertifikasyon yapısı kurulmadığı sürece, terminal üreticileri, ödeme hizmeti sağlayıcılar ve üye işyerlerinin aynı beklentilerle geliştirme ve entegrasyon yapması oldukça zor görülüyor.
ECB Başkanı Christine Lagarde, 20 Aralık’ta (yerel saatle) yaptığı bir açıklamada, dijital euroya yönelik teknik ve hazırlık çalışmalarının tamamlandığını, artık siyasi ve kurumsal mekanizmaların devreye girmesi gerektiğini söylemişti. Dijital euro projesi, halihazırda Avrupa Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nda değerlendirme aşamasında bulunuyor. Yasama sürecinin onayla sonuçlanması halinde ECB, dijital euronun 2029’a kadar kademeli olarak devreye alınabileceğine işaret ediyor. Ancak CBDC modellerinin para politikası egemenliği, kişisel veri mahremiyeti ve bankacılık sektörünün rolü üzerinde ciddi etkiler yaratma potansiyeli nedeniyle, takvimin nihai şekli siyasetteki tartışmaların temposu ve toplumdaki ‘kabul düzeyi’ne bağlı olacak. yorum Burada, özellikle gizlilik ve bankacılık sisteminin olası daralması konularında AB içinde geniş bir müzakere sürecinin kaçınılmaz olacağı öngörülüyor. yorum
ECB dijital euro hazırlıklarına devam ederken, Avrupalı özel finans kuruluşları da ‘euroya endeksli token’ geliştirme yarışına hız verdi. BBVA, ING, BNP Paribas gibi devlerin yer aldığı 12 Avrupalı banka, ‘Qivalis’ projesiyle 2026 yılının ikinci yarısında euroya sabitlenmiş(stablecoin) bir token çıkarmayı planlıyor. Bu girişimin ana hedefi, ‘dolar bazlı stablecoin’lere bağımlı kalmadan blokzincir tabanlı ödemeler sunmak. Piyasada, dijital euronun daha çok ‘kamusal ödeme altyapısı’nı hedefleyeceği, euroya sabit özel stablecoin’lerin ise ‘hızlı ürünleştirme’ ve ‘sınır ötesi kullanım esnekliği’ gibi avantajlarla öne çıkabileceği değerlendiriliyor. Sonuç olarak, euro bölgesinde ödemelerin geleceğinin, kamuya ait bir CBDC ile özel sektörün geliştirdiği euro stablecoin’lerin kendi güçlü yanlarını öne çıkararak paralel şekilde rekabet ettiği bir yapıya evrilebileceği öngörülüyor.
Yorum 0