ABD’de faiz indirimine ilişkin tartışmalar, sadece 몇 hafta içinde ‘kaç kez ve ne zaman indirileceği’ sorusundan, artık ‘faiz artışı’ olasılığının da masaya geldiği bambaşka bir aşamaya geçti. Ekonomide kayda değer bir ‘경기 둔화’ sinyali görülmezken, enflasyon hala hedefin üzerinde seyrediyor. Buna ‘이란 전쟁’ sonrası petrol fiyatlarının 3 hafta içinde yüzde 50 yükselmesi eklenince, piyasa ‘연준(Fed)’in bir sonraki hamlesini yeniden hesaplamaya başladı.
CME’nin ‘페드워치(FedWatch)’ aracına göre, nisan ayındaki 연방공개시장위원회(FOMC) toplantısında Fed’in faizi ‘artırma’ ihtimali yüzde 12 seviyesinde bulunuyor. Bir hafta önce bu olasılık yüzde 0 seviyesindeydi. İki ay önce ise “nisanda faiz indirimi güçlü ihtimal” yorumları hâkimdi. Faiz artışı olasılığı hâlâ düşük olsa da, ABD 기준 faizi patikasının artık ‘sadece indirim’ senaryosundan çıktığı mesajı piyasalar açısından önemli bir ‘시그널’ olarak görülüyor.
Enflasyon verileri de Fed’in işini zorlaştıran bir tablo çiziyor. Şubatta ABD manşet (yıllık) enflasyon yüzde 2,4, çekirdek(Core) enflasyon ise yüzde 2,5 olarak açıklandı. Bu rakamlar, Fed’in yüzde 2’lik ‘물가 목표’를 hâlâ aşıyor. Daha kritik olan nokta ise bu verilerin ‘이란 전쟁과 유가 급등 이전’ döneme ait olması. Savaş sonrası petrol fiyatları 3 hafta içinde yüzde 50 yükselirken, enerji kaynaklı enflasyonun yeniden yayılabileceği endişesi piyasanın geneline hızla yayılıyor.
Tahvil piyasası bu gerginliği şimdiden fiyatlara yansıtmış durumda. ABD 10 yıllık Hazine tahvili faizi cuma günü tek günde 10 bp (0,10 puan) artarak yüzde 4,38’e yükseldi. Bu oran mart başında yüzde 4’ün altındaydı; dolayısıyla sadece birkaç hafta içinde uzun vadeli faizler keskin şekilde ‘re-fiyatlandı’. Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş, ‘enflasyonun uzun sürmesi’ ya da ‘고금리 지속’ beklentisinin bir yansıması olarak okunuyor.
Bu tahvil satışı dalgası sadece ABD ile sınırlı kalmıyor. İngiltere’de de 10 yıllık ‘길트’ faizi yüzde 5’in üzerine çıktı; son bir ayda 15 bp artarak 2008’den bu yana en yüksek seviyelerini gördü. Başlıca ülkelerin uzun vadeli faizlerinin birlikte yükselmesi, küresel ‘자금조달 비용’un yeniden artabileceği yönündeki kaygıları güçlendiriyor.
주요 주가지수 cephesinde, savaş sonrası dönem ‘görece sakin ama aşağı yönlü’ bir tabloyu işaret ediyor. Yüzeyde sert dalgalanma yok gibi görünse de, küçük düşüşlerin üst üste binmesiyle risk iştahındaki bozulma daha net hissediliyor. S&P500 endeksi cuma günü yüzde 0,9 daha gerileyerek art arda 4. haftayı da düşüşle kapatma yoluna girdi; şubat sonundan bu yana düşüş oranı yüzde 5’i aştı. Nasdaq da benzer bir seyir izledi ve cuma tek günde yüzde 1,2 kayıp yaşadı.
Buna karşılık ‘비트코인(BTC)’ için daha ‘선행하는 자산’ benzetmesi yapılıyor. Bitwise Avrupa araştırma birimi başkanı 안드레 드라고쉬(Andre Dragosch), “비트코인(BTC)이 다시 한번 ‘거시경제 탄광의 카나리아’ 역할을 했다”며 “현재 수준에서 비트코인(BTC)은 이미 경기침체를 가격에 반영하고 있지만, 전통 자산 다수는 그렇지 않다”고 değerlendirdi.
비트코인(BTC), 7만 dolar (yaklaşık 105.430.000 원) civarında dalgalı seyrini sürdürüyor. Savaş sonrası farklı ‘자산군’ performansları kıyaslandığında, petrol hariç bakıldığında 비트코인(BTC)의 görece ‘견조한 흐름’을 koruduğu yorumları öne çıkıyor. Buna karşın metal fiyatlarında zayıf bir görünüm hâkim. Altın, cuma günü yüzde 2 ek düşüşle ‘güvenli liman’ ve ‘단기 대안’ rolünü sorgulatan bir tablo ortaya koydu.
Piyasalar artık yalnızca ‘연준의 금리 인하’ odaklı tek bir senaryo yerine, petrol ve enflasyonun yeniden tetiklendiği bir ortamda faiz patikasının nasıl değişeceğini daha yakından izliyor. Nisan FOMC toplantısı öncesinde enflasyon verileri, enerji fiyatları ve uzun vadeli faizlerin aynı anda hareket ettiği bir döneme girilmiş durumda. Bu koşullarda hisse senetleri, tahviller ve 비트코인(BTC) dahil tüm 위험자산 cephesinde ‘변동성’in yakın vadede kolay kolay yatışmaması bekleniyor.
Yorum 0