Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

BlackRock CEO’su Fink: Tokenizasyon, Eskiyen Finans Sistemini Yükseltecek, Eşitsizliği Azaltabilir

BlackRock CEO’su Fink: Tokenizasyon, Eskiyen Finans Sistemini Yükseltecek, Eşitsizliği Azaltabilir / Tokenpost

블랙록(BlackRock) CEO’su Larry Fink, yıllık yatırımcı mektubunda dijital varlıklar ve ‘tokenizasyon(tokenization)’ sayesinde eskiyen finans sisteminin yükseltilebileceğini vurguladı. Ancak Fink, ABD’nin mevcut ekonomik modelinin, varlığı zaten elinde bulunduran kesime daha fazla ‘fayda’ sağladığını ve giderek daha çok kişiyi ‘piyasa büyümesi’nden dışarıda bıraktığını belirterek uyarıda bulundu.

Fink’e göre, bugünkü sistemin meyveleri ağırlıklı olarak varlık sahiplerine gitti; buna karşılık pek çok emekçi, sermaye piyasalarındaki yükselişten yeterince pay alamadı. Bu dengesizlik, ABD’deki ‘eşitsizlik artışı’, ‘kamu borcu’ndaki tırmanış ve ‘sermaye piyasalarına düşük katılım’ ile birleşerek mevcut finans modelinin tamamı üzerinde baskı oluşturuyor. Fink, “Kapitalizm işliyor ama yeterince çok insan için işlemiyor” ifadelerini kullandı.

Fink’in sunduğu çözümün merkezinde ‘tokenizasyon’ ve dijital dağıtım altyapıları bulunuyor. Ona göre tokenizasyon, yatırımların ‘ihraç-dağıtım-erişim’ süreçlerini sadeleştirerek finans sisteminin ‘alt yapısını (plumbing)’ modernleştirebilir. Varlıkların mülkiyetinin dijital bir deftere kaydedilmesiyle fon payları, tahviller ve diğer menkul kıymetlerin transferi daha hızlı ve ucuz hale gelebilir; bunun sonucunda bireysel yatırımcının piyasaya erişimi genişleyebilir.

Fink’in çizdiği çerçevede, düzenlenmiş dijital cüzdanlar yalnızca bir ‘ödeme aracı’ olmaktan çıkıyor. Aynı cüzdan içinde tokenleştirilmiş tahviller, ETF’ler(üstü çizilmemiş ifade), hatta altyapı ve özel kredi gibi varlıklarda ‘parçalı mülkiyet (kısmi sahiplik)’ tutulması hedefleniyor. Fink, “Dünya nüfusunun neredeyse yarısının cep telefonunda dijital cüzdanı var” diyerek, bu cüzdanların ödemeler kadar kolay bir şekilde uzun vadeli yatırım portföyleri kurmaya da imkan tanıması halinde ‘piyasa katılımı’ için eşiklerin ciddi şekilde düşeceğini savundu.

Fink, tokenizasyonun bugün geldiği noktayı ‘1996 yılının internetine’ benzetti. Yani tokenizasyonun geleneksel finansı bir anda ortadan kaldırmak yerine, mevcut sistem ile ‘yeni dijital raylar’ arasında kademeli bir köprü kuracağını düşünüyor. Bu nedenle düzenleyicilere, söz konusu köprüyü “mümkün olduğunca hızlı ve güvenli biçimde” inşa etmeye odaklanmaları çağrısında bulundu. Özellikle yatırımcı koruma mekanizmaları, karşı taraf riski standartları ve dijital kimlik (dijital ID) altyapısı gibi alanlarda net çerçeveler oluşturulmasını, böylece yasa dışı fon transferi risklerinin azaltılmasını istedi.

Fink’in mesajı, BlackRock’ın son yıllarda ivme kazandırdığı dijital varlık stratejisinin devamı niteliğinde. Fink, mektupta BlackRock’ın dijital piyasalara bağlı varlıklarda yaklaşık 150 milyar dolar büyüklüğe ulaştığını ve bu alanda ‘erken dönem liderliği’ ele geçirdiklerini belirtti.

Öne çıkan örneklerin başında, BlackRock’ın “USD kurumsal dijital likidite fonu (BUIDL)” geliyor. Fink, BUIDL’ı “dünyanın en büyük tokenizasyon fonu” olarak tanımladı. Ayrıca BlackRock’ın yaklaşık 65 milyar dolarlık stablecoin rezervini yönettiğini ve dijital varlık temelli borsada işlem gören ürünlerde (ETP) yaklaşık 80 milyar dolarlık hacmi idare ettiğini aktardı.

Mektubun önemli bir bölümü, ABD finans sisteminin karşı karşıya olduğu yapısal baskılara ayrıldı. Fink, ABD’nin üretim kapasitesini yeniden inşa etme, enerji arzını genişletme ve yapay zeka (AI) alanındaki küresel rekabete ayak uydurma gibi ‘büyük ölçekli ekonomik dönüşümler’ yürüttüğünü, ancak bu dönüşümün yalnızca bankalar, şirketler ve hükümet bilançolarına dayanarak finanse edilmesinin giderek zorlaştığını savundu.

Sosyal güvenlik (Social Security) gibi kamu sistemleri de kritik birer ‘güvenlik ağı’ olarak öne çıkıyor; ancak Fink’e göre bu mekanizmaların sürdürülebilirliği için yapısal reform kaçınılmaz. Uzun vadeli piyasa getirilerine belirli düzeyde maruz kalmayı mümkün kılan çözümler dahil olmak üzere farklı reform opsiyonlarına değinen Fink, salt bütçe aktarımıyla bu sorunların çözülemeyeceğini vurguladı.

Fink için ‘tokenizasyon’, bir ‘moda akımına yatırım’ değil, daha iyi işleyen finansal raylar sayesinde daha çok insanı ‘seyirci’ konumundan çıkarıp doğrudan ‘yatırımcı’ haline getirme arayışı. Sonuç olarak Fink’in mektubu, ‘finansal sistemin yükseltmesinin kaçınılmaz’ olduğu ve dijital varlıklar ile tokenizasyonun bu dönüşümün önemli bileşenlerinden biri haline gelebileceği mesajında birleşiyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1