İngiltere hükümeti, kripto para ile yapılan siyasi bağışları tamamen yasaklayınca, kripto para borsası Coinbase bu kararı ‘aşırı ve *kaba bir düzenleme*’ olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi. Yetkililer, yasağı seçim güvenliğiyle gerekçelendirirken, eleştiriler bu yaklaşımın asıl sorun olan ‘*paranın kaynağı*’ yerine kullanılan ‘*ödeme aracı*’na odaklandığını savunuyor.
İngiltere güvenlikten sorumlu bakan Dan Jarvis, bu adımın “demokrasiye yönelik müdahale girişimlerini engellemek ve ülkeyi güvende tutmak için” atıldığını vurguladı. Hükümet, kripto paraların belirli düzeyde anonimlik sunması nedeniyle seçimlere gölge düşürebileceği görüşünde ve bu yasağı birkaç aydır kademeli biçimde gündeme taşıyordu.
Coinbase’in uluslararası politika başkan yardımcısı Tom Duff Gordon ise bu yaklaşımı “sorunu yanlış teşhis eden bir politika” diye eleştirdi. Gordon’a göre, İngiltere’de kayıtlı kripto para borsaları üzerinden yapılacak bağışlar, sıkı *KYC* (müşterini tanı) ve *AML* (kara para aklamayı önleme) prosedürleri ile gerçek zamanlı raporlama mekanizmalarına tabi tutulursa, bu alandaki riskler yönetilebilir. Yorum Bu noktada Coinbase, kripto parayı tamamen yasaklamak yerine, bağışın hangi kaynaktan geldiğini şeffaf biçimde izlemeye odaklanılması gerektiğini savunuyor yorum. Gordon, “Tam yasaklama yaklaşımı, asıl mesele olan ‘paranın kaynağını’ görmezden gelip sadece ‘ödeme yöntemini’ hedef alıyor” diyerek hükümete yüklendi.
İngiltere’deki yasaklama kararı, ülkede kripto para ile siyasi bağış toplamaya en açık parti olarak bilinen Reform Partisi(Reform UK) için doğrudan bir darbe niteliğinde. Nigel Farage liderliğindeki parti, geçen yıl İngiltere’de ilk kez resmen kripto para ile siyasi bağış kabul etmeye başlamıştı. Reform Partisi’nin başkan yardımcısı Richard Tice, hükümeti “partinin hızlı yükselişini frenlemeye çalışmakla” suçluyor. Paylaşılan rakamlara göre Reform Partisi, 2025’te yaklaşık 19 milyon sterlinlik bağış topladı ve bunun en az 11 milyon sterlinlik kısmı kripto para yatırımcısı Christopher Harborne’dan geldi.
Farage, uzun süredir kripto dostu bir figür olarak öne çıkıyor; çok sayıda konferansa katılarak İngiltere’nin *dijital varlıklar* alanında büyümesini savunuyor. Hatta geçen yıl Londra’da düzenlenen bir etkinlikte, “Başbakan olursam İngiltere’yi ‘küresel kripto para merkezi’ haline getireceğim” diyerek kripto odaklı bir vizyon ortaya koymuştu.
Kripto para lobisinin politikadaki etkisi, Atlantik’in diğer yakasında, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’nde çok daha belirgin durumda. Kripto araştırmacısı Molly White’ın verilerine göre, bu yılki ABD ara seçimlerinde kripto endüstrisinin siyasete aktardığı fon 273 milyon doları aştı. Coinbase’in de önde gelen destekçileri arasında yer aldığı ‘Fairshake’ adlı süper siyasi eylem komitesi(Super PAC), bu etkinin en görünür örneklerinden biri. Buna karşın İngiltere’de siyasete yapılan toplam bağış hacmi çok daha sınırlı: 2025’te yaklaşık 65 milyon sterlinlik bir bağış hacmi söz konusu ve bu tutar içinde kripto paraların ne kadar yer tuttuğu resmen ayrı bir kalem olarak bile izlenmiyor.
Yorum ABD’de kripto paralar siyaset sahnesinde yüz milyonlarca dolarlık bir baskı unsuru haline gelirken, İngiltere’nin bu alanda çok daha sert ve yasaklayıcı bir çizgi izlemesi, iki ülke arasındaki ‘regülasyon farkını’ gözler önüne seriyor yorum. Sektör temsilcileri, İngiltere’nin attığı bu tam yasak adımının, kripto ve blokzincir sektörünün ülkede büyümesini yavaşlatabileceği uyarısında bulunuyor.
Coinbase ile İngiltere hükümeti arasındaki gerilim yeni değil. Şirket, daha önce de ülkenin *dijital varlık* politikalarını kamuoyu önünde eleştirmişti. Ocak ayında, “dijital varlıkların hayat pahalılığı krizini hafifletebileceğini” savunan bir reklam kampanyası, reklam denetim otoritesi tarafından yasaklanmıştı. Coinbase’in araştırma birimi tarafından yayımlanan yakın tarihli bir raporda ise, kripto para sektörüne daha açık yaklaşan siyasi partilerin, özellikle genç seçmenleri cezbetme konusunda avantaj yakalayabileceği belirtildi. Rapora göre, dijital varlıklara yoğun ilgi gösteren genç seçmenlerin politik etkisi giderek artıyor ve bu kitleye ulaşmak isteyen partilerin kriptoyu tamamen dışlamak yerine şeffaf ve kurallı bir çerçeve oluşturması gerekiyor.
Geldiği noktada tartışma, yalnızca “kripto bağışı serbest mi yasak mı olmalı?” sorusunun ötesine geçmiş durumda. Asıl gündem, ‘*kripto paralar ile siyaset arasındaki sınırın*’ nerede çizileceği. İngiltere’nin, kripto siyasi bağışlarına yönelik bu katı yasağını sürdürüp sürdürmeyeceği ya da belirli şartlar ve denetim mekanizmalarıyla kısmi serbestliğe kapı açıp açmayacağı, önümüzdeki dönemde ülkenin hem demokratik süreçleri hem de kripto endüstrisi açısından kritik bir dönüm noktası oluşturacak.
Yorum 0