Trader’lar ‘unutulmuş’ DeFi token’lerini yeniden gündeme taşıdı. Yalnızca bir ‘ücret geliri dağıtımı’ teklifiyle, NFT otomatik piyasa yapıcı protokolü Sudoswap’ın SUDO token’ı bir günde yüzde 225’in üzerinde yükseldi. Söz konusu hamle, hem ‘rage quit’ tipi DeFi tasfiye modellerini hem de ‘raiding’ stratejilerini yeniden tartışmaya açtı.
27’sinde (yerel saatle), Sudoswap DAO’da aktif olan anonim delege ‘statelayer’, protokolde biriken yaklaşık 800 bin dolar tutarındaki ücret gelirinin token sahiplerine dağıtılmasını öneren bir teklif yayınladı. Teklif, onaylandığı takdirde SUDO sahiplerinin token başına yaklaşık 0,03 dolar değerinde Ethereum(ETH) ile çıkış yapabilmesine imkân tanıyacak. Bu tutar, teklif açıklanmadan önceki piyasa fiyatının yaklaşık üç katına denk geliyor.
Bu haberin ardından piyasada hızlı bir ‘fırsat alımı’ dalgası oluştu. Yatırımcılar, ‘oylamanın geçeceği’ varsayımıyla hareket ederek token başına yüzde 225 civarında potansiyel getiri beklentisiyle SUDO toplamaya başladı. ‘Yorum’ Bu tarz hareketler, zincir üstü verilerde kısa sürede artan hacim ve yeni adres sayısıyla kendini gösteriyor ‘yorum’.
DeFi literatüründe bu tür hamleler ‘rage quit’ olarak adlandırılıyor. Yani, artık aktif kullanılmayan ya da büyüme beklentisi zayıflayan bir protokolün kasasında kalan varlıkların tasfiye edilip token sahiplerine dağıtılması. Bu süreç, teknik olarak bir ‘DAO fesih prosedürü’ seviyesine kadar gidebiliyor.
Benzer örnekler daha önce de görülmüştü. 2023’te Hector Network, kötü yönetim ve performans tartışmalarının ardından DAO feshi için oylama yaptı ve kasadaki varlıkların bir bölümü topluluğa iade edildi. Aynı yıl Solana(SOL) ekosistemindeki Parrot Protocol de, token sahiplerine kalan varlıkların dağıtılması yoluyla fiilen sonlandırıldı.
Bu modelle akraba ancak daha ‘saldırgan’ sayılabilecek bir yaklaşım da giderek daha fazla konuşuluyor: ‘raiding’. Bu stratejide yatırımcılar, bir DAO’nun hazinesindeki varlıkların net değerinin, ilgili token’ın piyasa değerinden yüksek olduğunu tespit ediyor. Ardından piyasadan yoğun şekilde token toplayarak oy gücü elde ediyor ve protokolün tasfiye edilip hazine varlıklarının dağıtılması yönünde teklifleri zorlayabiliyor. ‘Yorum’ Özünde bu, klasik şirket piyasalarında görülen ‘varlık değeri iskontosunu’ DeFi dünyasına taşımış bir arbitraj stratejisi ‘yorum’.
Sudoswap, Ethereum(ETH) üzerinde çalışan bir NFT otomatik piyasa yapıcı (AMM). Uniswap benzeri likidite havuzları üzerinden NFT’lerin anında alınıp satılmasına izin veriyor. Protokol 2022 Temmuz’da devreye alındı ve 2023’ün başlarında SUDO token’ı bir airdrop ile dağıtıldı. Lansmandan sonraki ilk dönemde yaklaşık 5 milyon dolar seviyesine yaklaşan ücret geliri üreterek dikkat çekmişti.
Ancak 2023 sonrası NFT piyasasında sert bir durgunluk başladı. İşlem hacimleri ve kullanıcı sayısı düşerken, Sudoswap üzerindeki aktivite de paralel şekilde zayıfladı. Bu süreçte SUDO fiyatı uzun soluklu bir düşüş trendine girdi ve proje büyük ölçüde ‘unutulmuş DeFi token’leri’ arasında anılmaya başladı.
Gündemdeki yeni teklifte yalnızca ücret gelirlerinin dağıtımı değil, aynı zamanda token’ın geleceğine yönelik kritik bir teknik adım da yer alıyor. Buna göre, ek SUDO basımını mümkün kılabilecek akıllı sözleşme yetkilerinin bir ‘yakım adresi’ne devredilmesi öngörülüyor. Bu hamle, gelecekte olası bir ‘governance saldırısı’ ile sınırsız token basımı ya da hazineye erişim gibi risklerin önünü tamamen kesmeyi amaçlayan bir güvenlik adımı olarak yorumlanıyor.
Teklif için oylama 28 Mart’ta (yerel saatle) başlayacak ve üç gün boyunca devam edecek. Bu sürede SUDO sahipleri, ücret gelirlerinin dağıtımı ve akıllı sözleşme yetkilerinin yakım adresine devredilmesi konusundaki görüşlerini zincir üstü oylama yoluyla açıklayacak. Sonucun, zaten sert hareket eden SUDO fiyatında kısa vadede daha yüksek oynaklığa yol açması bekleniyor.
NFT piyasasındaki durgunlukla birlikte, bir dönem gözde olup sonrasında terk edilen DeFi projelerinin ‘tasfiye değeri’ üzerinden yeniden fiyatlanması eğiliminin devam edebileceği değerlendiriliyor. Ancak analistler, bu tür ani yükselişlerin ‘temel değerlerde kalıcı bir iyileşme’den değil, sınırlı süreli ‘olay bazlı talep’ten kaynaklandığını vurguluyor. Bu nedenle ‘rage quit’ veya ‘raiding’ senaryolarına dayalı rallilere, özellikle uzun vadeli yatırım perspektifinde, ‘temkinli’ yaklaşılması gerektiği belirtiliyor.
Yorum 0