Kripto para piyasasının toplam değeri çoğu zaman sektörün büyüklüğünü ölçen temel gösterge olarak kullanılıyor. Ancak 30 Nisan’da yayımlanan Kaiko Research verilerine göre, aynı token için piyasa değeri hesaplaması kullanılan ‘dolaşımdaki arz’ tanımına bağlı olarak ciddi biçimde değişebiliyor. Analize göre özellikle Hype(HYPE) örneğinde veri sağlayıcılar arasındaki arz tahmin farkı, piyasa değerinde yaklaşık 700 milyon dolarlık bir sapmaya yol açtı. Bu da kripto para piyasa değeri verilerinin sanıldığı kadar kesin olmadığını yeniden gündeme taşıdı.
Kaiko Research analisti Thomas Probst, 30 Nisan’da paylaşılan raporda kripto para piyasa değeri kavramının yalnızca fiyatla açıklanamayacağını belirtti. Araştırmaya göre belirleyici unsur, tokenin toplam arzı değil, piyasada gerçekten işlem görebilen ‘dolaşımdaki arz’ miktarı. Probst, yatırımcıların kripto para piyasa değeri sıralamalarını değerlendirirken hesaplama yöntemini de dikkate alması gerektiğini vurguladı.
Rapor, 2026’da artan makroekonomik belirsizlik ortamında kripto para piyasasının nasıl hareket ettiğini de inceledi. Yılın ilk bölümünde Bitcoin(BTC) piyasa değeri dip seviyelerde yaklaşık yüzde 25 gerilerken, Ethereum(ETH) tarafında düşüş yaklaşık yüzde 35’e ulaştı. Büyük altcoin’lerde de benzer bir tablo görüldü. Analize göre bu zayıflıkta para politikası beklentilerindeki değişim, jeopolitik gerilimler ve risk iştahındaki düşüş etkili oldu.
Özellikle 30 Ocak’ta Kevin Warsh’un ABD Merkez Bankası başkanlığı için aday gösterilmesinin ardından piyasalarda daha sıkı bir para politikası beklentisi öne çıktı. Yüksek oynaklığa sahip kripto para varlıkları da faiz ve likidite görünümündeki değişimlere hızlı tepki verdi. Buna karşın şubat sonrasında satış baskısının hafiflediği, nisan başından itibaren ise Bitcoin(BTC) öncülüğünde dip seviyelerden yaklaşık yüzde 25’lik bir toparlanma yaşandığı aktarıldı.
Kaiko Research’e göre asıl kritik nokta, fiyat hareketinden bağımsız olarak kripto para piyasa değeri hesaplamasının ne kadar sağlıklı yapıldığı. Geleneksel hisse senedi piyasalarında dolaşımdaki pay sayısı ve sermaye yapısı görece daha net biçimde izlenebilirken, token ekonomisinde tablo daha karmaşık. Kilitli tokenler, vakıf rezervleri, ekip payları, vesting kapsamındaki tahsisler, yakılmış tokenler ve kaybolmuş cüzdanlardaki varlıklar piyasa değeri hesabını doğrudan etkiliyor.
Şirketin metodolojisi, fiilen piyasada dolaşmayan tokenleri ayıklamaya dayanıyor. Vesting sözleşmelerine bağlı tokenler, zaman kilidi altındaki varlıklar, emanet yapılarında tutulan paylar, vakıf hazinesi ve ekip tahsisleri, DAO çoklu imza cüzdanlarının kontrolündeki tokenler, yakılmış ya da erişilemeyen cüzdanlara gönderilmiş varlıklar dolaşımdaki arz dışında bırakılıyor. Ardından bu ‘dolaşımdaki arz’ verisi güncel fiyatla çarpılarak piyasa değeri hesaplanıyor. Fiyat tarafında da tek bir borsa verisi yerine farklı platformlardan derlenen bileşik fiyat kullanılıyor.
Bu yöntem farkı en net şekilde Hype(HYPE) verilerinde görüldü. Kaiko Research, tokenin piyasa değerini yaklaşık 9,5 milyar dolar olarak hesapladı. Buna karşılık bazı perakende veri platformlarında aynı varlık yaklaşık 10,2 milyar dolar seviyesinde gösterildi. Farkın nedeni fiyat değil, ‘dolaşımdaki arz’ tahminindeki ayrışma oldu. Kaiko, dolaşımdaki miktarı yaklaşık 237 milyon token olarak hesaplarken, diğer bazı kaynaklar bu rakamı 255 milyon seviyesinde aldı. Yaklaşık 18 milyon tokenlik fark, aynı fiyat üzerinden yüz milyonlarca dolarlık piyasa değeri sapması yarattı.
Bu tablo, kripto para piyasa değeri verisinin ne kadar ‘yöntem hassasiyetine’ açık olduğunu gösteriyor. Dolaşımdaki arzın olduğundan yüksek hesaplanması bir varlığın piyasa içindeki ağırlığını abartabilir. Tersi durumda, işlem görmeyen tokenlerin dikkatle dışarıda bırakılması daha gerçekçi bir ekonomik büyüklük ortaya koyabilir. Başka bir ifadeyle, aynı token farklı veri kaynaklarında farklı bir konuma yerleşebilir.
Raporda, kripto para piyasasının hisse senedi piyasasındaki piyasa değeri yaklaşımını benimsediği ancak token ekonomisinin çok daha karmaşık bir arz yapısına sahip olduğu belirtildi. Hisse senetlerinde olduğu gibi net bir pay sayısının her zaman bulunmaması, veri sağlayıcıların yorumunu daha etkili hale getiriyor. Bu nedenle yatırımcıların ve kurumların sadece sıralamaya bakmakla yetinmemesi, hesaplamanın arkasındaki ‘dolaşımdaki arz’ yöntemini de incelemesi gerektiği kaydedildi.
Sonuç olarak Kaiko Research verileri, kripto para piyasa değeri göstergesinin mutlak ve tartışmasız bir ölçüm olmadığını ortaya koyuyor. Piyasa düşüşlerinde dikkat ilk olarak fiyatlara yönelse de, varlıkların gerçek büyüklüğünü değerlendirirken ‘dolaşımdaki arz’ tanımı ve veri metodolojisi çok daha büyük farklar yaratabiliyor. Thomas Probst’a göre yalnızca gerçekten işlem görebilen tokenleri esas alan yaklaşım, kripto para piyasa değeri hesaplamasında güvenilirliği artırmanın temel adımı. "yorum" Piyasa olgunlaştıkça, yatırımcıların yalnızca fiyata değil ‘dolaşımdaki arz’ verisinin nasıl üretildiğine de daha fazla odaklanması bekleniyor.
Yorum 0