Avrupa’nın önde gelen bankalarının dahil olduğu ‘euro stablecoin’ projesi hızla genişliyor. Dolar bazlı stablecoin hâkimiyetine karşı, Avrupa finans sektörü ‘dijital para egemenliği’ için daha organize ve iddialı bir hamle yapmaya başladı. Özellikle ‘stablecoin’, ‘euro stablecoin’ ve ‘tokenizasyon’ alanlarında dengeli bir güç dağılımı hedefleniyor.
Qivalis, 21’inde (yerel saatle) yaptığı açıklamada euro tabanlı stablecoin projesine 25 bankanın daha katıldığını duyurdu. Böylece toplam katılımcı kurum sayısı 37’ye çıktı ve 15 Avrupa ülkesine yayılan büyük bir finans konsorsiyumu oluştu. Yeni katılanlar arasında ABN Amro, Rabobank, Intesa Sanpaolo, Nordea, Erste Group ve Yunanistan Ulusal Bankası gibi devler bulunuyor. ‘Yorum’ Bu tablo, klasik bankacılık oyuncularının artık blockchain ve dijital varlık altyapısını bir yan alan değil, çekirdek bir iş kolu olarak görmeye başladığını gösteriyor. ‘yorum’
Proje, Avrupa’daki büyük bankaların blockchain tabanlı finansal altyapı kurma sürecine resmen girdiğini ortaya koyuyor. ‘Tokenizasyon’ trendi küresel ölçekte hızlanırken, euro stablecoin girişimi bu dönüşümün merkezine konumlanmayı amaçlıyor.
Son dönemde küresel finans dünyasında varlık ‘tokenizasyonu’ yaygınlaşıyor. Tokenizasyon, hisse senedi, tahvil, gayrimenkul gibi geleneksel varlıkların blockchain üzerinde dijital temsillere dönüştürülmesi anlamına geliyor. Bu süreçte ‘stablecoin’ler, düşük fiyat oynaklığı sayesinde kurumlar arası işlemlerde ‘dijital nakit’ görevi görüyor. Hem ödeme hem de takas/teslimat adımlarında kritik rol üstleniyor.
Bugün stablecoin pazar büyüklüğü yaklaşık 318 milyar dolar seviyesinde. Bunun %80’inden fazlası Tether(USDT) ve Circle(CRCL) tarafından ihraç edilen USD Coin(USDC) gibi dolar bazlı ürünlerden oluşuyor. Dolar temelli stablecoin’ler, toplam pazarın yaklaşık %99’unu kontrol ederek açık ara baskın konumda. ‘Yorum’ Bu yapı, küresel dijital finans ekosisteminde doları daha da merkezileştirirken, diğer para birimlerinin alanını daraltıyor. ‘yorum’
Qivalis projesinin ana hedefi, ‘euro stablecoin’ ihraç ederek bu dolar merkezli yapıyı kısmen dengelemek. Avrupa bankaları, dijital ödemelerde ve blockchain tabanlı varlık işlemlerinde euronun kullanım oranını yükseltmek, yani ‘dijital para egemenliği’ni korumak istiyor. Proje, hem kıtalar arası ödemelerde hem de Avrupa içi kurumsal mutabakat mekanizmalarında euroyu standardize etmeyi amaçlıyor.
Qivalis Denetim Kurulu Başkanı Howard Davies(Howard Davies), “Avrupa’nın küresel dijital ekonomide rekabet gücünü koruması ve stratejik özerklik kazanması için bu tür altyapıların inşası zorunlu” ifadelerini kullandı. ‘Yorum’ Bu açıklama, projenin yalnızca teknik değil, aynı zamanda jeopolitik ve stratejik bir girişim olarak da konumlandığını gösteriyor. ‘yorum’
Qivalis, euro tabanlı stablecoin’i 2026 yılının ikinci yarısında piyasaya sürmeyi planlıyor. Proje, Avrupa Birliği’nin kripto varlık düzenlemesi olan ‘MiCA(Markets in Crypto-Assets)’ çerçevesi içinde yapılandırılıyor. Ayrıca Qivalis, Hollanda Merkez Bankası’ndan elektronik para kurumu (EMI) lisansı almak için başvuru sürecini de yürütüyor. Bu yaklaşım, girişimin deneysel bir pilot olmaktan çıkıp, tam anlamıyla ‘düzenlenmiş finansal altyapı’ olma niyetini ortaya koyuyor.
Piyasada ‘euro stablecoin’ için büyüme beklentileri oldukça yüksek. S&P Global’e göre bugün yaklaşık 770 milyon euro seviyesindeki pazar, 2030’a kadar 1,1 trilyon euroya ulaşabilir. Bu sıçramanın ana itici gücü olarak kurumsal yatırımcıların artan ilgisi ve varlık tokenizasyonu pazarının genişlemesi gösteriliyor. ‘Yorum’ Özellikle menkul kıymet takası, para piyasası fonları ve kurumsal nakit yönetimi alanlarında euro stablecoin talebinin patlama potansiyeli olduğuna dikkat çekiliyor. ‘yorum’
Avrupa bankalarının geniş ölçekli katılımı, MiCA uyumlu altyapı ve lisanslı bir ‘euro stablecoin’ modeli birleştiğinde, stablecoin ekosisteminde euronun payının hızla artabileceği değerlendiriliyor. ‘Euro stablecoin’, bir yandan dolar egemenliğini kısmen dengelemeye çalışırken, diğer yandan Avrupa’nın dijital finans alanındaki rekabet gücünü ve ‘para politikası egemenliği’ni koruma açısından kilit bir araç haline gelebilir.
Yorum 0