Singapur, kripto platformu ‘Hodlnaut’ eski CEO’su Zhu Juntao’yu 6 ayrı ‘sahtekârlık’ suçlamasıyla mahkemeye taşıdı. Suçlamaların odağında, 2022’de Terra ekosisteminin çöküşünün ardından şirketin ‘UST maruziyeti olmadığı’ yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı iddiası yer alıyor.
26’sında (yerel saatle) Singapur polisi, Zhu Juntao’nun Ceza Kanunu’nun 424A maddesini ihlal ve ‘suça yardım’ gerekçesiyle suçlandığını duyurdu. Soruşturma, 2022’nin Mayıs-Temmuz döneminde Hodlnaut çalışanlarının Telegram grupları ve bazı kullanıcılara e‑posta yoluyla “TerraUSD(UST) çöküşünden doğrudan etkilenmedikleri” mesajını ilettikleri iddialarına odaklanıyor. Yetkililer, bu mesajların çalışanlara bizzat Zhu tarafından ‘talimat’ olarak verilmiş olabileceğini değerlendiriyor.
Dosyada ayrıca Zhu’nun 2022 Haziran ayında kendi Twitter (şimdiki X) hesabından benzer içerikte paylaşımlar yaptığı da yer alıyor. Suçlamaların her biri için azami ceza, 20 yıla kadar hapis, para cezası veya ‘her ikisinin birden’ uygulanması şeklinde belirtiliyor.
Bu yeni dava, 2022 kripto piyasası çöküşünün sembolü haline gelen ‘Terra vakası’nı yeniden gündeme taşıyor. Terra ekosisteminde algoritmik stabil kripto para TerraUSD(UST), ABD dolarına sabitini kaybettikten sonra yaklaşık 50 milyar dolar değerinde varlık silindi. Çöküşün ardından, kripto kredi ve faiz getirili ürün sunan çok sayıda platformda da zincirleme likidite krizleri yaşandı.
Singapur merkezli dijital varlık platformu Hodlnaut, bir dönem dünya genelinde 30 binden fazla kullanıcıya hizmet veriyordu. Ancak şirket, 2022 Ağustos’ta faaliyetlerini durdurdu ve yönetim, mahkemenin atadığı tasfiye görevlilerine devredildi. Aynı yıl içinde Celsius Network ve Voyager Digital de Terra kaynaklı piyasa sarsıntısı sonrası iflas koruma başvurusunda bulunarak yüz binlerce kullanıcının fonlarının dondurulmasına yol açmıştı.
Yorum kripto sektöründeki birçok isme göre bu dava, Terra çöküşü sonrası derinleşen ‘bilgi şeffaflığı’ ve ‘sorumluluk’ tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Piyasa şokunun büyüklüğü göz önüne alındığında, düzenleyicilerin artık yalnızca ‘kötü yönetim’ iddialarını değil, şirketlerin müşterilerine kriz dönemlerinde ‘hangi bilgileri, nasıl verdiklerini’ de incelemesi bekleniyor. Bu da gelecekteki regülasyon ve soruşturmalarda, yatırımcılara yapılan açıklamaların içeriğini çok daha kritik bir ‘hukuki tartışma başlığı’ haline getirebilir.
Yorum 0