국 içinde *merkeziyetsiz borsa(DEX)* tabanlı ‘rug pull’ dolandırıcılığına karşı açılan ilk ceza davası gündeme geldi. *Catfi* vakası, yerel makamların artık *DeFi* alanını da aktif şekilde soruşturma kapsamına almaya başladığını gösteren kritik bir örnek olarak öne çıkıyor.
Seul Güney Bölge Savcılığı, Catfi ekibinin yakalanarak haklarında kamu davası açıldığını duyurdu. 2024 Temmuz’unda yürürlüğe giren ‘*Sanal Varlık Kullanıcı Koruma Yasası*’nın uygulandığı bu olayda, yapay fiyat şişirmesi sonrası likiditenin çekilmesiyle yaklaşık 256 yatırımcının 900 milyon won (yaklaşık 586.000 dolar) zarara uğradığı tespit edildi.
Başlıca şüpheli, 2025 başında Pump.fun platformunda *‘Eth Father’* isimli influencer hesabıyla faaliyet göstererek Catfi tokenini ihraç eden Park soyadlı kişi olarak belirlendi. Park’ın üçüncü bir tarafmış gibi alım tavsiyesi verdiği, takipçi sayısını şişirdiği ve proje resmi kanallarını bizzat yöneterek yatırımcı talebini yapay biçimde artırdığı iddia ediliyor. Soruşturma, tokenlerin çok sayıda cüzdana dağıtıldığını ve sözde ‘döngüsel işlem’ yoluyla ihraççının token sahipliğini gizlemeye çalışıldığını da ortaya koydu.
Catfi’nin fiyatı, ihraçtan sonra 26 saat içinde 1.001 kat yükseldi ve projeye yaklaşık 6.000 yatırımcı girdi. Ancak kısa süre içinde likiditenin neredeyse tamamen ortadan kalkmasıyla token *fiilen işlem yapılamaz* hale geldi. Soruşturma makamlarına göre ekip, yaklaşık 1 milyar wonluk bir fonu piyasa manipülasyonu için kullanarak 400 milyon won (yaklaşık 260.000 dolar) tutarında haksız kazanç elde etti.
DeFi alanına uzanan soruşturma, yasanın ‘ilk dönüm noktası’ olarak yorumlanıyor(yorum). Bugüne dek ülkedeki kripto soruşturmaları ağırlıklı olarak merkezi borsalara odaklanıyordu. DEX yapısı ise gözetimsiz saklama modeli, anonim cüzdanlar ve aracı eksikliği nedeniyle mevcut finansal düzenlemelerle sorumluluk tayinini zorlaştıran bir ‘gri alan’ kabul ediliyordu.
Ancak *Sanal Varlık Kullanıcı Koruma Yasası*, işlem yapılan platformdan bağımsız olarak ‘hileli yöntemler veya teknikler’ ile ‘önemli hususlarda yanlış veya yanıltıcı beyanları’ geniş biçimde yasaklıyor. Catfi vakası, bu yasanın bu yılın başında Bithumb üzerindeki *ACE tokeni* fiyat manipülasyonu davasından sonra ikinci uygulama örneği olmasının yanında, DEX tabanlı bir projeye yönelik *ilk doğrudan ceza davası* olması açısından da önem taşıyor.
Savcılık, “*Dijital varlık piyasasının işleyişini bozan ve adil işlemi zedeleyen eylemlere karşı kararlı şekilde hareket edeceğiz*” açıklamasını yaparak, on-chain alanın da açık bir soruşturma sahası olduğunun altını çizdi. Böylece ‘*merkeziyetsiz ise yaptırım uygulamak zordur*’ anlayışı fiilen sorgulanmaya başlanmış oldu.
Olayın soruşturma süreci, on-chain adli analiz tekniklerinin rug pull yapılarında nasıl işlediğini de net biçimde ortaya koydu. Makamlar, çok sayıda cüzdan arasında tekrarlayan ‘döngüsel işlem’ şemalarını ve organize biçimde yürütülen ‘wash trading’ faaliyetlerini belirleyerek, şişirilmiş işlem hacmini ve içeride yoğunlaşmış token sahipliğini açığa çıkardı.
Kritik kırılma noktası ise fonların sisteme geri döndüğü aşamada yaşandı. Suç gelirlerinin nakde veya stablecoin’lere çevrilebilmesi için merkezi borsalara aktarılması gerekti ve bu noktada *KYC(müşterini tanı)* süreçlerinden kalan veriler, anonim cüzdanların arkasındaki gerçek kullanıcıların tespit edilmesini mümkün kıldı.
Yerel kolluk birimleri, çoklu cüzdan takibi konusunda zaten ciddi deneyim biriktirmiş durumda. Yılın başında 149 kişinin yakalandığı Tether(USDT) kara para aklama davasında da karmaşık fon hareketleri zincir üzerinde geriye dönük olarak çözümlenmişti. Catfi vakasında kullanılan yaklaşık 10 milyon won tutarındaki ilk suç fonunun da on-chain ortamda kesintisiz şekilde izlenebilmesi, savcılık iddianamesine dayanak oluşturan önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Dava kapsamında 2 kişi tutuklu, 1 kişi ise tutuksuz yargılanmak üzere iddianameye dahil edildi. Kaçış sürecine yardım eden 2 ortak hakkında da ayrı bir yargılama başlatıldı. Geçmişteki ‘Squid Protocol’ benzeri vakalarda görülen çok katmanlı para transferi yapıları da bu olayda blokzinciri analiziyle geriye dönük olarak yeniden inşa edildiği belirtiliyor.
İlk DEX rug pull davası, yerel DeFi ekosistemine net bir mesaj veriyor: İşlem yapısı ne kadar *merkeziyetsiz* olursa olsun, eylem *yasal sınırları ihlal ediyorsa* sorumluluktan kaçmak zorlaşıyor. Bu durum, bundan sonra on-chain tabanlı tüm projeler için düzenleyici baskı ve denetim riskinin belirgin şekilde artabileceğini gösteriyor(yorum).
Yorum 0