Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

AB’nin MiCA düzenlemesi kripto piyasasını sildi süpürdü: Şirketlerin sadece %17’si CASP lisansı alabildi

AB’nin MiCA düzenlemesi kripto piyasasını sildi süpürdü: Şirketlerin sadece %17’si CASP lisansı alabildi / Tokenpost

Avrupa Birliği’nin ‘MiCA’ kripto para düzenlemesinde geçiş süreci 1 Temmuz’da sona erdi ve bununla birlikte piyasadaki şirketlerin büyük bölümü yasal yetkisini kaybederek ‘büyük bir düzenleyici boşluk’ ile karşı karşıya kaldı. ‘MiCA’ kapsamındaki yeni lisansı alamayan pek çok kripto odaklı şirket artık AB içinde resmen faaliyet gösteremiyor.

Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi(ESMA) verilerine göre, daha önce Avrupa Ekonomik Alanı(EEA) ülkelerinde ulusal düzeyde ‘VASP’ (sanal varlık hizmet sağlayıcısı) kaydı bulunan 1.200’den fazla şirketten yalnızca yaklaşık 210’u ‘MiCA’ standartlarına uygun ‘CASP’ (kripto varlık hizmet sağlayıcısı) lisansına geçiş yapabildi. Bu tablo, geçiş oranının yaklaşık ‘%17’de kaldığını gösteriyor. Geriye kalan ‘%83’lük kesim ise son tarihi kaçırmış, başvurusu incelemede olduğu için fiili yetkisi olmayan ya da pazardan fiilen çekilmiş şirketler olarak değerlendiriliyor.

ESMA bu noktada oldukça net bir tutum benimsiyor. 1 Temmuz’dan sonra ‘ara statü’ bulunmuyor. Şirketler ya ‘MiCA’ lisansına sahip, ya da AB yasalarını ihlal eden konumda kabul ediliyor. Başvurunun inceleniyor olması tek başına AB’deki müşterilere hizmet vermeye devam etmek için yeterli görülmüyor.

‘MiCA(Markets in Crypto-Assets)’, borsalar, saklama(kurumsal cüzdan), komisyonculuk, varlık yönetimi, kredi verme gibi kripto ekosisteminin neredeyse tüm alanlarını kapsayan, AB genelinde geçerli tek bir lisans çerçevesi sunuyor. Daha önce her ülkenin kendi kuralları geçerliyken, artık tek bir lisans ile AB’nin 27 üye ülkesinin tamamında hizmet vermeyi sağlayan ‘pasaportlama’ yapısı devreye girmiş durumda.

Düzenleme kapsamında 2024’ün Aralık ayında başlayan başvuru süreciyle birlikte 18 aylık bir geçiş dönemi(grandfathering) tanımlanmıştı ve bu sürenin 1 Temmuz 2026’da sona erdiği belirtiliyor. Kurallara göre ek süre ya da istisna mekanizması öngörülmüyor. Fransa, Almanya, Lüksemburg, İrlanda ve Hollanda gibi ülkelerde ‘CASP’ lisansını alan şirketler teorik olarak tüm AB pazarına açılabilirken, lisans alamayan platformların AB müşterilerine hizmetini derhal durdurması gerekiyor.

‘MiCA’ çerçevesi; şirket yönetimi, varlıkların güvenli saklanması, çıkar çatışmasının önlenmesi, sermaye yeterliliği, yatırımcı koruması, şeffaflık ve bilgilendirme yükümlülükleri, piyasa manipülasyonunun engellenmesi ve şikâyet süreçleri gibi konularda oldukça kapsamlı ve katı kurallar getiriyor. Özellikle ‘stabil kripto paralar’ için 2024’ün Haziran ayından itibaren yürürlüğe giren özel hükümler, piyasada şimdiden ciddi etkiler yarattı. Rezerv zorunlulukları ve geri ödeme kuralları sıkılaştığı için ‘Tether(USDT)’ gibi stabil kripto paraların AB içindeki kullanım baskısının da bu düzenleme dalgasının bir uzantısı olduğu düşünülüyor.

Bu tabloya damgasını vuran asıl unsur ise son tarih değil, ‘%17’lik düşük geçiş oranı. Önceden 1.200’ü aşkın kayıtlı işletme varken, yalnızca yaklaşık 210’unun ‘MiCA’ onayını tamamlaması, Avrupa kripto para piyasasında sert bir yeniden yapılanma süreci yaşandığını ortaya koyuyor. Bazı veriler, resmen onaylı kripto borsası sayısının 14 civarında, toplam lisanslı şirket sayısının ise 20 ülke genelinde 183 seviyelerinde olduğuna işaret ediyor. Bu da pazarın hızla birkaç lisanslı oyuncu etrafında yoğunlaştığını gösteriyor. Düzenlemeye uyum konusunda tecrübesi yüksek ülkeler, lisans alan şirketlerin de ağırlıklı olarak kümelendiği bölgeler hâline gelmiş durumda.

Lüksemburg, Fransa ve İrlanda gibi ülkeler, kripto varlıklar için görece erken dönemde ulusal düzenleyici altyapı kurdukları için ‘CASP’ lisans sürecini daha hızlı yürüten merkezler olarak öne çıkıyor. Ancak ‘MiCA’nın asıl baskısı, orta ve küçük ölçekli borsalar ile AB dışı menşeli küresel platformlar üzerinde hissediliyor. Çünkü ‘MiCA’, şirketin merkezinden çok ‘müşterinin bulunduğu yer’i esas alıyor. Yani AB içinde kullanıcıya hizmet verildiği anda, şirketin kayıtlı bulunduğu ülke neresi olursa olsun, ‘MiCA’ kapsamındaki kurallara tabi hâle geliniyor.

Buna karşın, hukuki danışmanlık, uyum süreçleri ve sermaye şartları gibi ‘CASP’ lisansı için gerekli kriterler ciddi maliyet ve zaman gerektiriyor. Birçok küçük ve orta ölçekli kripto şirketinin bu yükü taşımakta zorlandığı görülüyor. Sonuç olarak ‘MiCA’nın yürürlüğe girmesi, yalnızca yeni bir düzenleme getirmenin ötesine geçerek, Avrupa kripto para ekosistemi için yüksek bir ‘giriş bariyeri’ oluşturuyor ve piyasayı az sayıdaki lisanslı oyuncu ekseninde yeniden şekillendiriyor. Önümüzdeki dönemde AB kripto pazarında ‘düzenlemelere uyum kapasitesi’nin, şirketlerin rekabet gücünü belirleyen başlıca unsur hâline gelmesi bekleniyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1