Bitcoin(BTC) madencilik şirketi TeraWulf(TeraWulf), yapay zeka(AI) şirketi Anthropic ile 20 yıllık uzun vadeli bir anlaşma imzalayarak iş modelinde kritik bir dönemece girdi. Yaklaşık 19 milyar dolarlık(‘yaklaşık 19 milyar dolar’ *vurgulanabilir*) bu sözleşmenin büyüklüğü, şirketin mevcut piyasa değerini aşan bir seviyede konumlanıyor.
7’sinde (yerel saatle), çeşitli ABD’li basın kuruluşlarına göre TeraWulf, ABD’nin Kentucky eyaletindeki Horse Cave bölgesinde yer alan ‘Justified Data’ sahasında 401MW kapasiteli bir AI veri merkezi kurup bunu Anthropic’e kiralamak üzere anlaşma yaptı. Tesisin 2027 yılının ikinci yarısından itibaren kademeli olarak devreye girmesi, 2028 başında ise tamamen tamamlanması hedefleniyor.
Bu anlaşmayla TeraWulf, uzun yıllara yayılan görece *istikrarlı* bir gelir tabanı elde etmiş oldu. CEO Paul Prager(Paul Prager), “Anthropic ile yaptığımız anlaşma, şirket stratejimizin onayı niteliğinde ve küresel bir AI şirketiyle uzun vadeli bir gelir yapısı kurduk” diye konuştu. Anthropic’in ‘yatırım yapılabilir’ seviyedeki kredi notu da bu sözleşmenin güvenilirliğini artıran temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Bitcoin(BTC) madenciliğine dayalı, fiyat oynaklığına yüksek derecede duyarlı bir iş modelinden, daha öngörülebilir nakit akışı sunan veri merkezi işletmeciliğine geçiş, TeraWulf’un şirket kimliğini *fiilen* dönüştürüyor. Önümüzdeki dönemde, sabit kira geliri sağlayan AI veri merkezi iş kolunun, klasik madencilik faaliyetlerine kıyasla daha büyük paya sahip olması bekleniyor.
Piyasa da gelişmeye hızlı tepki verdi. TeraWulf hisseleri, anlaşmanın duyurulduğu gün seans içinde en fazla yüzde 19 yükseldi, ancak kapanışa doğru kazançlarını geri vererek günü yaklaşık yüzde 4 artıda tamamladı. Bu hareket, yatırımcıların anlaşmanın büyüklüğünü ve potansiyelini olumlu karşılarken, önümüzdeki yıllarda sürecek dev altyapı yatırımlarının beraberinde getireceği *riskleri* de fiyatladığı şeklinde yorumlanıyor. ‘yorum’
AI odaklı veri merkezlerinin inşası son derece maliyetli. Sektörde MW başına 8–10 milyon dolar arası yatırım gerektirdiği tahmin ediliyor. Bu çerçevede, TeraWulf’un Kentucky’deki projesinin toplam yatırım büyüklüğünün en fazla 4 milyar dolara(‘yaklaşık 4 milyar dolar’ *vurgulanabilir*) ulaşabileceği hesaplanıyor. Şirket, şimdilik bu sermayenin nasıl finanse edileceğine dair detaylı bir plan paylaşmış değil.
TeraWulf’un adımı, madencilik sektöründeki daha geniş bir dönüşüm dalgasının parçası olarak görülüyor. Anthropic’in, farklı anlaşmalarla şimdiden yaklaşık 3,5GW büyüklüğünde AI altyapı kapasitesi güvence altına aldığı bildiriliyor. Başka bir kripto madencisi olan IREN’in de benzer kontratlar imzalaması, geleneksel Bitcoin madencilerinin ‘AI altyapı işletmecisi’ rolüne kaydığını gösteren örnekler arasında sayılıyor.
Kripto odaklı varlık yöneticisi CoinShares, önümüzdeki yıllarda bazı halka açık madencilik şirketlerinin gelirlerinin *yüzde 70’ine* kadarının AI barındırma (hosting) faaliyetlerinden gelebileceğini öngörüyor. Bu da söz konusu şirketlerin değerlemesinde ‘kripto para fiyat hassasiyeti’ yerine, ‘altyapı kaynaklı gelir istikrarı’ gibi kriterlerin ağırlık kazanmaya başladığına işaret ediyor.
TeraWulf, sermayesini yeniden konumlandırmak üzere varlık satışına da gitti. Şirket, Teksas’taki 168MW kapasiteli ‘Avernus’ veri merkezi projesindeki yüzde 50,1’lik hissesini, Fluidstack liderliğindeki bir yatırımcı konsorsiyumuna devretme kararı aldı. Bu işlemle yaklaşık 450 milyon dolar(‘yaklaşık 450 milyon dolar’ *vurgulanabilir*) tutarında yatırımı primli şekilde geri aldığı belirtiliyor.
Bu hamle, azınlık hisse yatırımlarından çıkıp, tamamen kendi kontrolünde olan altyapıya odaklanma stratejisinin bir parçası olarak gösteriliyor. Başka bir deyişle şirket, ‘pasif ortak’ olmak yerine, ‘doğrudan işletici’ konumuyla kârlılığı en üst seviyeye taşımayı amaçlıyor.
Sonuçta TeraWulf, ağırlıklı olarak Bitcoin(BTC) madenciliğine dayalı bir modelden, uzun vadeli kira sözleşmelerine yaslanan AI veri merkezi işletmeciliğine geçiş yapmaya çalışıyor. Bu dönüşümün başarısı, milyarlarca dolarlık yatırımın zamanında hayata geçirilmesi ve verimli biçimde gelir üretebilmesine bağlı olacak. Piyasa, bu stratejik değişimin şirket için kalıcı bir *değerleme artışı* yaratıp yaratmayacağını yakından takip ediyor.
Yorum 0