ABD’li yatırımcı, 20 milyon dolarlık kripto para dolandırıcılığıyla suçlandı… ‘Ponzi benzeri’ yapı iddiası
ABD’nin Güney Dakota eyaletinde faaliyet gösteren bir kripto para yatırımcısı, yaklaşık 20 milyon dolarlık yatırım dolandırıcılığı suçlamasıyla federal büyük jüri tarafından ‘suçlama’ edildi. ABD Adalet Bakanlığı’na göre Benjamin Paul Wiener, yatırımcılara ‘yanıltıcı açıklamalar’ yaparak para topladı, ardından *yeni yatırımcıların* fonlarıyla *eski yatırımcıların* ödemelerini karşıladı ve kişisel harcamalarını finanse etti.
13’ünde (yerel saatle), ABD Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre Wiener, kontrol ettiği şirket üzerinden nakit ve dijital varlık yatırımı toplamaya çalışırken ‘*asılsız beyanlar*’ ve ‘*aldatıcı ifadeler*’ kullandığı iddiasıyla suçlanıyor. Savcılara göre Wiener, eldeki para tükendikçe, *yeni gelen yatırımcıların* parasını *önceki yatırımcılara* iade ederek ‘Ponzi yapısına benzer’ bir sistem kurdu ve zararı büyüttü. Mağdur sayısının Güney Dakota, Minnesota ve çevre bölgelerde *en az onlarca kişi* olduğu aktarılıyor.
Wiener, *elektronik dolandırıcılık*, *kara para aklama*, *banka dolandırıcılığı* ve *kimlik hırsızlığının ağırlaştırılmış şekli* de dahil olmak üzere toplam 29 farklı suçla itham edildi. Suçlu bulunması halinde yalnızca *banka dolandırıcılığı* suçlaması için bile ‘en fazla 30 yıl hapis’ ve ‘1 milyon dolar para cezası’ gündeme gelebilecek. *Elektronik dolandırıcılık* ve *kara para aklama* suçlarının her biri için ‘en fazla 20 yıl hapis’ ve ‘250 bin dolar para cezası’ öngörülürken, *ağırlaştırılmış kimlik hırsızlığı* suçlaması ayrıca ‘zorunlu 2 yıl ek hapis’ cezası taşıyor.
Bu dava, kripto para piyasasındaki *yatırım iştahının* arka planında saklanan tipik dolandırıcılık riskini yeniden gündeme taşıdı. Özellikle *yeni fonlarla eski yatırımcı ödemelerini karşılama* mantığı, geleneksel finansta da görülen bir yöntem olsa da, ‘kripto varlık piyasasında’ *hızlı para transferleri* ve *düşük giriş bariyerleri* nedeniyle zarar boyutunun çok daha hızlı büyüyebileceği vurgulanıyor. Sektör gözlemcileri, yatırım amaçlı fon toplama süreçlerinde yalnızca ‘*yüksek getiri*’ vaadinin öne çıkarılması halinde ekstra dikkatli olunması gerektiğini belirterek, ‘*şeffaflık*’ ve ‘*bağımsız denetim*’ gibi unsurların öneminin bir kez daha ortaya çıktığını ifade ediyor(yorum).
Yorum 0