ABD Senatosu’ndaki ‘CLARITY Act(Clarity Yasası)’ görüşmeleri, siyasi saldırıların gölgesinde zorlu bir sürece girdi. Senatör Kirsten Gillibrand’i hedef alan ‘aile üyelerinin kripto sektörüyle ilişkisi’ tartışması yeni bir ‘değişken’ olarak öne çıkarken, yasaya dair beklentiler de zayıflamaya başladı.
22’sinde (yerel saatle), siyasi kulislere göre ilerici çizgideki Indivisible, Demand Progress ve Revolving Door Project adlı kuruluşlar, tüm Demokrat senatörlere bir mektup göndererek Gillibrand’i açıkça eleştirdi. Bu gruplar, Gillibrand’in oğlunun kripto endüstrisiyle bağlantılarını sorunlu bulduklarını belirterek, Demokratların Başkan Trump’ın ‘kripto gelirleri’ konusundaki iddialarını siyasi saldırı aracı olarak kullanma zeminini kaybedebileceğini savundu.
Bu tartışma, basit bir politika anlaşmazlığını aşarak örgütlü bir siyasi kampanyaya dönüşmüş durumda. Özellikle Gillibrand’in Senato Demokrat Seçim Komitesi başkanı ve aynı zamanda yasa müzakerelerinin merkezindeki isim olması nedeniyle yankısı büyük. Üstelik Gillibrand, bugüne kadar kamu görevlileri ile eşlerinin dijital varlık ihraç etmesi ve bu alanı desteklemesine sınırlama getirilmesi gerektiğini savunuyordu. Bu nedenle kamuoyunda ‘söylem ile gerçeklik arasındaki uçurum’ eleştirileri de güçleniyor.
CLARITY Act, ABD’de hazırlanan en kapsamlı ‘kripto piyasa altyapısı yasası’ olarak öne çıkıyor. Senato’dan geçebilmesi için en az 60 oy gerekiyor; bu da Cumhuriyetçilerin tek başına yeterli olmadığı, ek Demokrat desteğinin zorunlu olduğu anlamına geliyor.
Şu ana kadar Ruben Gallego ve Angela Alsobrooks, Senato Bankacılık Komitesi aşamasında yasa lehine oy kullandı. Ancak Demokrat liderlik, hâlâ ek oyları nasıl toparlayacağını tartışıyor. Aynı zamanda etik kurallara ilişkin iki partili ayrı bir müzakere süreci de yürürlükte.
Senatör Bernie Moreno ve Senatör Cynthia Lummis, Beyaz Saray ile bir uzlaşma arayışı içinde. Senatör Thom Tillis ise farklı bir iki partili müzakere kanalını yönetiyor. Ortak metnin ayrıntıları henüz açıklanmadı; fakat kamu görevlileri ve ailelerinin kripto alanındaki çıkar çatışmalarının nereye kadar ve nasıl sınırlandırılacağı, temel çatışma alanı olarak öne çıkıyor.
Bu noktada kripto endüstrisi destekli süper PAC ‘Fairshake’ de önemli bir ‘değişken’ haline geldi. Yaklaşık 125 milyon dolar (yaklaşık 1,837 milyar TL) kaynağı yöneten bu yapı, 2026 ara seçimleri öncesinde siyasi nüfuzunu artırıyor. Bu durum, hem Demokratlar hem Cumhuriyetçiler için uzlaşma yönünde bir teşvik yaratırken, aynı anda ilerici kanadın ‘etik standart’ baskısını da sertleştiriyor.
Mevcut tablo, geçen yılki ‘GENIUS Act’ tartışmalarını hatırlatıyor. O dönemde de Demokrat Parti içi ayrışma ve Trump’ın kripto çıkarları etrafındaki tartışmalar, süreci yavaşlatmıştı. Sonuç olarak aylar süren pazarlıkların ardından 18 Demokrat senatör saf değiştirerek yasa lehine oy vermiş ve metin kabul edilmişti.
CLARITY Act dosyası da benzer bir siyasi baskı ve lobi ortamında ilerliyor. Gillibrand’in yeniden müzakerelerin merkezine yerleştiği bu süreçte, Demokrat Parti içindeki safları ne ölçüde sıklaştırabileceği, yasanın kaderini belirleyecek ana unsur olarak görülüyor.
Senato, ağustos tatili öncesinde yasayı oylama takvimine almayı değerlendiriyor. Ancak nihai etik maddeleri açıklanmadan ‘gerçek’ bir yasama tartışmasından çok, ‘siyasi pozisyon alma’ yarışının devam edeceği öngörülüyor. Son gelişmelerin, kripto düzenlemeleri tartışmasını aşarak, ABD siyasetinde genel ‘çıkar çatışması’ standartlarının yeniden tanımlanmasına kadar uzanıp uzanmayacağı dikkatle izleniyor.
Yorum 0