İsviçre merkezli dijital varlık bankası Amina(AMINA), Wall Street finans kurumlarıyla iş birliği yaparak olası bir borsa kotasyonunu değerlendiriyor. Ancak öncelikli hedefi ‘hızlı halka arz’ değil, ‘büyüme sermayesi’ sağlamak. ‘dijital varlık bankası’, ‘büyüme sermayesi’, ‘halka arz’ gibi başlıklar, şirketin şu anki stratejisinin merkezinde yer alıyor.
Amina şu anda Cantor ile birlikte olası bir borsa kotu için farklı yolları inceliyor. İç duruma hakim iki kaynağa göre şirket, SPAC(özel amaçlı satın alma şirketi) birleşmesi dahil çeşitli senaryoları masaya yatırdı, ancak son dönemde dijital varlık odaklı bir finans şirketiyle yapılabilecek ‘ters birleşme(‘yorum’: fiili olarak ‘arka kapıdan halka arz’ anlamına geliyor)’ seçeneğine daha fazla ağırlık veriyor. Buna rağmen şirket cephesi, görüşmelerin sürdüğünü ve ‘henüz hiçbir nihai karar alınmadığını’ vurguluyor.
Şirket temsilcileri, şimdiye kadar pek çok SPAC ve farklı finansal yapının kendileriyle temasa geçtiğini belirtiyor. Bu yapıların çoğunun ‘hızlı borsa kotasyonu’ hedeflediğini, Amina’nın ise ‘stratejik büyüme’yi destekleyecek türde sermayeyi öncelediğini ifade ediyor. Şu aşamada ne belirli bir SPAC ile ne de belirli bir dijital varlık finans şirketi(DAT) ile bağlayıcı müzakere bulunmuyor. Süreç, potansiyel yatırımcılarla ‘büyüme sermayesi’ odaklı temasların sürdüğü bir aşamada. İleride klasik bir ilk halka arz(IPO) ise masadaki seçeneklerden biri olarak tutuluyor.
Amina, 2018’de Seba(SEBA) Bank adıyla faaliyete başladı ve 2023’te yeniden markalaşarak bugünkü ismini aldı. Kurum, İsviçre Finansal Piyasalar Denetleme Kurumu FINMA(FINMA) gözetiminde çalışıyor. Kurumsal ve profesyonel yatırımcılara yönelik olarak kripto para alım satımı, saklama(custody), staking ve kredi ürünleri sunuyor. Abu Dabi, Hong Kong ve Hindistan gibi pazarlara açılarak küresel varlığını genişletti. ‘sıkı düzenleyici çerçeve içinde faaliyet gösteren dijital varlık bankası’ modeli, küresel ölçekte hâlâ az sayıda oyuncu tarafından uygulanıyor ve Amina bu anlamda dikkat çekiyor.
Son bir yılda kripto ve dijital varlık sektöründe belirgin bir ‘halka arz dalgası’ yaşandı. Circle Internet(CRCL), Bullish(BLSH), Gemini(GEMI), BitGo(BTGO) ve Figure(FIGR) gibi önemli oyuncular, art arda borsaya açılarak 2021’den bu yana görülen en güçlü IPO hattını oluşturdu. Ancak ‘borsa kotu sonrası performans’ tarafında tablo karışık. Kripto varlık fiyatlarındaki zayıf seyir, işlem hacimlerindeki düşüş ve genel riskten kaçış iştahı, bu şirketlerin değerlemeleri üzerinde baskı yarattı.
Bu baskının etkisiyle Kraken’in ana ortağı Payward, Consensys(Consensys), Ledger(Ledger) ve Grayscale(Grayscale) gibi bir dizi büyük oyuncu, kendi IPO planlarını ya erteledi ya da baştan değerlendirmeye aldı. ‘yorum’: Kripto şirketleri için halka arz, hâlâ önemli bir çıkış ve fonlama kanalı; ancak piyasa döngülerine daha da bağımlı hale gelmiş durumda.
Sermaye yapısı tarafına bakıldığında, Amina’nın 2025 yıl sonu itibarıyla 74,6 milyon İsviçre frangı (yaklaşık 91 milyon dolar, yaklaşık 133,6 milyar Kore wonu) tutarında 1. seviye sermaye(Tier 1) bulundurduğu belirtiliyor. Bugüne kadar Julius Baer, DeFi Technologies ve BlackRiver Asset Management gibi kurumlardan toplamda yaklaşık 245 milyon dolar fon sağladı. Bu da şirketin, düzenlenmiş bir banka çatısı altında ‘kripto odaklı büyüme hikâyesine’ kurumsal sermaye çekebildiğini gösteriyor.
Amina açısından asıl mesele, hangi ‘halka arz tekniği’nin seçileceğinden çok, ‘sermayenin niteliği ve zamanlaması’ olarak özetleniyor. Kısa vadeli halka arz primini kovalamak yerine, orta–uzun vadeli büyüme stratejisini destekleyecek yapıdaki fonlamayı öne çıkarıyor. Piyasa koşullarının hâlâ oynak olduğu bir dönemde, şirketin SPAC, ters birleşme veya klasik IPO arasında hangi yolu tercih edeceği merak konusu olmaya devam ediyor. ‘dijital varlık bankacılığı’, ‘Wall Street ortaklıkları’ ve ‘halka arz stratejileri’ ekseninde Amina’nın atacağı adımlar, sektörde yakından izlenecek.
Yorum 0