Büyüme primi tek başına artık piyasanın güvenini kazanmaya yetmiyor. 25’inde yayımlanan Alea Research raporuna göre küresel varlık piyasaları artık gelir artışından çok ‘nakde dönüşüm’ kabiliyetine, finansman maliyetine ve fiziksel tedarik zincirine erişime odaklanıyor. Bu değişim fiyatlamalara da yansıdı. S&P 500 haftalık bazda yüzde 0,6, Nasdaq ise yüzde 2,1 geriledi. Bitcoin(BTC) spot ETF’lerinde ise yedi işlem günü boyunca toplam 9,993 milyar dolar giriş yaşandıktan sonra yalnızca iki günde 465,2 milyon dolarlık çıkış görülmesi, yatırımcı duyarlılığındaki hızlı değişimi ortaya koydu.
Rapora göre son piyasa düzeltmesi yalnızca kâr realizasyonundan ibaret değil. Asıl mesele, iskonto oranlarının yeniden hesaplanması. Orta Doğu’daki deniz taşımacılığı darboğazının uzamasıyla Brent petrol bir ara varil başına 102 doların üzerine çıktı. Piyasa artık sadece jeopolitik risk başlığına değil, artan navlun ücretlerine, sigorta maliyetlerine ve arz erişimindeki bozulmanın enflasyon ile faiz patikasına etkisine daha fazla önem veriyor. Alea Research, Hürmüz Boğazı ile Babülmendep Boğazı’nda aynı anda yaşanan baskının enerji şokunu kısa vadeli bir sorun olmaktan çıkarıp uzun vadeli varlıkların getiri beklentisini yukarı çektiğini belirtti.
ABD’de enflasyon cephesindeki veriler de temkinli havayı güçlendirdi. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu verilerine göre haziranda ithalat fiyatları aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda ise yüzde 7,1 arttı. Bu, Ağustos 2022’den bu yana en hızlı artış olarak kayda geçti. Özellikle yakıt dışındaki sermaye mallarında dikkat çekici yükseliş görüldü. Bilgisayarlar, yarı iletkenler ve sanayi makinelerindeki fiyat artışı, enflasyon baskısının sadece enerjiye bağlı olmadığını gösterdi. AI yatırımları ve sanayi ekipmanı genişlemesi için gereken temel donanımların pahalanması, yatırımcıların büyüme hikâyesinden çok bugünkü kârlılık ve nakit akışına bakmasına neden oluyor.
İstihdam tarafında da manşet verilerin altında daha zayıf bir tablo öne çıktı. ABD’de haziran ayı tarım dışı istihdam verisi ülke genelinde dengeli görünse de eyalet bazında yayılım sınırlı kaldı. 50 eyalet içinde istatistiksel olarak anlamlı istihdam artışı yalnızca üç eyalette görüldü. 46 eyalet ve Washington D.C.’de anlamlı bir değişim yaşanmazken bir eyalette düşüş kaydedildi. Bu tablo, ‘güçlü iş gücü piyasası’ anlatısının bölgesel bazda aynı derecede desteklenmediğini ve tüketim ile şirket yatırımlarına dair iyimserliğin zayıfladığını gösteriyor.
Merkez bankalarının hareket alanı da daralıyor. Çin Merkez Bankası, bir yıllık ve beş yıllık kredi ana faiz oranlarını sırasıyla yüzde 3,00 ve yüzde 3,50’de sabit bıraktı. Avrupa Merkez Bankası da mevduat faizini yüzde 2,25 seviyesinde korudu. Düşük faiz politikası tek başına kredi talebini ve emlak piyasası güvenini canlandırmaya yetmiyor. Enerji fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası gelirse ek gevşeme için gerekçe bulmak da zorlaşabilir. Bu tablo, gelecekteki nakit akış beklentilerine daha fazla bağımlı olan kripto varlıklar ile teknoloji hisseleri üzerinde baskı yaratıyor.
Kripto para piyasasında en dikkat çekici başlıklardan biri, Bitcoin(BTC) fiyat tepkisinin geçmişe kıyasla zayıflaması oldu. Rapora göre Bitcoin(BTC), 64 bin dolar civarında yedi günlük süreçte yatay seyretti. Spot ETF’lere güçlü para girişi olmasına rağmen fiyat ivmesinin sınırlı kalması, çıkış başladığında ise zayıflığın hızla görünmesi dikkat çekti. Bu durum, yalnızca fon girişinin büyüklüğünün değil, alıcı profilinin kalıcılığının ve genel risk iştahının da belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Yine de raporda yer alan geçmiş verilere göre yüzde 25’in altındaki 21 düzeltme örneğinde, bir ay sonraki medyan getiri yüzde 4,8, üç ay sonraki medyan getiri ise yüzde 15,4 oldu. Yani orta vadeli toparlanma ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil.
Ethereum(ETH) ise görece daha güçlü bir görünüm sergiledi. Ethereum(ETH), 1.855 dolar civarında yedi günde yüzde 0,6 yükselerek Bitcoin(BTC)’i hafif geride bıraktı. ABD’deki spot ETF’lerde de 14 Temmuz ile 23 Temmuz arasında toplam 295,4 milyon dolar net giriş kaydedildi. Özellikle Bitcoin(BTC) ETF’lerinden bir günde 225,1 milyon dolar çıkış yaşanırken Ethereum(ETH) ETF’lerinin net giriş vermeyi sürdürmesi, yatırımcıların varlıklar arasında dağılıma gittiğini ortaya koydu. Rapora göre ETH/BTC oranı 0,0285 ile 0,029 bandını korursa göreli güçte artış ihtimali sürebilir.
Solana(SOL) tarafında ise daha zayıf bir tablo görüldü. Fiyat 73,7 dolar civarında haftalık bazda yüzde 1,8 düştü. Aynı dönemde spot ETF girişleri yalnızca 8,1 milyon dolar oldu. Buna ek olarak Validator Admission Ticket adlı yeni yapının devreye alınmasıyla doğrulayıcı kabul sürecinin yeniden şekillenmesi bekleniyor. Bu adım uzun vadede ağ verimliliğini destekleyebilir. Ancak kısa vadede işletme maliyetleri ve ekosistem likiditesi açısından baskı yaratabileceği düşünülüyor.
DeFi tarafında ise ‘gelirin kime gittiği’ sorusu daha fazla önem kazanıyor. Hyperliquid(HYPE), son 30 günde 56,6 milyon dolar ücret geliri ve 40,1 milyon dolar token sahibi getirisi üretti. Buna karşın yüksek miktardaki unstake bekleyen varlık kısa vadeli belirsizlik oluşturuyor. Aave(AAVE), mobil uygulama önerisiyle kullanıcı mevduat kanallarını büyütmeyi ve DAO’ya akan gelir tabanını güçlendirmeyi hedefliyor. Morpho(MORPHO) ise sabit faizli ve sabit vadeli ‘Midnight’ pazarını kullanıma sundu ancak token sahiplerine düzenli gelir akışının net biçimde oluştuğu henüz görülmedi. Rapordaki temel yaklaşım net: büyüme hikâyesinden çok ‘nakdi kimin topladığı’ önem kazanıyor.
Hisse senedi piyasasında da benzer bir yeniden fiyatlama süreci yaşanıyor. Büyük teknoloji hisselerinin ağırlıklı olduğu Nasdaq gerilerken eşit ağırlıklı endekslerin daha dirençli kalması, yatırımcıların tüm riskli varlıklardan kaçmadığını; daha çok pahalı vadeli büyüme beklentisini azalttığını gösterdi. Alphabet, Microsoft(MSFT) ve Amazon gibi AI temasından faydalanan şirketler güçlü gelir artışı göstermeyi sürdürse de yüksek sermaye harcamalarının serbest nakit akışı üzerindeki baskısı artık daha görünür. Oracle’da görüldüğü gibi büyük sipariş birikimine rağmen ağır altyapı yatırımı nedeniyle nakit akışının bozulması, piyasanın hangi metriklere öncelik verdiğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Emtia cephesinde petrol yeniden faiz beklentilerini etkileyen ana değişkenlerden biri haline geldi. WTI 89,31 dolar, Brent petrol ise 96,78 dolardan kapanış yaptı. Ancak haftalık yükseliş oranları her ikisinde de yüzde 8’in üzerine çıktı. Altın ve gümüş ise jeopolitik güvenli liman talebi ile yükselen faiz baskısı ve zayıflayan sanayi talebi arasında karışık bir seyir izledi. Rapora göre piyasa şu anda ABD içindeki arz eksikliğinden çok, ‘erişilebilir fiziksel enerji’nin kıtlığına fiyat biçiyor.
Tahmin piyasaları da bu gerginliği yansıtıyor. Polymarket ve Kalshi verilerine göre temmuz ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısında faizin sabit kalma ihtimali yüzde 70’lerin ortası ile sonu arasında fiyatlanıyor. Buna karşılık faiz artışı olasılığı da yüzde 20’lerin ortasında tamamen masadan kalkmış değil. Petrol, ithalat fiyatları ve ABD iki yıllık tahvil getirilerindeki hareketin, Fed beklentilerini kısa sürede ne kadar değiştirebildiği burada açıkça görülüyor. Bu da doğrudan Bitcoin(BTC) dahil riskli varlıkların değerlemesine yansıyor.
Özetle piyasanın verdiği mesaj basit. Büyüme hâlâ önemli, ancak o büyümenin maliyeti, ne kadar hızlı nakde çevrildiği ve stres anında çıkış likiditesinin korunup korunmadığı artık daha belirleyici. Alea Research’e göre yükselen petrol fiyatları, ekipman enflasyonu ve sınırlı para politikası desteği ortamında yatırımcılar artık yalnızca büyümeyi değil, ‘nakde çevrilebilir büyüme’yi tercih ediyor. Kripto para piyasası da bu eğilimin dışında değil. Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) gibi büyük varlıklar önümüzdeki dönemde anlatılardan çok fon akışı, gerçek getiri ve ‘nakde dönüşüm’ kapasitesi üzerinden test edilecek gibi görünüyor.
Yorum 0