‘Slippage’ takma adlı X kullanıcısı, kripto dünyasında ‘Bastille’ olarak bilinen ismin gerçek kimliğini, özel hayatını ve bir dizi suç iddiasını ayrıntılı biçimde paylaşınca, kripto piyasasında ‘ahlak’ ve ‘güven’ tartışması yeniden alevlendi. Paylaşılan iddialar, cinsel saldırıdan maddi sömürüye, ödenmeyen sağlık giderlerine kadar uzanıyor ve basit bir magazin anlatımının çok ötesine geçiyor.
Slippage, 2024’ün 7. ayında bir grup sohbetinde Bastille ile ilk kez iletişime geçtiğini ve kısa süre sonra birlikte bir kripto projesi başlattıklarını öne sürdü. Bastille’in gerçek adının ‘William Edmund Bateman’ olduğunu iddia etti. Anlatıya göre ikili, bir süre sonra sık sık görüşmeye başladı ancak Slippage, zamanla Bastille’in kendisine güvensizlik göstermeye başladığını ve para konuları gündeme geldiğinde saldırganlaştığını savundu.
Slippage, birlikte token çıkarma sürecinde fiilen ‘ortak çalışma’ yürüttüklerini belirtiyor. Kendi payına, tasarım, içerik üretimi, video hazırlığı, X hesabı yönetimi, merkeziyetsiz borsa(dex) ve paketleme işlemleri gibi neredeyse tüm operasyonel işleri üstlendiğini, buna rağmen kazancın adil şekilde paylaşılmadığını iddia ediyor. “Bir coinden ciddi para kazandık ama o kârın yaklaşık yüzde 85’ini aldı” ifadesi de bu anlatımın merkezinde yer alıyor.
İddiaların en çarpıcı kısmı ise özel hayat ve şiddet boyutu. Slippage, Bastille’in Japonya’da aşırı alkollü olduğu bir gecede son derece agresif davrandığını, bir kumarhanede kendisini tek başına bırakarak başka erkeklerin tacizine açık hale getirdiğini anlatıyor. Bunun yanında, rızası olmadan bazı cinsel eylemlere zorlandığını, aylarca ‘kaygı’ ve panik atak yaşadığını dile getiriyor. Slippage, ‘yaşam masrafları’ ve ‘tıbbi giderler’ konusunda da tüm yükün üzerine yıkıldığını öne sürüyor.
En büyük tartışma ise trafik kazası iddiası etrafında dönüyor. Slippage’in anlattığına göre ikili, Norveç’te BMW ile seyir halindeyken kaza yapıyor. Slippage, kazada altı omur kırığı, bağ dokusunda yırtık, akciğerde darbe, disk fıtığı ve beyin sarsıntısı gibi ağır yaralanmalar aldığını vurguluyor. Tedavi masraflarının yaklaşık 50 bin euroya(“yaklaşık 7,27 milyon won” ibaresi yerine euro bazlı değer vurgulanıyor) ulaştığını, ancak Bastille’in Norveç’teki yaklaşık 6 bin euroluk hastane faturasını bile ödemediğini iddia ediyor.
Bu son anlatım, kripto ekosisteminde sık sık gündeme gelen ‘rug pull’ ve ‘özel ilişkiler üzerinden sömürü’ başlıklarının yeniden kesiştiği bir örnek olarak öne çıkıyor. Anonimlik ve ‘hızlı fon hareketi’ gibi özelliklerin baskın olduğu bu piyasada, proje içi güç dengeleri bozulduğunda hem finansal hem de kişisel düzeyde ağır sonuçlar doğabileceğini gösteriyor. Bastille cephesinden şu ana kadar kapsamlı bir ‘yalanlama’ gelmiş değil; bu nedenle anlatılanların ‘olgu’ boyutu hâlâ bağımsız doğrulamaya muhtaç. Yine de tartışma, kripto ekosisteminde ‘güven’ zeminine dair kırılganlığın ne kadar yüksek olduğunu ve kişisel davranışların, projelerin itibarı kadar tüm piyasayı da sarsabildiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Yorum 0