암para kripto türev piyasasının merkezine yerleşen ‘무기한 선물’ ürünlerinin, aslında ‘fazlasıyla yanlış anlaşıldığı’ yönünde yeni bir tartışma başladı. DRW CEO’su Don Wilson(Don Wilson), esas meselenin *‘무기한 선물’ sözleşmesinin doğası* ile *이 ürünleri sunan 거래소ların piyasa tasarımı*nın net şekilde ayrılması gerektiğini vurguluyor.
Wilson, yakın zamanda X(eski Twitter) üzerinden yaptığı paylaşımda, 무기한 선들(perpetual futures, ‘퍼프’) ürünlerinin özünde sadece ‘vadesiz bir vadeli işlem sözleşmesi’ olduğunu anlattı. ‘고배율 레버리지’, ‘otomatik deleveraging(ADL)’ ve ‘24 saat kesintisiz işlem’ gibi özelliklerin, *sözleşmenin yapısından değil*, bazı kripto para borsalarının tercih ettiği ‘uygulama biçiminden’ kaynaklandığını savundu. Ona göre, ‘çoğu kişinin 퍼프 denince aklına gelen özellikler’ sözleşmenin temel yapısıyla doğrudan ilişkili değil.
Bu tartışma, ‘무기한 선물’ ürünlerinin ABD’nin düzenlenmiş piyasalarına taşınması yönündeki girişimlerin hız kazandığı bir dönemde gündeme geldi. Bazı borsalar ve piyasa katılımcıları, kripto paraların ötesine geçerek *farklı varlık sınıflarında* da 무기한 선물 ürünü sunmanın yollarını araştırıyor.
Örneğin Kalshi, 무기한 선물 işlem hacmindeki artışın ardından, düzenleyici kurumlara ‘değerli metaller’ için benzer ürünler sunma planını iletti. Ancak bu ürünlerin ‘geleneksel bir vadeli işlem mi, yoksa bir tür swap mı’ sayılacağı henüz net değil ve düzenleyici sınıflandırma tartışması devam ediyor.
Hyperliquid gibi kripto para borsaları ise ‘24 saat açık piyasa’, ‘tamamen dijital teminat’, ‘anlık teminat takibi’ gibi unsurlarla geleneksel piyasalardan ayrışan bir yapı kurmuş durumda. Bu mimari içinde ‘yüksek kaldıraç oranları’ ve ‘ADL tabanlı tasfiye mekanizmaları’ devreye girmiş, zamanla da 퍼프 ürünleriyle özdeşleşmiş hale gelmiş durumda.
Wilson, tam da bu noktada, söz konusu unsurların *무기한 선물’ün özüymüş gibi algılanmasını hatalı* buluyor. Özellikle ADL için, bunun ‘퍼프 için vazgeçilmez bir yapı’ olmadığını, aksine son derece tartışmalı bir tercih olduğunu ifade ediyor.
Onun perspektifine göre, dijital ödeme ve takas altyapısı risk yönetimi yöntemlerini temelden değiştiriyor. Geleneksel piyasalarda takas kurumları teminatı genellikle ‘günlük’ olarak hesaplıyor ve teminat tamamlama için zaman tanıyor. Bu nedenle ‘başlangıç teminatı’ yüksek tutuluyor ve marj gerekliliği ağırlaşıyor.
Buna karşılık, ‘anlık mutabakat’ altyapısına sahip dijital piyasalarda, teminat sürekli yeniden hesaplanabiliyor ve gerektiğinde anında teminat tamamlama çağrısı yapılabiliyor. Bu sayede, *aynı istikrar seviyesi* korunurken, başlangıçta gereken teminat miktarı önemli ölçüde düşürülebiliyor. Wilson’a göre, 레버리지 seviyesi de bu verimlilikten ‘nasıl faydalanılacağına dair ticari bir karar’, yani ‘piyasa tasarımı seçimi’ olarak değerlendirilmelı.
Wilson’a göre 무기한 선물’ün asıl ‘yenilikçi tarafı’ ise *vadenin tamamen ortadan kalkması*. Klasik vadeli işlem sözleşmelerinde vade doldukça pozisyonun ‘rollover’ edilmesi, yani bir sonraki vadeye taşınması gerekiyor. 무기한 선물 ürünlerinde ise bu dönüşüm sürecine ihtiyaç kalmıyor.
Bu yapı; *işlem maliyetlerinin düşmesi*, *piyasa üzerinde oluşan ek alım-satım baskısının azalması* ve rollover sürecinde meydana gelen ‘slippage’in sınırlanması gibi sonuçlar doğuruyor. Aynı zamanda ‘fiyat takip gücü’ artıyor ve ürünün fiyatı, vadeli işlemlerin getiri eğrisindeki merkez seviyeye daha sıkı şekilde yakınsıyor.
Wilson, düzenleyicilere de net bir mesaj iletiyor: Sadece ‘vadesiz’ oldukları için 무기한 선물 ürünlerini otomatik olarak swap kategorisine sokmaya gerek olmadığını, bu ürünlerin *ekonomik mantık açısından klasik vadeli işlemlere çok daha yakın* olduğunu savunuyor. Ona göre 무기한 선물, sadece kripto paralar için değil; emtia, menkul kıymet ve diğer varlık sınıflarında da ‘fiyat keşfi’ ve ‘risk yönetimi’ aracı olarak kullanılabilecek bir ürün ailesi.
Sonuçta, 무기한 선물 etrafındaki tartışmanın odağında ‘ürünün sözleşme yapısı’ndan çok ‘pazar mimarisi ve piyasa tasarımı’ yer alıyor. Düzenleyici çerçeve ve piyasa oyuncularının benimseme hızı, bu ürün grubunun ‘hangi varlık sınıflarına ve ne kadar hızlı’ yayılacağını belirleyecek temel faktörler olarak öne çıkıyor.
Yorum 0