Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

ABD’de Kalıcı Vadeli İşlemlerde Vergi Krizi: ‘Vadeli İşlem mi, Swap mı?’ Belirsizliği Yatırımcıyı Tehdit Ediyor

ABD’de Kalıcı Vadeli İşlemlerde Vergi Krizi: ‘Vadeli İşlem mi, Swap mı?’ Belirsizliği Yatırımcıyı Tehdit Ediyor / Tokenpost

Amerika Birleşik Devletleri’nde ‘perpetual futures’ yani ‘kalıcı vadeli işlem’ ürünlerine verilen izin genişlerken, bu ürünlerin hukuki niteliğine ilişkin tartışma *vergi riski* boyutuna taşınmış durumda. Düzenleyici kurumların yapacağı yorumlara göre yatırımcıların beklemedikleri ek vergi yükleriyle karşılaşabileceği uyarıları gündeme geliyor.

Chicago Ticaret Borsası(CME) Grubu’nun CEO’su Terry Duffy, yakın tarihli bir röportajda “Kimsenin konuşmadığı bir ‘sonuç’ var” diyerek “Amerikalı yatırımcılar şu anda vergi açısından net olmayan bir pozisyonda” ifadelerini kullandı. Bu çıkış, Amerika Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) tarafından kalıcı vadeli işlem sözleşmelerinin onaylanmasının ardından, CME’nin bu karara karşı hukuki mücadele yürüttüğü süreçte geldi.

Kalıcı vadeli işlemlerin temel sorunu, bu ürünlerin hukuken *‘vadeli işlem mi, yoksa swap mı’* olarak sınıflandırılacağı noktasında düğümleniyor. Söz konusu ürünün ‘vadeli işlem’ ya da ‘swap’ olarak görülmesine göre uygulanacak vergi rejimi tamamen değişiyor.

Kalıcı vadeli işlemler, vadesi olmayan türev ürünler olarak öne çıkıyor. Fiyatın dayanak varlığa yakın seyretmesi için düzenli aralıklarla ‘funding fee’ adı verilen ödemeler yapılıyor. Duffy, bu yapının ABD hukukundaki *swap* tanımıyla daha uyumlu olduğunu savunuyor. Ona göre “İki tarafın düzenli ödeme alışverişi yaptığı her yapı, swap olarak kabul edilmeli.”

CFTC ise bu ürünleri *vadeli işlem* kategorisine koymuş durumda. Ancak bu yorum farkı, doğrudan yatırımcıların vergi yükümlülüklerine yansıyabilecek nitelikte.

Şu anda kalıcı vadeli işlemler ‘vadeli işlem’ sayılırsa, ABD vergi kanununun 1256’ncı maddesi devreye giriyor. Bu maddeye göre kazançlar, %60 oranında ‘uzun vadeli’, %40 oranında ise ‘kısa vadeli’ sermaye kazancı şeklinde karma bir yapıda vergilendiriliyor. Buna karşılık söz konusu ürünler *swap* olarak sınıflandırılırsa, genel gelir vergisi oranlarının geçerli olması bekleniyor. Bu da çoğu yatırımcı için daha yüksek bir vergi yükü anlamına gelebilir.

Belirsizliği derinleştiren bir diğer unsur ise ABD Gelir İdaresi(IRS) cephesinde. IRS, kalıcı vadeli işlemlerin vergilendirilmesine ilişkin net bir rehber yayımlamış değil. Buna rağmen bazı yatırımcıların şimdiden bu ürünleri *1256 kapsamındaki vadeli işlem* olarak beyan ederek vergi ödemesi yaptığı biliniyor.

Duffy, “Bugüne kadar 1256 sözleşmesi olarak beyan ettikten sonra, bir gün bunun swap olduğuna hükmedilirse IRS’in ne kadar ek vergi isteyeceğini merak etmeye başlarsınız” diyerek olası bir ‘vergi riski’ne dikkat çekiyor. Bu durum, ileride mahkeme kararları veya mevzuat değişiklikleriyle geçmişe dönük beyanların da tartışmaya açılabileceği anlamına gelebilir.

Hukuk çevrelerinde ise yaşananların basit bir sınıflandırma meselesi olmadığı görüşü ağırlık kazanıyor. Allegis Law’dan vergi avukatı Rustin Diehl, kalıcı vadeli işlemlerin “Yapısal olarak swap’a benzediğini ama ekonomik işlev açısından vadeli işlemlere yakın durduğunu” belirterek *‘şekil’ değil, ‘öz’* odaklı bir değerlendirmenin kritik olduğuna dikkat çekiyor.

Morrison Cohen’den Jason Gottlieb de swap’ın hukuki tanımının son derece geniş olduğuna işaret ederken, yeni finansal ürünlere yönelik yorum marjının açık olduğunu vurguluyor.

2024’te ABD Yüksek Mahkemesi’nin verdiği ‘Loper Bright’ kararı da tabloyu karmaşıklaştırıyor. Bu kararın ardından mahkemeler, düzenleyici kurumların yorumlarına eskisi kadar bağlı kalmak zorunda değil. Dolayısıyla kalıcı vadeli işlemlerin statüsünde *mahkeme yorumları* belirleyici bir rol oynayabilir.

Uzmanlar, CFTC ile CME arasındaki gerilimin uzun soluklu bir davalar zincirine dönüşebileceği görüşünde birleşiyor. İlk etapta mahkemelerin, CFTC’nin bu ürünü onaylarken yeterli inceleme ve gerekçelendirme yapıp yapmadığını mercek altına alacağı tahmin ediliyor.

Ayrıca kalıcı vadeli işlemler hukuken vadeli işlem mi yoksa swap mı olarak tanımlanırsa tanımlansın, vergi tarafında tartışmanın tamamen kapanmama ihtimali de yüksek. Çünkü IRS’in, CFTC’nin yaptığı sınıflandırmaya *otomatik olarak uymak gibi bir zorunluluğu yok*. Bu da vergi otoritesinin kendi yorumunu getirebileceği ve yatırımcıların iki farklı kamu otoritesinden gelen çelişkili sinyallerle karşılaşabileceği bir tabloyu işaret ediyor.

Bu belirsizliğin özellikle büyük ölçekli kurumsal yatırımcılar açısından ciddi bir risk faktörü haline gelmesi bekleniyor. Duffy, “Yüksek hacimli işlem ve hedge yapan halka açık bir şirketin, ansızın vergi meselesi yüzünden manşetlere çıktığını düşünün” sözleriyle kurumsal düzeyde yaşanabilecek itibar ve maliyet baskısına atıfta bulunuyor.

Kalıcı vadeli işlem piyasası hızlı büyümesini sürdürürken, ürünün hukuki tanımı ve vergi yapısı aynı hızda netleşmiş değil. Bu şartlar altında *düzenleyici kurumlar, mahkemeler ve vergi otoritesinden* gelecek açıklayıcı çerçeve ortaya çıkana dek, piyasa katılımcılarının ‘belirsizlik’ ortamında hareket etmeye devam etmesi bekleniyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1