Crypto.com’un araştırmasına göre geçen hafta küresel kripto para piyasası, Bitcoin(BTC) madencilik zorluğundaki düşüş, ABD borsalarındaki sert dalgalanma, geleneksel finans kurumlarının blokzincir kullanımını artırması ve Güney Kore ile ABD’de öne çıkan düzenleme başlıklarının aynı anda etkili olmasıyla karmaşık bir seyir izledi. Özellikle Bitcoin(BTC) madencilik zorluğunun yıl başındaki zirveye göre yüzde 15 gerilemesi ve ABD spot ETF akışlarında Bitcoin(BTC) ile Ethereum(ETH) arasında belirgin bir ayrışma yaşanması, piyasada risk iştahının sınırlı kaldığına işaret etti.
Crypto.com’a göre ABD finans piyasaları, 29 Temmuz’da (yerel saatle) ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutma kararının ardından enflasyon kaygıları ile büyüme yavaşlaması sinyalleri arasında gidip geldi. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,75’e kadar çıkarak sıkı para politikasının daha uzun sürebileceği endişesini artırdı. Buna karşın çekirdek kişisel tüketim harcamaları endeksinin aylık bazda yalnızca yüzde 0,1 yükselmesi, fiyat baskılarında kısmi bir yavaşlamaya işaret etti. Öncü ikinci çeyrek büyüme verisinin yüzde 1,5’te kalması ekonomik ivmenin zayıfladığını gösterse de, Microsoft(MSFT) ve Amazon(AMZN) bilançolarında bulut ve yapay zeka tarafındaki güçlü performans yatırımcı algısını destekledi.
Bu tablo sonunda teknoloji hisselerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq haftayı yüzde 1,59 artışla kapattı. S&P 500 endeksi yüzde 1,05, Dow Jones Sanayi Endeksi ise yüzde 1,04 yükseldi. Crypto.com, benzer dengenin kripto para piyasasında da görüldüğünü belirtti. Fed’in bundan sonraki adımlarına ilişkin belirsizlik ve ABD ekonomisindeki yavaşlama sinyalleri riskli varlıkların yükselişini sınırlarken, büyük teknoloji şirketlerinden gelen güçlü sonuçlar dijital varlıklara da kısmi destek sağladı.
Kripto para piyasasında en dikkat çekici veri, Bitcoin(BTC) ağındaki değişim oldu. Bitcoin(BTC) madencilik zorluğu 126,23 trilyon seviyesine gerileyerek ocak ayındaki zirvesine göre yaklaşık yüzde 15 düştü. Bu oran, geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 2,5’lik azalış anlamına geliyor. Crypto.com, bunun 2021’de Çin’in madencilik yasağından bu yana ağ tarihinde görülen ikinci yıllık düşüş olduğuna dikkat çekti. Bu gerilemede bazı madencilerin kârlılığının bozulması, ekipman ayarlamaları ve enerji maliyetlerindeki baskının etkili olduğu değerlendiriliyor.
Spot ETF cephesindeki para akışı ise daha karışık bir görünüm verdi. ABD’deki Bitcoin(BTC) spot ETF’lerinden 62 milyon dolarlık net çıkış yaşanırken, Ethereum(ETH) spot ETF’leri 10 milyon dolarlık net giriş aldı. Bu durum, piyasanın genel yönü netleşmemişken yatırımcıların Bitcoin(BTC) yerine kısmen Ethereum(ETH) tarafındaki yeni talep alanlarına yöneldiğini gösterdi. Başka bir deyişle, yalnızca fiyat hareketleri değil, varlık bazlı sermaye dağılımı da daha belirgin hale geldi.
Büyük altcoin’ler arasında Cardano(ADA) öne çıktı. Piyasanın genelinde zayıf görüntü sürerken Cardano(ADA), büyük yatırımcıların alımlarıyla haftalık bazda yüzde 14,2 yükseldi. Bu hareket, sadece kısa vadeli spekülasyon değil, seçici birikim eğiliminin de devrede olabileceğine işaret etti.
Merkeziyetsiz finans tarafında Uniswap(UNI) dikkat çeken bir adım attı. Proje, yedi ağda v4 protokolü için ücret anahtarını devreye alarak işlem ücretlerinin bir bölümünü protokole yönlendiren, ardından aynı değerde Uniswap(UNI) token’ının yakıldığı bir yapı kurdu. Bu modelin dolaşımdaki arzı azaltan ‘deflasyonist’ bir mekanizma gibi çalışabileceği belirtiliyor. Aynı dönemde temmuz ayında merkeziyetsiz borsaların spot işlem hacmi, merkezi borsaların hacminin yüzde 24’üne ulaşarak 2019’dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Bu veri, işlemlerin giderek daha fazla dağıtık altyapıya kaydığını gösteriyor.
Düzenleme tarafında ABD ve Güney Kore’deki gelişmeler piyasayı doğrudan etkiledi. ABD Senatosu’ndaki CLARITY yasa tasarısına ilişkin değişiklikler, kamu görevlilerinin dijital varlık ihraç etmesini yasaklamayı ve daha net düzenleyici çerçeve oluşturmayı hedefliyor. BlackRock(BLK), Fidelity ve Goldman Sachs(GS) gibi büyük finans kuruluşları, belirsizliği azaltabileceği gerekçesiyle düzenlemeye destek veriyor. Buna karşılık JPMorgan Chase(JPM) başta olmak üzere geleneksel bankalar, stabil kripto paralara faiz verilmesini mümkün kılan bazı maddelerin bankacılık mevduatlarına karşı adil olmayan bir avantaj yaratabileceğini savunuyor.
Bu ayrışma yalnızca teknik bir yasa tartışması değil. Aynı zamanda dijital varlık sektöründe söz sahibi olacak tarafların mücadelesi olarak da görülüyor. Varlık yöneticileri tokenlaştırılmış ürünler ve zincir üstü finansın büyümesini fırsat olarak değerlendirirken, bankalar mevduata dayalı iş modellerinin aşınmasından çekiniyor. Crypto.com araştırması, bu tartışmanın ABD’de stabil kripto para pazarının gelişim hızını ve kurumsal yatırımcı girişlerini belirleyecek temel etkenlerden biri olduğunu vurguladı.
Güney Kore’de ise kripto para vergilendirme takvimi netlik kazandı. Hükümet, kripto para alım satım kazançlarına uygulanacak yüzde 22’lik verginin 1 Ocak 2027’de yürürlüğe gireceğini yeniden teyit etti. İlk kez 2022’de gündeme gelen düzenleme üç kez ertelenmişti. Ancak son açıklama, ek bir gecikme planlanmadığını gösteriyor. Bu da yerel yatırımcılar için önümüzdeki dönemde işlem yapısını, vergi planlamasını ve varlık transfer yöntemlerini yeniden gözden geçirme ihtiyacını artırıyor.
Kripto paraların günlük kullanım alanı ve geleneksel finans sistemine entegrasyonu da hızlandı. Emirates, internet sitesi ve mobil uygulamasında Crypto.com Pay’i resmi ödeme seçeneği olarak devreye aldı. Ödemelerin Birleşik Arap Emirlikleri dirhemi üzerinden işlenmesi, kripto para destekli ödeme çözümlerinin küresel markalar nezdinde daha görünür hale geldiğini gösteriyor.
New York Mellon Bankası(BK), fon sahipliği kayıtlarını ve yatırımcı işlemlerini zincir üstüne taşıyan blokzincir tabanlı bir platform tanıttı. Banka, mevcut sistemlerle paralel çalışacak bu yapı sayesinde manuel veri uzlaştırmasını azaltmayı ve arka ofis süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Bu hamle, geleneksel finans kuruluşlarının blokzinciri artık yalnızca bir deneme alanı değil, operasyonel verimlilik aracı olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Morgan Stanley(MS), New York Borsası Arca platformunda Ethereum ve Solana odaklı spot ETP ürünlerini listeledi. Şirketin bu ürünlerde, elde tutulan Ethereum(ETH) ve Solana(SOL) varlıklarından doğan staking getirilerinin tamamını yatırımcılara aktarmayı planladığı belirtildi. Bu yaklaşım, kurumsal yatırım ürünlerinin yalnızca fiyat takibiyle sınırlı kalmayıp blokzincir ağlarının ekonomik getirisini de kapsayacak şekilde geliştiğini gösteriyor.
Genel tabloya bakıldığında, geçen hafta kripto para piyasası bir yandan Bitcoin(BTC) ağ verilerindeki zayıflama, ETF çıkışları ve ABD kaynaklı makro baskılarla karşı karşıya kaldı. Diğer yandan Ethereum(ETH) etrafında şekillenen kurumsal talep, merkeziyetsiz finans uygulamalarındaki büyüme, ödeme çözümlerinin yaygınlaşması ve geleneksel finansın zincir üstü sistemlere yönelmesi piyasadaki baskıyı dengeledi. ‘Bitcoin’ ve ‘Ethereum’ merkezli ana eksen korunurken, önümüzdeki dönemde yönün ABD’deki düzenleme tartışmaları, Güney Kore’deki vergi uygulaması ve finans kuruluşlarının blokzincire geçiş hızına bağlı olarak şekillenmesi bekleniyor. Piyasa halen yüksek oynaklık içinde olsa da, ‘kurumsal benimsenme’ ve ‘gerçek kullanım’ tarafındaki yapısal eğilim giderek daha görünür hale geliyor.
Yorum 0