SpaceX, küresel tedarikçilerinde Çin üretimi güvenlik ekipmanlarının ve Çin uyruklu çalışanların sözleşmeli üretim hatlarına dahil olup olmadığını denetliyor. Bu adım, özel uzay şirketlerinde tedarik standartlarının ABD uzay ve güvenlik sanayisinin tedarik zinciri yönetimine doğru genişlediğini gösteriyor.
Financial Times(FT), kısa süre önce yayımladığı haberinde SpaceX’in iş ortaklarına denetim ekipleri göndererek Çin üretimi güvenlik ekipmanlarının kaldırılmasını ve Çin uyruklu kişilerin parça bağlantılı işlerden uzak tutulmasını istediğini bildirdi. SpaceX bu kriterleri resmi bir basın açıklamasıyla duyurmuş değil.
Haberde adı geçen iç standart ‘NCNT(non-China, non-Taiwan)’ olarak geçiyor. Bu ifade, Çin ve Tayvan kaynaklı parça ile ekipmana bağımlılığı azaltmayı hedefleyen bir tedarik zinciri yönetim çerçevesini anlatıyor.
Denetimlerin yalnızca Çinli şirketlerle doğrudan işlemlerle sınırlı kalmadığı aktarılıyor. Tedarikçilerin alt tedarikçilerinde Çin üretimi parça veya ekipman kullanılması da denetim kapsamına girebilir.
Bu adım, SpaceX’in ABD hükümeti ve güvenlik kurumları için kritik projeler yürütmesi nedeniyle dikkat çekiyor. Şirket, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi(NASA), ABD Savunma Bakanlığı ve Ulusal Keşif Ofisi(NRO) ile bağlantılı fırlatma ve uydu projelerinde görev alıyor.
NASA Genel Müfettişlik Ofisi, Haziran’da yayımladığı raporda SpaceX’in Crew Dragon aracının 2020’deki sertifikasyondan bu yana Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidiş dönüş 12 insanlı görev gerçekleştirdiğini açıkladı. Bu yapı, insanlı uzay araçlarında kullanılan parçaların ve üretim ekipmanlarının güvenliğini doğrudan kamu görevleriyle bağlantılı hale getiriyor.
Hükümet kullanımına yönelik uydu ağı Starshield da tedarik zinciri yönetiminin kritik olduğu projeler arasında gösteriliyor. SpaceX, Starshield’ın ana alanlarını Dünya gözlemi, iletişim ve faydalı yük operasyonları olarak tanımlıyor.
Starshield, ticari uydu internet hizmeti Starlink’ten farklı olarak kamu kurumlarının ihtiyaçlarına göre güvenli iletişim ve uydu operasyonlarını öne çıkarıyor. Tedarik zinciri denetimlerinin güçlenmesi, yalnızca fırlatma araçlarını değil, uydu iletişim ekipmanları ve ilgili parçaları sağlayan iş ortaklarını da etkileyebilir.
SpaceX ile Çin tedarik zinciri arasındaki bağlantılar kamuya açık kayıtlarda da görülüyor. İthalat ve ihracat veri şirketi ImportGenius, SpaceX’in Ocak 2022’de Çin’in Shenzhen kentindeki Hon Hai Precision Industry bağlantılı bir sevkiyatı ithal ettiğine dair kayıt yayımladı.
Çinli Shuangliang Group(SLG), Şubat’ta SpaceX’in Starship fırlatma sahası genişletmesinde kullanılacak 12 yüksek verimli ısı eşanjörü siparişi aldığını açıkladı. NCNT kriteri sözleşmelerin geneline uygulanırsa, mevcut Çinli tedarikçilerle işlem yapısı da inceleme konusu olabilir.
Tayvan tedarik zinciri de bu sürecin etki alanında yer alıyor. Taiwan News, Ocak’ta SpaceX’in Tayvanlı tedarikçileri ziyaret ederek alçak Dünya yörüngesi uydu yükseltmeleriyle bağlantılı sipariş artışını görüştüğünü haberleştirdi.
Çin ve Tayvan bağımlılığını azaltan kriterler sözleşmelere fiilen yansırsa, ABD, Japonya, Güney Kore ve Avrupa’daki yarı iletken, elektronik parça ve hassas bileşen üreticileri de etkilenebilir. Ancak Güney Koreli şirketlerde olası sipariş değişimleri, kamuya açık sözleşmeler ve resmi bildirimler üzerinden doğrulanmalı.
Kripto piyasasıyla doğrudan bir bağlantı ortaya konmuş değil. Yine de Starlink ve Starshield’ın veri iletimi, uzak ağ erişimi ve güvenli iletişim sağlaması nedeniyle bu gelişme, blokzincir sektörünün iletişim altyapılarındaki tedarik zinciri risklerini izlerken başvurabileceği bir örnek olabilir.
Doğrulama kaynakları: FT, NASA Genel Müfettişlik Ofisi, SpaceX Starshield, ImportGenius, SLG
Yorum 0