BitMEX'in ortak kurucusu Arthur Hayes(Arthur Hayes), yenin güçlenmesini sağlamaya yönelik adımların dolar likiditesini artırabileceğini öne sürdü. Hayes, 11'inde (yerel saatle) X hesabından paylaştığı "Yen-quake" başlıklı yazıda, dolar likiditesinin belirgin biçimde artması hâlinde bunun Bitcoin(BTC) ve diğer kripto para fiyatları için olumlu bir ortam yaratabileceğini savundu.
Odaily, Hayes'in bu paylaşımını 11'inde saat 02.07'de (Kore saatiyle) aktardı. Hayes, aynı yazıda ABD Hazinesi ile Japonya makamlarının dolar-yen kurundaki hareketlere karşı izleyebileceği yöntemleri ele alacağını belirterek, dolar likiditesindeki büyük bir artışın Bitcoin ve kripto para fiyatlarını yukarı çekebilecek bir etken olabileceğini savundu.
Hayes'in analizi, son on yıldır süregelen yen zayıflığından yola çıkıyor. Düşük yen fonlama maliyetinin yurt dışı varlıklara yatırımı ve riskli varlıklara olan iştahı desteklediğini, bunun da küresel varlık piyasalarındaki yükselişe katkı sağladığını ifade etti.
Ancak Hayes'e göre yendeki zayıflama eğilimi süresiz devam etmeyecek. Yenin hem düşük değerli bir para birimi olduğunu hem de ABD, Çin ve Japon seçmenleri arasında tartışma konusu hâline geldiğini söyledi.
Hayes, yeni güçlendirebilecek üç yöntem sıraladı: Japonya Merkez Bankası'nın faizleri sert biçimde artırması, Japonya Kamu Emeklilik Yatırım Fonu(GPIF) gibi yerel kurumların yurt dışı varlıklarını satıp Japon varlıklarına yönelmesi ve Japonya Maliye Bakanlığı'nın elindeki ABD tahvillerini kullanarak döviz piyasasına müdahale etmesi. Bu üç seçenek, sırasıyla faiz farkı, kurumsal fon akışı ve döviz rezervi kanallarıyla yen talebini artırmayı hedefliyor.
İlk seçenekte Japonya Merkez Bankası faizleri belirgin şekilde yükselterek ABD ile Japonya arasındaki kısa vadeli faiz farkını daraltıyor. Faiz farkının azalması, yen borçlanıp başka para birimlerindeki varlıklara yatırım yapma işlemlerinin cazibesini düşürebilir.
İkinci seçenekte GPIF başta olmak üzere Japon kurumların yatırım stratejilerini değiştirmesi söz konusu. Yurt dışı varlıkların satılıp Japon varlıklarının satın alınmasıyla fonların yurda dönmesi ve yen talebinin artması bekleniyor.
Hayes'in tercih ettiği seçenek ise üçüncüsü. Bu senaryoda Japonya Maliye Bakanlığı, elindeki ABD tahvillerini repo (geri satın alma anlaşması) yoluyla ABD Merkez Bankası'na(Fed) devrederek dolar elde ediyor, ardından döviz piyasasında bu doları satıp yen satın alıyor.
Repo işlemi, menkul kıymetlerin teminat gösterilerek fon sağlanması ve belirlenen koşullara göre daha sonra geri alınmasını içeren bir işlem türü. Hayes'in senaryosunda Japonya, elindeki ABD tahvillerini doğrudan satmadan yen alımı için gereken doları temin edebiliyor.
Hayes, bu sürecin yalnızca yeni güçlendirmekle kalmayıp dolar likiditesini de artırabileceğini düşünüyor. Yeni sağlanan doların finansal piyasalara girmesiyle Bitcoin başta olmak üzere riskli varlık fiyatları için elverişli bir ortam oluşabileceğini savundu.
ABD ile Japonya'nın döviz piyasası müdahalesi ve Fed likiditesinin genişlemesine ilişkin tartışmalar daha önce de gündeme gelmişti. O dönemki tartışmalarda da yurt dışı ve uluslararası para otoritelerine ait repo mekanizmalarının kullanılması ile ABD finansal piyasalarındaki likidite arasındaki ilişki öne çıkmıştı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in(Scott Bessent) bir notunda 5-10 milyar dolarlık yen alımına dair ifadenin dikkat çekmesi de yenin desteklenmesine yönelik tartışmalarla eş zamanlı gündeme gelmişti. Ancak o dönemde de notun anlamına ve fiilen bir müdahale yapılıp yapılmadığına ilişkin Hazine'den bir açıklama gelmemişti.
Hayes, ABD ve Japonya'daki para politikası yetkililerinin yaklaşık iki hafta önce ortak bir döviz müdahalesi gerçekleştirdiğini öne sürdü. Ayrıca Bessent'in, Japonya Maliye Bakanlığı'nın elindeki varlıkları kullanarak yeni destekleyebilmesi için ilgili repo düzeneğindeki işlem limitinin yükseltilmesini istediğini aktardığını belirtti.
Bu açıklamaların ABD Hazinesi ya da Japonya Maliye Bakanlığı tarafından yapılan resmi bir politika duyurusu olmadığının, Hayes'in kendi analizi olduğunun altını çizmek gerekiyor. Üçüncü seçeneğin hayata geçirilip geçirilmeyeceği ve olası büyüklüğü henüz belirsiz olduğundan, dolar likiditesindeki artış ve kripto para fiyatlarındaki yükseliş beklentisi de şimdilik koşullu bir öngörü olarak değerlendirilmeli.
Yorum 0