Kripto para piyasasını uzun süredir etkisi altına alan ‘finansal nihilizm’ dönemi yavaş yavaş sona eriyor. Bir zamanlar ideallere dayalı bir vizyonla doğan Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH), son yıllarda spekülatif ‘meme coin’ çılgınlığı içinde yolunu kaybetmişti. Ancak son dönemde topluluklar ve geliştiriciler, kriptonun özü olan değerlere yeniden sarılmaya başladı. Uzmanlara göre, blokzincir teknolojisinin ilk ortaya çıkışındaki finansal adaletsizlikle mücadele vizyonu hâlâ geçerli ve artık yeniden ‘büyük düşünme’ zamanı.
Kriptonun ilk dönem topluluğu, merkezsizleşme, sansür direnci ve finansal kapsayıcılık gibi kavramlarla, teknolojinin dünyayı değiştirebileceğini savunuyordu. Cypherpunk, liberteryen ve hacker topluluklarından gelen bireyler blokzincirin potansiyelinden etkilenmiş ve temelden bir sistem dönüşümünü hedeflemişti. Zamanla bu idealler geri plana itildi ve yalnızca fiyat artışına odaklanan ‘kumarhane mantığı’ sektörün geneline hâkim oldu. Likiditesi düşük, toplam arzı yüksek ve genellikle birkaç büyük yatırımcı tarafından kontrol edilen token yapıları, yüzeyde şatafatlı ama işlevsiz ICO projeleri ve temeli olmayan meme coin’ler, idealleri tarihin tozlu raflarına itti.
Özellikle Donald Trump temalı meme coin’lerin yarattığı akım, piyasada kısa süreli bir zirveye ama kalıcı bir sarsıntıya sebep oldu. Geçtiğimiz yılın sonunda piyasaya sürülen Trump(TRUMP) token’ı ilk çıkışında hızla değer kazansa da, yaklaşık 810 bin cüzdanın toplamda 27 milyon TL zarar ettiği bildirildi. Öte yandan Trump tarafının dolaşımdaki token’ların %80’ine sahip olduğu ve bu yapıdan en az 1,46 milyar TL’lik işlem ücreti geliri elde ettiği bilgisi piyasaya yayıldı. Bu durum, meme coin’lere olan güveni büyük ölçüde zedeledi.
Kripto para dünyası artık yanan yatırım balonlarının küllerinden doğarak, bu teknolojinin ‘neden gerekli olduğunu’ yeniden sorguluyor. Ethereum kurucu ortaklarından Joe Lubin, kriptonun temel değerinin halen geçerli olduğunu vurgulayarak, ilk felsefenin kaybolmadığını, ve spekülasyonun ötesinde gerçek sorunları çözmeye odaklanan bir dönüşümün başladığını söyledi.
Bazı blokzincir projeleri teknik ilerlemelerle bu dönüşüme katkıda bulunmaya başladı. Aave, Chainlink(LINK), Filecoin ve Tezos gibi projeler, ICO çılgınlığında ortaya çıkmasına rağmen hâlâ ayakta ve işlevsel çözümlerle piyasada yer alıyor. Öte yandan yapay fiyat artışları ile kısa sürede değerlenen ve birkaç gün içinde %90’dan fazla düşen işlevsiz coin’lere olan inanç sarsıldıkça, yatırımcılar da yeniden ‘gerçek kullanım alanı’ olan projelerin değerini fark etmeye başladı.
Elbette idealizm tek başına çözüm değil. Aşırı merkezsizleşme takıntısı ya da sadece kimlik odaklı geliştirme felsefesi, kullanıcı dostu deneyimi ve erişilebilirliği ihmal etme sorununu da beraberinde getirdi. Synthetix kurucusu Kain Warwick, geçmişte ‘merkezsizleşme fanatiği’ olduğunu ama bugün kullanıcıların felsefeden çok, hayatlarına doğrudan fayda sağlayan ürünler talep ettiğini kabul etti.
Şu anda kripto dünyası, Bitcoin ile finansal umarsızlık arasında gidip gelen iki uç arasında dengeli bir pozisyon bulmaya çalışıyor. Ancak sektör içerisinde yeni bir iyimserlik dalgası yükseliyor. Trump yönetimi döneminde ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) tarafından benimsenen kripto dostu düzenlemeler ve yaklaşım; fonksiyonel projelerin yeniden güç kazanması için uygun bir zemin oluşturuyor.
Bitfinex CTO’su Paolo Ardoino ise artık spekülatif meme coin döneminin sona erdiğini belirterek, kriptoların gerçek amacının enflasyon, yüksek komisyonlar ve finansal erişimsizlik gibi geleneksel sistemin çözmediği sorunları ele almak olduğunu söyledi. Ona göre şimdi sıradaki aşama, ‘teknik direnci yüksek ve bireylerin kendi paraları üzerinde tam kontrol sahibi olduğu’ bir finansal yapı inşa etme zamanı olacak ve bu dönemde kullanım odaklı kripto projeleri ön plana çıkacak.
Kısacası ‘büyük hayal kurma zamanı’ sona ermedi, belki de şimdi başlıyor. Kripto endüstrisi kaos içerisinde yeniden öz değerlerine dönme sürecine girmiş durumda. Bu sorgulamaya nasıl yanıt verileceği, hangi projelerin ve toplulukların bu dönüşüme liderlik edeceği; blokzincirin bir sonraki neslinin nasıl bir toplum inşa edeceğini de belirleyecek.
Yorum 0