Bitcoin(BTC) fiyatının üzerinde birikmiş short (açığa satış) pozisyonlarının tasfiye bekleyen hacmi 10 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, fiyatın altında bekleyen 5,6 milyar dolarlık long (alım) tasfiye hacminin neredeyse iki katı büyüklüğünde.
AMBCrypto, 17'sinde (yerel saatle) CoinGlass'ın (CoinGlass) 'tasfiye haritası' verilerine dayanarak bu bilgiyi duyurdu. Habere göre Bitcoin'in açık pozisyon (Open Interest) hacmi son 8 ayın en yüksek seviyesine çıkarak, geçen yıl Ekim ayındaki sert düşüşten hemen önceki seviyeye yeniden yaklaştı.
Açık pozisyon, henüz kapatılmamış vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin toplam büyüklüğünü gösteren bir gösterge. Bu rakamın artması, vadeli işlem piyasasında kaldıraçlı pozisyonların biriktiği anlamına geliyor. Kaldıraç genelde hızla arttığında fiyat oynaklığı da beraberinde yükselir; ancak bu kez spot fiyatta belirgin bir hareket görülmemesi, piyasa gözlemcileri tarafından sıra dışı bir sinyal olarak okunuyor.
'Kaldıraç hızla artarken fiyatın neredeyse yerinde sayması' şeklindeki bu tabloyu AMBCrypto iki farklı biçimde yorumluyor. Bir yoruma göre spot alım gücü zayıf olduğu için fiyat destek bulamıyor; diğer yoruma göre ise piyasaya yeni sermaye girmesi durumunda, sığ likidite ortamında fiyat hızla sıçrayabilir.
Haberde, bir yatırımcının Bitcoin üzerinde 40 kat kaldıraçlı short pozisyon açtığı örneği de yer aldı. Ancak bu örnek piyasanın genel yapısını temsil eden bir veri olmaktan çok, agresif konumlanmanın sürdüğünü gösteren psikolojik bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
CoinGlass'ın tasfiye haritası, fiyatın belirli seviyelere ulaşması durumunda zorunlu tasfiyeye uğrayabilecek kaldıraçlı pozisyonların büyüklüğünü gösteriyor. Fiyatın üzerinde 10 milyar dolarlık birikimin bulunması, o bölgede yükselişin duracağı anlamına gelmiyor; tam tersine fiyat bu seviyeyi bir kez aştığında, short tasfiyelerinin zincirleme şekilde tetiklenebileceğine işaret ediyor.
Makro ortam da denklemde önemli bir değişken. Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) eylülde faiz artırma olasılığı, son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından yüzde 32,5'in altına, yani son dönemin en düşük seviyesine geriledi.
Aynı dönemde Standard & Poor's 500 (S&P 500) endeksi, 2000 yılındaki dot-com balonu zirvesini aşan bir değerlemeye işaret ediyor. AMBCrypto'nun analizine göre borsalardaki değerleme baskısının artması, kripto varlıkların görece cazibesini öne çıkarabilecek bir zemin oluşturuyor.
Buna karşılık ABD merkezli kripto borsa yatırım fonlarına (ETF) haftalık bazda giren sermaye belirgin şekilde azaldı. Bu bilgi, SoSoValue (SoSoValue) verilerine dayanılarak aktarıldı. Bu durum, yeni sermaye girişi beklentisiyle örtüşmeyen bir tablo ortaya koyuyor.
Açık pozisyondaki sıçrama, faiz artırım endişesindeki gevşeme ve borsalardaki yüksek değerleme baskısının aynı anda bir araya gelmesi halinde şu tablo ortaya çıkabilir: Yeni sermaye girişiyle fiyat yükselirse, short pozisyon tutan yatırımcılar zararlarını sınırlamak için alıma (short kapatma) yönelmek zorunda kalır; bu alım baskısı fiyatı daha da yukarı iterek yeni tasfiyeleri tetikleyebilir. Tersi bir senaryoda ise bu döngü kesilirse short pozisyonlar düşük giriş fiyatlarını koruyarak piyasayı izlemeyi sürdürebilir.
Bu hafta piyasanın yakından takip ettiği makro veri açıklamaları art arda sıralanıyor. 18'inde ABD'nin yurt dışı portföy sermayesi giriş verisi, 20'sinde FOMC toplantı tutanakları, 21'inde ise Japonya tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verisi açıklanacak.
AMBCrypto, bu hafta açıklanacak verilerin mevcut piyasa eğilimini değiştirmemesi halinde, bu döngünün en büyük tasfiye dalgasına zemin hazırlanabileceğini öne sürdü. Ancak bunun kesin bir öngörü değil, koşullu bir senaryo olduğunu özellikle vurguladı. Verilerin beklenenden güçlü gelmesi halinde faiz artırım beklentisinin yeniden canlanabileceği ve senaryonun geçersiz kalabileceği, tersine verilerin beklenenden zayıf gelmesi halinde ise finansal istikrar endişelerinin büyüyerek kripto varlıkların riskli varlık sınıfına dahil edilip satış baskısı görebileceği belirtiliyor.
Tasfiye edilebilecek likiditenin birikmiş olması, tasfiyenin kendiliğinden gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Yatırımcılar pozisyonlarını önceden kapatır veya hedge işlemlerine yönelirse, gerçekleşen tasfiye hacmi haritada görünen rakamların altında kalabilir.
Bu analiz, ABD merkezli ETF sermaye akışlarına, Fed politikasına ve dolar bazlı vadeli işlem piyasasına dayanıyor. Yerel borsalardaki tasfiye likiditesi dağılımı ve yatırımcı tepkileri bundan farklı seyredebilir; bu nedenle yerel yatırımcıların göstergeleri değerlendirirken bu farkı göz önünde bulundurması gerekiyor.
Piyasa bu hafta açıklanacak verilerin ardından, gelecek ay 16'sında beklenen Fed faiz kararını da yakından takip edecek.
Yorum 0