Japonya Merkez Bankası(BOJ)'nın eylül ayında faiz artırma ihtimali, Japon tahvil piyasasının en önemli gündem maddesi haline geldi. Piyasada erken faiz artırımı beklentisiyle birlikte, ABD'nin yendeki istikrar talebinin Japonya'nın para politikasını etkileyebileceği yorumları öne çıkıyor.
Asahi Shimbun'un 17'sinde (yerel saatle) aktardığına göre, Tokyo tahvil piyasasında ABD Hazine Bakanı Scott Bessent(Scott Bessent)'in BOJ'un erken faiz artırımı yapmasını istediği yönünde görüş hakim. BOJ'un resmi takvimine göre banka, 17-18 Eylül'de Para Politikası Kurulu toplantısını gerçekleştirecek. Asahi Shimbun, bu toplantıda faiz artış ihtimalinin yüzde 80'e ulaştığını bildirdi.
Tartışmanın çıkış noktası yenin değer kaybı ve fiyat baskısı. Yen zayıfladıkça ithalat fiyatları üzerindeki baskı artıyor, Orta Doğu'daki siyasi belirsizlik de enerji fiyatları üzerinden Japonya'daki fiyatları etkileyebiliyor. BOJ'un faiz artırması durumunda bu adımın hem yeni korumaya hem de enflasyonla mücadeleye yönelik bir hamle olarak yorumlanması bekleniyor.
BOJ, politika faizini ve tahvil alımlarını belirleyen Japonya'nın merkez bankası konumunda. Japonya uzun süredir aşırı düşük faiz politikası uyguluyor; faiz normalleşmesinin hızı ise yalnızca yeni ve Japon tahvil piyasasını değil, küresel sermaye akışlarını da etkiliyor. Faiz artırımları arasındaki sürenin kısalması, piyasaların bir sonraki artış zamanlamasını ve nihai faiz seviyesini yeniden hesaplamasına yol açıyor.
Tahvil piyasasındaki tepki şimdiden görülüyor. Wall Street Journal'ın haberine göre, 10 yıllık Japon devlet tahvili getirisi yüzde 2,930'a yükselerek Eylül 1996'dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. 2 yıllık tahvil getirisi yüzde 1,690'a, 5 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 2,170'e çıktı.
Faizlerdeki yükselişin, BOJ'un erken sıkılaştırma ihtimaliyle Japonya'nın mali genişleme endişelerinin birlikte fiyatlandığı şeklinde yorumlanıyor. Tokyo tahvil piyasası, Başbakan Sanae Takaichi(Sanae Takaichi)'nin mali genişleme eğilimini ve tahvil ihracının artabileceği ihtimalini aynı anda değerlendiriyor. Politika faizi beklentileriyle tahvil arz-talep endişelerinin çakışması, uzun vadeli faizleri daha hassas hale getirebiliyor.
Piyasanın ilgisi artık yalnızca eylülde tek bir faiz artırımı olup olmayacağından çıkıp nihai faiz seviyesine kayıyor. Sumitomo Mitsui Trust Bank'ın baş direktörü Sera Reiko(Sera Reiko), “'terminal rate' şimdiye kadar yüzde 1'ler seviyesinde olarak anılıyordu, ama artık yüzde 2 de görüş alanına girdi” dedi. Bu açıklama, Japonya'nın faiz patikasının önceki beklentilerden daha yüksek seyredebileceği anlamına geliyor.
'Terminal rate', faiz artırım döngüsünde politika faizinin nihayetinde ulaşması beklenen seviyeyi ifade ediyor. Bu rakamın yükselmesi, piyasanın gelecekte daha fazla sıkılaşmayı fiyatlara yansıttığı anlamına geliyor. Tahvil fiyatları faizle ters yönde hareket ettiğinden, terminal rate beklentisinin yükselmesi tahvil fiyatları üzerinde baskı yaratıyor.
Mitsubishi UFJ Morgan Stanley Securities analisti Kenta Inoue(Kenta Inoue), “piyasanın ilgisi eylül faiz artırımının ötesine, bir sonraki adıma kayıyor” dedi ve şöyle devam etti: “Eylül toplantısının ardından düzenlenecek basın toplantısında BOJ Başkanı Kazuo Ueda(Kazuo Ueda) faiz artırımı konusunda daha temkinli bir dil kullanırsa, tepkinin gecikmesi nedeniyle uzun vadeli faizler daha da yükselebilir.” Bu açıklama, piyasanın şimdiden bir sonraki artış zamanlamasını ve hızını hesapladığını gösteriyor.
BOJ eylülde faiz artırırsa, artış döngüsü piyasanın önceki algısından daha hızlı işlemiş olacak. Tokyo tahvil piyasasında BOJ'un altı ayda bir faiz artırdığı algısı vardı; ancak eylül artırımı gerçekleşirse bu, son artırımdan yalnızca üç ay sonra gelen bir adım anlamına gelecek. Bu durum, bundan sonraki her toplantıda verilecek politika sinyallerinin ağırlığının artabileceği anlamına geliyor.
BOJ'un adımları, döviz piyasası ve riskli varlık akışları üzerinden diğer piyasalardaki yatırımcıları da etkileyebilir. TokenPost daha önce BOJ'un eylülde faiz artırabileceği beklentisinin piyasada gündeme geldiğini aktarmıştı. Dolar/yen hareketleri, bölgesel para birimlerindeki oynaklıkla da bağlantılı durumda.
Bitcoin(BTC) başta olmak üzere kripto para piyasasına doğrudan etkisi henüz teyit edilmiş değil. Yine de Japonya'daki faiz artışı ve yendeki dalgalanma, küresel likidite, dolar gücü ve riskli varlıklara olan iştah üzerinden dolaylı biçimde etkili olabilir. Faiz patikasının değişmesi, yalnızca geleneksel finans piyasalarını değil, kaldıraca ve likiditeye duyarlı varlık sınıflarını da etkileyebilir.
BOJ resmi takvimine göre 17-18 Eylül'de Para Politikası Kurulu toplantısını gerçekleştirecek, toplantının ardından 1 Ekim'de öne çıkan görüşlerini kamuoyuyla paylaşacak. Eylül toplantısının tutanakları ise 5 Kasım'da yayımlanacak.
Yorum 0