Almanya Federal Savcılığı, 2022'de Baltık Denizi'ndeki Kuzey Akım (Nord Stream) 1 ve 2 doğal gaz boru hatlarına yönelik patlamayla bağlantılı olarak Ukrayna uyruklu bir şüpheliyi Hırvatistan'da yakalattı. Baltık Denizi'nin derinliklerinde meydana gelen patlamanın soruşturması, hem Almanya'daki ceza yargılamasını hem de Ukrayna devlet kurumlarının olaya karışıp karışmadığı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Almanya Federal Savcılığı 19'unda yaptığı açıklamada, Ukrayna vatandaşı Vladimir Z.'nin Hırvatistan'ın Pula kentinde yerel polis tarafından gözaltına alındığını duyurdu. Yakalama, Almanya Federal Yüksek Mahkemesi'nde görevli bir sorgu hakiminin 3 Haziran 2024'te çıkardığı Avrupa yakalama emrinin infazı kapsamında gerçekleşti.
Savcılığa göre Vladimir Z., Eylül 2022'de Danimarka'ya bağlı Bornholm adası açıklarında Kuzey Akım 1 ve 2 hatlarına patlayıcı yerleştiren grubun bir üyesiydi. Eğitimli bir dalgıç olan şüphelinin, patlayıcıların yerleştirilmesi için gereken sualtı operasyonuna katıldığı öne sürülüyor.
Şüpheliye yöneltilen suçlamalar arasında müşterek patlama yaratma, anayasal düzeni bozmaya yönelik sabotaj ve yapı tahribatı yer alıyor. Soruşturma ve yargılama süreci henüz tamamlanmadığından suçlamaların kesinleşmesi mahkeme kararına bağlı.
Savcılık açıklamasında şüphelilerin Almanya'nın Rostock kentinden yola çıkan bir yatı kullandığı bilgisine de yer verildi. İddiaya göre aracılar sahte kimliklerle Alman bir şirketten yat kiraladı ve bu tekneyle denizin altındaki boru hattına yakın bölgeye ulaştı.
Kuzey Akım 1 ve 2 hatlarındaki patlama 26 Eylül 2022'de meydana geldi. Patlama sonucu her iki hat da ciddi hasar gördü; Avrupa'nın Rus gazına bağımlılığı üzerine süren enerji güvenliği tartışması da bu olayla birlikte büyüdü.
Kuzey Akım 1, Rusya'dan çıkan doğal gazı Baltık Denizi üzerinden Almanya'ya taşıyan ana deniz altı boru hattıydı. Kuzey Akım 2 ise inşaatı tamamlanmasına rağmen Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından hiç devreye alınmadan durduruldu.
Son yakalama, daha önce başlatılan bir dava sürecinin devamı niteliğinde. Almanya Federal Savcılığı 2 Temmuz'da Ukrayna uyruklu Serhii K.'yi Hamburg Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin devlet güvenliği dairesinde suçladı.
Savcılığın iddiasına göre Serhii K., 2022'de Ukrayna ordusunda subaydı ve Ukrayna devlet kurumlarının talimatıyla Rus doğal gaz hatlarını tahrip etme planına dahil oldu. Alman savcılığının iddianamesi ile Ukrayna hükümetinin itirazı karşı karşıya gelirken, dava artık yalnızca bir ceza yargılaması olmaktan çıkıp Berlin-Kiev ilişkilerinde de bir yük haline geldi.
Ukrayna, Alman savcılığının değerlendirmesini reddetti. Ukrayna Başsavcılığı 9 Temmuz'da yaptığı açıklamada, şimdiye kadarki soruşturma sonuçlarına göre Ukrayna'nın, Ukrayna'nın resmi kurumlarının ya da tek tek kamu görevlilerinin Eylül 2022'deki Baltık Denizi patlamasına karıştığına veya bu yönde talimat verdiğine dair hiçbir kanıt bulunmadığını belirtti.
Ukrayna tarafı, Almanya ile ortak bir soruşturma ekibi kurulmasını önerdi. Aynı olayda Alman savcılığının iddia mantığı ile Ukrayna hükümetinin itirazı çatışırken, dava hem bir ceza davası hem de Berlin-Kiev ilişkilerini zorlayan bir diplomatik gündem maddesi haline geldi.
Enerji arzı tarafında kısa vadeli etkinin sınırlı kalacağı değerlendiriliyor. Avrupa Birliği (European Union) Komisyonu 13 Temmuz'da düzenlenen Enerji Birliği Görev Gücü toplantısının sonuçlarına ilişkin açıklamasında, gaz fiyatlarının savaş öncesi seviyenin üzerinde olsa da oynaklığın düşük seyrettiğini ve 2026-2027 kış sezonu arzına ilişkin acil bir endişe bulunmadığını bildirdi.
Avrupa Birliği Komisyonu, depolama hedeflerine ulaşılabileceğini ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalat kapasitesinin de kış talebini karşılamada esneklik sağlayabileceğini açıkladı. Bu açıklama, yakalamanın kısa vadede Avrupa'nın gaz arzında bir kesintiye yol açacağı yorumunu zayıflatan bir gerekçe olarak okunuyor.
Sektör analizleri de Kuzey Akım hatlarının yeniden devreye alınma ihtimalini düşük görüyor. ICIS 3 Temmuz'da yayımladığı analizde, Almanya'daki siyasi tartışmalara rağmen Kuzey Akım'ın onarılma ihtimalinin hâlâ düşük olduğunu değerlendirdi.
Almanya ve Avrupa Birliği'nin Rus gazına bağımlılığını uzun süredir azaltmakta olduğu düşünüldüğünde, bu yakalamanın doğrudan gaz ticaretinin yeniden başlayacağı beklentisine ya da bir arz şokuna yol açması olası görünmüyor.
Yorum 0