Çin bağlantılı büyük tankerlerin Hürmüz Boğazı çevresinde rota değiştirip geri dönmesiyle Orta Doğu'daki deniz taşımacılığı riski yeniden petrol piyasasının üzerine çöktü. Hürmüz, Orta Doğu kaynaklı ham petrolün ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Asya'ya ulaşmasında kilit bir geçiş noktası olduğundan, rotadaki küçük bir değişiklik bile navlun ve sigorta maliyetlerini etkileyebiliyor.
Oilprice'a göre Sea V ve Hestia isimli tankerler Hürmüz Boğazı çevresinde yön değiştirdi ya da bir süre hareketsiz kaldı. Irak menşeli ham petrol taşıyan Sea V'nin Hürmüz'e yaklaşırken geri döndüğü, Basra Körfezi'ne giren Hestia'nın ise Hürmüz'de U dönüşü yaparak Umman Körfezi yönüne ilerlediği aktarıldı.
Kamuya açık gemi kayıtlarında Sea V, IMO numarası 9332535 olan Hong Kong bayraklı bir tanker olarak görünüyor. Ancak bu veriler tek başına geminin o anki rotasını ya da geri dönüş kararını bağımsız olarak doğrulamaya yetmiyor. Hestia adını taşıyan birden fazla gemi olabileceğinden, geminin kesin kimliği ve mürettebat bilgisi de şu an için net değil.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Körfezi'ni birbirine bağlayan dar bir su yolu. ABD Enerji Bilgi İdaresi'ne (EIA) göre 2025'in ilk yarısında Hürmüz'den geçen ham petrol ve petrol ürünleri günlük ortalama 20,9 milyon varil seviyesindeydi; bu da dünya sıvı petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'sine denk geliyor. Aynı dönemde Hürmüz'den geçen ham petrol ve kondensatın yüzde 89'u Asya pazarına yönelirken, başlıca varış noktaları Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore oldu.
Bu gelişme sadece bir denizcilik haberi olarak görülmemeli. Hürmüz'deki geçişler aksadığında Orta Doğu kaynaklı petrol ve LNG'nin taşıma maliyeti, sigorta primleri ve varış takvimleri birlikte etkilenebiliyor. Petrol fiyatlarındaki artış da rafineri, havacılık ve deniz taşımacılığı maliyetlerinin yanı sıra enflasyon ve riskli varlıklara yönelik iştahı da baskılayabiliyor.
ABD Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı deniz otoritesi, 2026-004 numaralı uyarısında Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi'nden geçen ticari gemiler için İran kaynaklı saldırı riskinin yüksek olduğunu bildirdi. Otorite, bölgeden geçen gemilere dikkatli olmalarını tavsiye ederken Hürmüz geçişlerinde Umman kıyısına yakın rotanın tercih edilmesini önerdi. Uydu navigasyon sinyallerine yönelik karıştırma ve konum sahteciliğinin de sürdüğü belirtildi.
Hürmüz çevresinde somut saldırı vakaları da rapor edildi. Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'ne (ADNOC) bağlı iki tanker, ayın ortasında Hürmüz Boğazı'ndan geçerken saldırıya uğradı. Şirket yaralı olmadığını ve durumun kontrol altında olduğunu açıkladı; Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı ise sorumluluğun İran'da olduğunu öne sürdü. AP'nin aktardığına göre İran'dan konuya ilişkin anında bir açıklama gelmedi.
TokenPost daha önce de Hürmüz geçiş riskinin Körfez ülkelerinin ihracat toparlanmasını ve ABD'nin bölgesel güvenlik tepkisini aynı anda sarstığını aktarmıştı; o dönemki haberde de Hürmüz geçiş riski, Körfez'deki petrol ihracatçısı ülkelerin toparlanma sürecini ve ABD'nin bölgedeki güvenlik hamlelerini birlikte etkileyen bir unsur olarak değerlendirilmişti.
Gemi trafiği de olağan seviyenin epey altında seyrediyor. Reuters, Kpler verilerine dayanarak Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi sayısının 11'inde 6, 12'sinde ise 8 olduğunu aktardı. Savaş öncesinde bu suyoldan günde 130-140 gemi geçtiği belirtiliyordu.
Yine de gemi trafiği rakamları, otomatik tanımlama sistemi (AIS) sinyallerinin kapatılması, alternatif rotalar ve askeri eskort kullanımı nedeniyle gerçek seviyenin altında görünebiliyor. Trafikteki düşüş tek başına tam bir kapanma anlamına gelmiyor. Denizcilik sektöründe riskli bölgelerden geçen gemilerin takip sinyallerini kısıtlayarak ya da bekleme sürelerini uzatarak görünürlüklerini azalttığı vakalar biliniyor.
Petrol piyasası bu belirsizliği fiyatlara yansıtıyor. Wall Street Journal, Avrupa seansının erken saatlerinde 19'unda Brent petrolün varil başına 91,26 dolar, West Texas Intermediate (WTI) petrolün ise 84,37 dolar seviyesinde işlem gördüğünü aktardı. Hürmüz'ün yeniden açılmasına dair müzakerelerdeki boşluk ve İran kaynaklı gerginlik, fiyatlara risk primi olarak yansıyor.
Bu hareketlilik, tek bir gemi olayından çok rota tercihindeki değişim olarak okunuyor. Gemiler geçişi tamamen durdurmadan bekleme sürelerini uzatabiliyor, rota değiştirebiliyor ve takip sinyallerini kısıtlayabiliyor. Nakliye şirketleri ve yük sahipleri, güvenlik, sigorta primi ve sevkiyat gecikmesi maliyetlerini birlikte değerlendirerek geçiş kararı veriyor.
Orta Doğu kaynaklı ham petrole yüksek bağımlılığı olan Asyalı rafineriler için sevkiyat gecikmeleri ve sigorta prim artışları genellikle maliyet kalemi olarak hesaba katılıyor. Fiyatlara asıl yansıma ise geçişlerin ne zaman normale döneceğine ve askeri risklerin ne kadar süreceğine bağlı olarak değişecek.
Bu geri dönüş hareketleri, Hürmüz riskinin henüz ortadan kalkmadığının bir işareti olarak değerlendiriliyor. Netleşmesi gereken noktalar arasında Sea V ve Hestia'nın gerçek rotaları, her geminin sefer kararını kimin verdiği ve boğazdan geçen gemi sayısının toparlanıp toparlanmayacağı bulunuyor. ABD deniz otoritesinin 2026-004 uyarısı, Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi'nden geçen ticari gemiler için hâlâ dikkat çağrısı yapıyor.
Yorum 0