Koo Yun-cheol(구윤철) Ekonomi ve Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, özellikle 30 yıllık ve 50 yıllık gibi uzun vadeli Kore devlet tahvillerinde görülen faiz artışına ilişkin piyasa koşullarını sürekli izleyeceklerini açıkladı. Vadesi uzun tahvillerdeki oynaklığın artması, hükümetin ihraç ve arz-talep yönetimini yeniden tahvil piyasasının gündemine taşıdı.
Yonhap Infomax, 21'inde (yerel saatle) Koo'nun "uzun vadeli tahvillerde görülen faiz artışı"na değindiğini ve "devlet tahvili piyasası koşullarını sürekli izleyeceğiz" dediğini aktardı. Bu açıklama, uzun vadeli tahvil faizindeki yükselişin artık hükümet düzeyinde bir piyasa takibi konusu haline geldiği anlamına geliyor.
Uzun vadeli tahviller genellikle 30 yıllık ve 50 yıllık gibi vadesi uzun devlet tahvillerini ifade ediyor. Vade uzadıkça faiz değişimlerine bağlı fiyat dalgalanması büyüyor; faizler yükseldiğinde tahvil fiyatları düşüyor.
Son dönemde Kore tahvil piyasasında özellikle uzun vadeli tahvillerde arz-talep baskısı sürdü. TokenPost daha önce hükümetin uzun vadeli tahvil faizini dengelemek için bu yıl devlet tahvili ihraç miktarını yaklaşık 10 trilyon won azaltabileceğine dair bir analizi aktarmıştı.
Citi, 20'sinde yayımladığı bir raporda eylül ayından itibaren uzun vadeli tahvil ihraç oranının yeniden düzenlenebileceğini değerlendirdi. Bu yıl için planlanan 226 trilyon won'luk devlet tahvili ihracının bir kısmının azaltılıp uzun vadeli tahvil payının düşürülebileceği yönünde bir görüş öne sürdü.
Ancak bu kez doğrulanan hükümet adımı, piyasa koşullarının sürekli izlenmesinden ibaret. İhraç miktarının azaltılması veya vade dağılımının yeniden düzenlenmesi için hükümetin ayrıca karar alıp açıklaması gerekiyor.
Uzun vadeli tahvil faizindeki yükseliş yalnızca bir fiyat düzeltmesiyle sınırlı kalmıyor. Sigorta şirketleri ve emeklilik fonları gibi uzun vadeli yatırımcıların alım gücü, devlet tahvili ihalelerindeki miktar ve yabancı yatırımcıların tahvil vadeli işlem alım satımı birbiriyle iç içe geçiyor.
TokenPost önceki haberinde 30 yıllık ve 50 yıllık devlet tahvili faizlerinin ihraç sonrası en yüksek seviyeyi gördüğü gelişmeyi aktarmış ve uzun vadeli tahvillerdeki arz-talep baskısını başlıca etken olarak göstermişti. O dönemde de uzun vadeli yatırımcı talebi ile ihale miktarının piyasa tarafından nasıl karşılanacağı en önemli değişken olarak öne çıkmıştı.
Kore devlet tahvillerinde, Dünya Devlet Tahvili Endeksi'ne (WGBI) dahil edilmenin ardından yabancı sermaye girişi gibi olumlu bir etken de bulunuyor. Yonhap Haber Ajansı, 10 Temmuz'da (yerel saatle) Ekonomi ve Maliye Bakanlığı ile tahvil piyasası verilerine dayanarak, yabancı yatırımcıların WGBI'ye dahil edilme takviminin kesinleşmesinin ardından 9 Temmuz'a kadar net 41,2 trilyon won'luk devlet tahvili aldığını bildirmişti.
Ancak yabancı alımların uzun vadeli tahvillerdeki arz-talep baskısını doğrudan hafifletip hafifletmediği ayrı bir konu. Yabancı sermayenin hangi vade aralığına yöneldiği ve tahvil vadeli işlem alım satımının spot piyasayla hangi yönde etkileştiği birlikte izlenmesi gereken noktalar arasında.
Devlet tahvili piyasasındaki oynaklık, won likiditesi ve riskli varlıklara yönelme koşulları üzerinden kripto para piyasası için de dolaylı bir değişken olarak gündeme geliyor. Tahvil faizlerinin yükselmesi, tahvil ile riskli varlıklar arasındaki sermaye dağılımı koşullarını da etkileyebiliyor.
Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) fiyatları yalnızca Kore'deki devlet tahvili faizleriyle açıklanamıyor. Yine de yurt içi faizler ve tahvil piyasasındaki oynaklık arttığında, won bazlı yatırımcıların riskli varlıklara olan iştahını izlemek için yardımcı bir gösterge olabiliyor.
Piyasada uzun vadeli tahvil faiz seviyesi, ihale talebi, ihraç miktarında olası düzenleme ve yabancı yatırımcı arz-talep akışı bundan sonra izlenecek değişkenler arasında gösteriliyor. Piyasa, Ekonomi ve Maliye Bakanlığı'nın devlet tahvili ihraç planını ve uzun vadeli tahvil ihale talebini önümüzdeki dönemde takip edecek.
Yorum 0