Kripto para borsası Hyperliquid(HYPE), 2026 yılının ilk yarısında toplam 419,3 milyon dolarlık işlem ücreti geliri elde etti; bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31 artış anlamına geliyor. İşlem hacmi ve kullanıcı sayısı yükselirken, dışarıdan geliştiricilerin açtığı piyasalara ayrılan ücret payının büyümesi çekirdek protokol gelirini aşağı çekti.
Blockbeats, Hyperliquid'in yayımladığı 2026 yılı ilk yarı performans analizine dayanarak, ilk altı ayda toplam işlem hacminin 1,29 trilyon dolara ulaştığını aktardı. Haziran ayı tek başına 266,5 milyar dolarlık hacme işaret ederken, günlük aktif kullanıcı sayısı yaklaşık yüzde 90 arttı.
Aynı dönemde çekirdek protokol geliri 317,5 milyon dolardan 305,3 milyon dolara geriledi; bu da yüzde 3,8'lik bir düşüşe denk geliyor. İşlem hacmi büyürken protokolde kalan gelirin azalması, HIP-3 piyasalarının genişlemesiyle değişen gelir paylaşım yapısıyla açıklanıyor.
HIP-3, dış ekiplerin Hyperliquid altyapısı üzerinde hisse senedi, emtia ve halka arz öncesi varlıklar gibi ayrı piyasalar açabilmesine imkan tanıyan bir yapı. Bu piyasaları kuran ekipler, işlem ücretlerinin yüzde 50'sini kendi paylarına alıyor.
HIP-3'ün Hyperliquid'in toplam ücret gelirindeki payı şu an için yüzde 11,2 olarak açıklandı. TokenPost daha önce, Hyperliquid'in HIP-3 tabanlı vadeli işlem piyasalarına varlık bazlı büyüme modu eklediğini aktarmıştı.
Türev piyasası göstergeleri de genişledi. Hyperliquid'in açık pozisyon hacmi yaklaşık 9,1 milyar dolara ulaşarak küresel kripto vadeli işlem piyasasının yüzde 10,3'ünü oluşturdu.
Açık pozisyon hacmindeki yıllık artış oranı yüzde 24,8 olarak kaydedildi. Zincir üstü vadeli işlem piyasası içinde ise Hyperliquid'in payı yüzde 54,5 olarak paylaşıldı.
HIP-3, Hyperliquid'in büyüme alanını genişletirken aynı zamanda gelir yapısını da değiştiren bir unsur. Dış piyasa sayısı arttıkça işlem hacmi ve kullanıcı teması büyüyor, ancak ücretin bir bölümü piyasayı açan ekiplere gittiği için protokolün doğrudan elinde kalan pay düşebiliyor.
Bu yapı, Hyperliquid'in gerçek dünya varlığı tokenizasyonu piyasasının yeni cüzdan girişlerinin yüzde 31,7'sini oluşturduğuna dair daha önceki habere de bağlanıyor. Kullanıcı girişi ve işlem hacmindeki artış doğrulanmış olsa da, bunun ücret gelirine ne ölçüde yansıdığı ayrı bir değerlendirme gerektiriyor.
Hyperliquid'in değerleme yöntemi de değişiyor. Analiz verilerine göre, yıllık yaklaşık 309 milyon dolarlık HYPE token ihraç maliyeti hesaba katıldığında, ihraç sonrası düzeltilmiş fiyat/kazanç oranına denk gelen gösterge yaklaşık 23 kat olarak hesaplandı.
Bu rakam, CME, CBOE, Interactive Brokers ve Coinbase($COIN) gibi geleneksel işlem platformlarının ortalama yaklaşık 24,5 katlık oranına yakın bir seviyede. Yine de HYPE'ın geleneksel borsa hisseleriyle aynı yöntemle kıyaslanıp kıyaslanamayacağı tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor.
Hyperliquid; borsa ücretleri, zincir üstü türev ürünler, token ihraç maliyeti ve dış piyasa gelir paylaşımının bir arada işlediği bir yapıya sahip. Bu nedenle geleneksel işlem platformlarıyla doğrudan kıyaslamanın zor olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Analiz verileri, USDC(USDC) rezerv getirisi iş birliğinin hayata geçmesi halinde Hyperliquid'in yıllık 135-160 milyon dolar ek gelir elde edebileceğini öngördü. Bu gelirin HYPE geri alımlarında kullanılabileceği belirtildi.
Yılın ikinci yarısında rekabet ve düzenleme konuları gündemde kalmaya devam ediyor. HIP-3 piyasaları belirli geliştiricilere bağımlılığı yüksek bir yapıda; hisse senedi ve halka arz öncesi varlıklara dayanan piyasalarda ise düzenleyici belirsizlik sürüyor.
HIP-4 tahmin piyasaları, opsiyon tipi ürünler ve USDC rezerv getirisi, gelir kaynaklarını genişletebilecek unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu unsurların gerçek gelire katkısının ise her bir özelliğin hayata geçirilmesi ve gelir paylaşım yapısının netleşmesinin ardından değerlendirilmesi bekleniyor.
Yorum 0