Hyperliquid(HYPE) ağında staking edilen token arzının yaklaşık yüzde 49'unun Hyper Vakfı'na bağlı doğrulayıcıların kontrolünde olduğu ortaya çıktı. Doğrulayıcı işletmek teorik olarak herkese açık olsa da, gerçek karar alma gücünün tek bir çevrede yoğunlaştığı yönünde eleştiriler yükseliyor.
CryptoBriefing, Hyper Vakfı'nın staking edilen HYPE'ın yüzde 48,9'unu kontrol ettiğini yazdı. Bağımsız bir denetim haberi ise Haziran 2026 itibarıyla vakfa bağlı doğrulayıcıların payını yüzde 49,3 olarak hesapladı. Ölçüm zamanı ve yöntemindeki farklara rağmen genel tabloyu yüzde 49 civarında özetlemek mümkün.
Hyperliquid'in resmi dokümanları, doğrulayıcı işletmenin 'izin gerektirmeyen' (permissionless) bir yapı olduğunu, yani prensipte herkesin doğrulayıcı çalıştırabileceğini anlatıyor. Ancak aktif doğrulayıcı sayısı, toplam stake'i en yüksek 27 adresle sınırlı. Yani işletme şartı açık olsa da, gerçek aktif kümeye girebilmek için yeterli miktarda HYPE biriktirmek gerekiyor.
Ağdaki staking, delege edilmiş hisse kanıtı (DPoS) modeliyle çalışıyor. Doğrulayıcılar kendilerine delege edilen stake miktarıyla orantılı ödül alıyor, staking hacmi ise hem konsensüs hem de yönetişim etkisine dönüşüyor. Resmi staking dokümanına göre konsensüs için gereken 'kuorum'un toplam staking hacminin üçte ikisini aşması gerekiyor.
Aynı belge, konsensüs kuorumu için üçte iki sınırını referans gösteriyor. Vakfa bağlı payın yaklaşık yüzde 49 seviyesinde olması, yönetişim kararlarını ne ölçüde etkileyebileceği sorusunu ayrıca gündeme getiriyor.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) sunulan Hyperliquid Strategies dosyasında, Kasım 2025'ten itibaren Hyper Vakfı ve çekirdek katkı sağlayıcılara tahsis edilen 238 milyon HYPE'lık 'vesting' sürecinin başladığı belirtildi. Aynı dosyada, bu miktarın staking edilmesi halinde vakfın ve çekirdek katkı sağlayıcıların doğrulayıcı oylamasında çoğunluğu elinde tutabileceği de yer aldı.
Yine aynı dosyaya göre, 23 Ağustos itibarıyla aktif doğrulayıcı sayısı 27, toplam staking hacmi ise yaklaşık 436,17 milyon HYPE olarak kaydedildi. Bu rakam, vakfa bağlı doğrulayıcıların pay oranı değerlendirilirken toplam staking büyüklüğüyle birlikte okunması gerektiğini gösteriyor.
Vakıf, delegasyon programı aracılığıyla ağ güvenliğini ve dağınıklığını güçlendirmeyi hedeflediğini açıklıyor. Programa katılmak isteyenlerin 10 bin HYPE öz-delegasyon yapması, doğrulayıcı olmayan iki düğüm işletmesi, yüzde 95 çalışma süresi tutturması ve KYC/KYB süreçlerini tamamlaması gerekiyor. Başta ABD olmak üzere kısıtlı bölgelerde yaşayanlar programa katılamıyor.
Dolayısıyla doğrulayıcı işletmenin teknik olarak açık olduğu yönündeki açıklama ile fiili katılım koşulları arasında bir fark bulunuyor. Özellikle öz-delegasyon miktarı ve kimlik doğrulama şartı, hem aktif doğrulayıcı kümesine girmek hem de vakfın delegasyon programına katılmak isteyenler için ayrı birer engel oluşturuyor.
Yoğunlaşma geçmişe kıyasla azaldı. Bağımsız denetim haberine göre 2025 başında vakfa bağlı doğrulayıcılarda stake'in yüzde 81'inden fazlası toplanmışken, Haziran 2026'da bu oran yaklaşık yüzde 49,3'e geriledi.
O dönem vakıf, 27 doğrulayıcıdan 5'ini işletiyordu; geri kalan yüzde 50,7'lik pay ise 22 farklı operatöre dağılmış durumdaydı. Vakfa bağlı payın yarının altına inmesi dağınıklık açısından olumlu bir gelişme olsa da, tek bir çevrede hâlâ yarıya yakın payın kalması ayrı bir tartışma konusu.
Ocak 2025'te doğrulayıcı koltuklarının satın alınabildiği iddiası gündeme gelmişti. Hyper Vakfı, doğrulayıcı seçiminin testnet performansına göre yapıldığını belirterek "doğrulayıcı koltuğu satın alınamaz" açıklamasını yapmıştı. Bu tarihten sonra doğrulayıcı sayısı ve vakfa bağlı pay bir miktar dağılmış olsa da, oy gücü yoğunlaşması sorununun tamamen çözüldüğünü söylemek güç.
Tartışmanın odağı, ağın tamamen merkezileşip merkezileşmediğinden çok, açık doğrulayıcı işletme ilkesi ile fiili stake dağılımı arasındaki fark. Resmi dokümanlarda işletme hakkı herkese açık olsa da, yalnızca en yüksek stake'e sahip 27 adresin aktif doğrulayıcı sayılması, pay büyüklüğünün gerçek etkiyi belirlediği anlamına geliyor.
HYPE, Hyperliquid ekosisteminin kendi token'ı olup staking hacmi hem konsensüse hem de yönetişime doğrudan bağlanıyor. Bu nedenle pay yoğunlaşması yalnızca bir bakiye meselesi değil, doğrulayıcı yapısının ve karar alma mekanizmasının güvenilirliğini de etkileyebilecek bir konu olarak değerlendiriliyor.
Şu ana kadar paylaşılan verilerde, vakfa bağlı doğrulayıcı payını belirli bir eşiğin altına indirmeye yönelik bir üst sınır veya takvim açıklanmadı. Bundan sonra izlenmesi gereken asıl noktalar, 238 milyon HYPE'lık vesting miktarının fiilen ne kadarının staking edilecek olduğu ve vakfa bağlı doğrulayıcı payının daha fazla dağılıp dağılmayacağı.
Yorum 0