Tokenize hisse senedi perpetual futures piyasasında açık pozisyonların üçte ikisinden fazlası Binance ve Hyperliquid'de toplanıyor. İşlem hacmi hızla büyürken, likidite yetersizliği ve hukuki mülkiyet belirsizliği piyasanın genişlemesi önündeki en büyük risk olarak öne çıkıyor.
CoinGecko(CoinGecko), 9'unda (yerel saatle) yayımladığı 'Tokenize Hisseler: SpaceX'ten Halka Arz Öncesi Fiyat Keşfine ve Perpetual Futures Çılgınlığına Dair Dersler' başlıklı raporda, başlıca tokenize hisse perpetual futures ürünlerinde açık pozisyonların iki borsada yoğunlaştığını belirtti.
Rapora göre hisse perpetual futures piyasasının toplam işlem hacmi, dayanak varlık olan geleneksel hisse senedi piyasasının hacminin yüzde 1'ine bile ulaşmıyor. Piyasa büyüklüğü şimdilik küçük olsa da işlemlerin belirli platformlarda toplanması, ikinci sıradaki borsaların emir defterini görece inceltiyor.
Bu yapı, borsalar arasındaki arbitrajın fiyat farklarını yeterince kapatamamasına yol açabiliyor. Normal zamanlarda sınırlı kalan fiyat sapmaları, piyasa oynaklığı arttığında büyüyebiliyor; likidite borsalar arasında bölündüğü için hangi fiyatın dayanak varlığı en doğru yansıttığını belirlemek de zorlaşıyor.
İşlem hacminin düşük olduğu saatlerde risk daha da artabiliyor. Raporda, Seul borsasının açılışından önceki sakin saatlerde SK Hynix perpetual futures fiyatının bir dakika içinde yüzde 20 düştüğü örnek verildi.
Emirlerin seyrek olduğu anlarda zorunlu pozisyon kapatmaları devreye girerse fiyat hareketleri daha da sertleşebiliyor. İnce emir defteri ile otomatik likidasyonun bir araya gelmesi, yalnızca işlem hacminin artmasının fiyat istikrarını garanti etmediğini gösteriyor.
Buna karşılık spot tokenize hisselerde durum farklı. Gerçek hisseyi saklayıp karşılığında token basan yapılar ile hisse fiyatını yalnızca blok zincirinde takip eden sözleşme tipi ürünler bir arada bulunuyor. Aynı 'tokenize hisse' adı kullanılsa da token sahibinin sahip olduğu haklar ve saklama yöntemi üründen ürüne değişebiliyor.
CoinGecko, bazı spot ürünlerin gerçek hisseye ilişkin hukuki mülkiyet kaydı taşımadığını, yalnızca hisse fiyatını blok zincirinde izleyen bir yapıda kaldığını belirtti. Bu durumda token sahibinin hissedar olarak hangi haklara sahip olduğu ve ihraççı ya da saklama kuruluşunun bu hakları nasıl güvence altına aldığı tartışma konusu haline geliyor.
Rapor, Anthropic(Anthropic) ve OpenAI(OpenAI) ile ilişkili halka arz öncesi fiyata bağlı ürünleri örnek gösterdi. Onaylanmamış token transferinin reddedilmesinin ardından ilgili ürünlerin fiyatının sert düştüğü bu örnek, token sahipliği haklarının ve transfer edilebilirliğin fiyat istikrarını etkileyebildiğini ortaya koyuyor.
Aynı 'tokenize hisse' adı kullanılsa da yatırımcının sahip olduğu hakların ürün bazında ayrıca doğrulanması gerektiği yönündeki uyarı da bu yapısal farklardan kaynaklanıyor. Hissedarlık hakları, saklama yöntemi, iflas riski ve tasfiye yapısının ürün bazında ayrı ayrı incelenmesi gerektiği anlamına geliyor.
CoinGecko, kurumsal sermaye girişi için düzenlenmiş bir saklama sistemine, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) nezdinde kayıtlı bir pay defteri kuruluşuna ve uygulanabilir bir mülkiyet yapısına ihtiyaç olduğunu değerlendirdi.
Tokenize hisseler 24 saat işlem imkanı ve geniş hisse erişimi sunsa da borsalar arasındaki likidite farkı ile hukuki hakların belirsizliği bir arada devam ediyor. Özellikle perpetual futures ile spot tokenize ürünlerin aynı ürün gibi yorumlanamayacağı, piyasa katılımcılarının gözden kaçırmaması gereken bir nokta olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak piyasanın genişlemesi yalnızca işlem hacminin artmasına değil, likiditenin dağılımına ve hak yapısının netliğine bağlı. Düzenlenmiş saklama ve uygulanabilir mülkiyet sisteminin fiilen hayata geçip geçmeyeceği önümüzdeki dönemde takip edilmesi gereken bir konu olarak kalıyor.
Yorum 0