Küresel halka arz (IPO) piyasası yeniden canlanırken, yeni hisse arzının borsalarda baskı yaratabileceğine dair endişeler büyüyor. Hong Kong'da IPO gelirleri hızla artarken Hang Seng endeksi geriledi, ABD'de ise büyük IPO'ların yanı sıra ek hisse arzının genişlemesi bekleniyor.
Hong Kong borsasında bu yılın Ocak-Temmuz döneminde 104 IPO gerçekleşti ve bu işlemlerle 42 milyar dolar toplandı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre iki katından fazla olsa da, Hong Kong'un büyük şirket ağırlıklı Hang Seng endeksi bu yıl yaklaşık yüzde 1 geriledi.
The Economist, 8'inde (yerel saatle) Çin yönetiminin anakara borsalarında yeni hisse ihracına yönelik düzenlemeleri sıkılaştırmasıyla bazı Çin şirketlerinin Hong Kong'a yöneldiğini bildirdi. ABD borsalarında işlem gören bazı Çin şirketlerinin de Hong Kong'da ikincil halka arza gitmesiyle, yeni arzın mevcut hisselere yönelmesi beklenen yatırım talebini emdiği değerlendiriliyor.
IPO, halka açık olmayan bir şirketin hisselerini ilk kez kamuya açık piyasada satışa sunarak fon topladığı süreç. Şirketler için büyüme sermayesi sağlama fırsatı olsa da, kısa sürede yoğunlaşan yeni ihraçlar mevcut halka açık hisselere yönelmesi beklenen fonu dağıtabiliyor.
Hong Kong örneği, IPO büyüklüğünün artmasıyla mevcut borsa performansının her zaman aynı yönde hareket etmediğini gösteriyor. Ancak yalnızca IPO artışıyla borsa düşüşü arasında kesin bir bağ kurmak mümkün değil; piyasanın yeni arzı gerçekten sindirip sindirmediğine de bakmak gerekiyor.
ABD'de SpaceX'in yanı sıra Anthropic ve OpenAI'ın halka arz olasılığı gündeme gelirken büyük IPO'lar birbirini izliyor. Goldman Sachs(GS), 28 Temmuz'da (yerel saatle) yayımladığı raporda 2026 yılı ABD IPO geliri tahminini önceki 160 milyar dolardan 225 milyar dolara yükseltti.
225 milyar dolar, 2021'deki rekor seviye olan 115 milyar doları aşan bir büyüklüğe işaret ediyor. TokenPost daha önce ABD IPO piyasasının büyük işlemler merkezinde yeniden açıldığına dair bir analizi aktarmıştı.
Goldman Sachs, IPO şirketlerinin halka arz sırasında hisselerinin yalnızca bir kısmını satışa sunsa da, sonrasında 'lock-up' (satış yasağı) sürelerinin dolmasıyla bu yıl yaklaşık 500 milyar dolarlık ek hissenin piyasaya sürülebileceğini tahmin etti. Bu da yalnızca yeni ihraç hacminin değil, halka arz sonrası dolaşıma giren payların da dikkate alınması gerektiği anlamına geliyor.
Net hisse arzı da arz-talep dengesinin kilit göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Net hisse arzı, yeni ihraç edilen hisselerden hisse geri alımı gibi yollarla piyasadan çekilen payların çıkarılmasıyla hesaplanıyor ve ABD borsalarında 2003'ten bu yana süren negatif seyrin bu yıl pozitife dönebileceği öne sürülüyor.
Son on yılda ABD borsalarında sınırlı hisse arzı, yükselişi destekleyen etkenlerden biri olarak gösterildi. Arz yapısındaki bir değişiklik, şirket performansından veya yatırımcı duyarlılığından bağımsız olarak piyasa arz-talebinde yeni bir baskı yaratabilir.
Harvard Business School'dan Malcolm Baker(Malcolm Baker) liderliğindeki araştırma ekibi, 1928-1997 yılları arasındaki ABD borsalarını inceleyerek şirketlerin hisse getirileri düşmeden hemen önce ihraçlarını artırma eğiliminde olduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Chicago Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden Lubos Pastor(Lubos Pastor)'ın 2005 tarihli makalesinde de benzer sonuçlar ortaya konuldu.
Şirketlerin değerleme ve yatırımcı duyarlılığının yüksek olduğu dönemlerde fon toplama eğiliminde olması nedeniyle, IPO'ların borsa yükselişinin son evresinde yoğunlaşabileceği değerlendiriliyor. Ancak IPO artışının kendisi borsa düşüşü anlamına gelmiyor; halka arz sonrası hisse işlem akışı ve yatırım talebinin birlikte izlenmesi gerekiyor.
Janus Henderson Küresel Makro Yatırım Sorumlusu Richard Bernstein(Richard Bernstein), "Rekor düzeydeki yeni hisse ihracı, balonların tipik sinyallerinden biridir" dedi. Bu açıklama, yeni arzdaki artışın piyasa için bir risk sinyaline dönüşebileceği uyarısı olarak öne çıkıyor.
Buna karşın büyük IPO'lar, şirketlerin fon toplamasını artırıp büyüme sektörlerine yönelik yatırım fırsatlarını genişletme işlevi de görüyor. Dolayısıyla asıl mesele IPO büyüklüğünün kendisinden çok, yeni ihraç ve lock-up sonrası dolaşıma giren payların mevcut piyasadaki alım talebi tarafından emilip emilemeyeceğinde toplanıyor.
ABD IPO piyasasındaki büyük işlemlerin fiilen halka arza dönüşüp dönüşmeyeceği ve halka arz sonrası lock-up süresinin dolmasıyla ortaya çıkacak payların ne hızla dolaşıma gireceği, önümüzdeki dönemde arz-talep dengesini belirleyecek etkenler olarak kalıyor.
Yorum 0