Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Türkiye hükümeti ‘yastık altı altının’ finansal sisteme kazandırılmasını gündeme aldı: Tahminler 2.200-5.000 ton arasında

Koltuk minderinin altında saklanan altın sikkeler ve altın takılar / TokenPost.ai

Türkiye’de hanehalkının elinde tuttuğu fiziki altının finansal sistem dışında kalmasının ekonomi üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi. Hanehalkının fiziki altın varlığına ilişkin tahminler, hesaplama yöntemine göre 2.200 ila 5.000 ton arasında değişti.

NPR, 16’sında saat 09.55’te Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yaklaşık 640 milyar doların (yaklaşık 862,08 trilyon won) altın ve döviz olarak finansal sistem dışında tutulduğunu söylediğini bildirdi. Ancak bu açıklamayı destekleyen resmi hükümet belgesi doğrulanmadı.

NPR, Türkiye’de hanehalkının elindeki altını yaklaşık 5.000 ton ve değerini yaklaşık 600 milyar dolar (yaklaşık 808,2 trilyon won) olarak değerlendirdi. Tahminin kapsamı ile değerleme tarihi net biçimde ayrılmadığı için bu rakam kesin bir varlık miktarı olarak kabul edilemez.

Türkiye’de evde altın saklama alışkanlığı ‘yastık altı’ olarak adlandırılıyor. Altın, düğünler gibi aile etkinliklerinde verilen geleneksel bir varlık olmasının yanı sıra liranın değer kaybı ve yüksek enflasyona karşı tasarruf aracı olarak da kullanılıyor.

Enflasyon endişeleri altına yönelik talebi artıran etkenler arasında yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu’na göre ağustos ayında tüketici fiyatları yıllık bazda yüzde 31,51, aylık bazda ise yüzde 1,84 arttı.

Fiziki altın, banka mevduatlarının aksine şirket kredilerine veya finansal aracılığa doğrudan yönlendirilmekte zorlanıyor. Koç Üniversitesi ekonomisti Selva Demiralp, “Fiziki altın finansal sistemin dışında kaldığında şirket kredilerine dönüşmüyor ve altın ithalatı cari açığı artırabilir” dedi. Bu değerlendirme, fiziki altının finansal kaynak olarak kullanılmasının sınırlı kalabileceğine işaret ediyor.

Demiralp, hanehalkının altın tercihinin irrasyonel olmaktan çok yüksek enflasyona ve geçmiş finansal krizlere verilen bir tepki olduğunu söyledi. Altının enflasyona ve doların zayıflamasına karşı koruma aracı olarak görülmesi, TokenPost’un daha önce aktardığı altının hedge işlevine ilişkin değerlendirmelerle de örtüşüyor.

Fiziki altın miktarına ilişkin hükümet tahminleri ile dış kaynaklı tahminler arasında önemli fark bulunuyor. Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı ‘yastık altı altın’ miktarını yaklaşık 2.200 ton ve 100 milyar dolar (yaklaşık 134,7 trilyon won) olarak tahmin ederken, NPR’nin aktardığı rakam 5.000 ton ve 600 milyar dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2025 enflasyon raporunda, 2024’ün üçüncü çeyreği itibarıyla hanehalkının fiziki altın varlığı 311 milyar dolar (yaklaşık 418,917 trilyon won) olarak verildi. Sonuçların araştırma tarihi, kapsamı ve kullanılan altın fiyatına göre değiştiği görülüyor.

Altın fiyatlarındaki artışın konut piyasasını da etkilediği değerlendirildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası araştırmacıları Mehmet Selman Çolak ve Mehmet Emre Şamcı, 2023-2025 döneminde altın tasarrufu oranının yüksek olduğu bölgelerde konut fiyatlarının ortalama yüzde 10 daha fazla arttığını söyledi.

Bu bölgelerde nakit alımların payı yükselirken kredi kullanılarak gerçekleştirilen konut işlemlerinde artış görülmedi. Araştırmacılar, altın fiyatlarındaki yükselişle oluşan servetin nakit biçiminde konut piyasasına yönelmiş olabileceğini belirtti.

Türkiye hükümeti, hanehalkının fiziki altınını altın hesaplarına veya finansal ürünlere dönüştürmesini amaçlayan uygulamalar yürüttü. Ancak yerel medya, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 22 Ağustos’ta fiziki altının lira mevduatı veya katılım hesabına dönüştürülmesine ilişkin düzenlemeyi kaldırdığını bildirdi. Resmi metin ve sonraki uygulamanın ayrıntıları için ek doğrulama gerekiyor.

Altın ithalatı da cari denge üzerindeki baskı unsurlarından biri olarak gösterildi. Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı, işlenmemiş altın ithalatının 2022’de 379,2 ton ve 20,4 milyar dolar (yaklaşık 27,4788 trilyon won), 2023’ün ilk yedi ayında ise 320 ton ve 19,2 milyar dolar (yaklaşık 25,8624 trilyon won) olduğunu açıkladı.

Aynı verilerde bakanlık, 2022’deki 49,1 milyar dolarlık (yaklaşık 66,1377 trilyon won) cari açığın 19,4 milyar dolarının (yaklaşık 26,1318 trilyon won) net altın ithalatından kaynaklandığını belirtti. Bu nedenle fiziki altının finansal sisteme çekilip çekilemeyeceği, para politikası ve dış denge yönetimi açısından tartışılıyor.

Kapalıçarşı altın piyasası işlemcisi Mehmet Ali Yıldırımtürk, altının enflasyona karşı koruma aracı olduğunu söyledi. Yıldırımtürk, hükümetin hanehalkının güvenini yeterince kazanamadığını savundu.

Sonuç olarak Türkiye’nin ‘yastık altı altını’ tartışmasında asıl mesele yalnızca miktar değil, hanehalkının neden altını tercih ettiği ve finansal sistemin bu varlığı ne ölçüde çekebileceği. Kurumların tahminleri farklı olduğu için 5.000 ton rakamı kesin bir miktar olarak yorumlanmamalı.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1