ABD 10 yıllık Hazine tahvili getirisinin uzun süre %4,25-%5,5 aralığında kalabileceği belirtildi. Küreselleşmeden uzaklaşma, ABD’nin mali açığı ve yapay zekâ (AI) altyapı yatırımları, uzun vadeli faizleri yukarıda tutabilecek faktörler arasında gösterildi.
Apollo Global Management Başkanı Jim Zelter, 16’sında yayımlanan materyalde ABD 10 yıllık Hazine tahvili getirisinin uzun süre %4,25-%5,5 aralığında yerleşebileceğini öngördü. Crypto Briefing, Zelter’in öngörüsünü aktardı ancak Apollo’nun resmi internet sitesinde aynı rakamları içeren doğrudan bir açıklama metni doğrulanmadı.
Yüksek faizlerin uzun süre devam etmesi, hükümetlerin ve şirketlerin borçlanma maliyetlerini artırabilir. Bu durum hisse senetleri gibi riskli varlıkların iskonto oranlarını etkileyerek şirketlerin finansman koşullarını ve yatırım kararlarını değiştirebilir.
Zelter’in öngörüsünün arka planında tedarik zincirlerinin yeniden düzenlenmesi, mali açık ve AI altyapı yatırımlarındaki artış yer aldı. Tedarik zincirlerinin ülke merkezli biçimde yeniden yapılandırılması, işletme maliyetleri ve fiyat baskısını artırabilir.
ABD’de mali açığın sürmesi, piyasaya sunulan Hazine tahvili miktarını da artırabilir. Yatırımcılar artan tahvil arzını karşılamak için daha yüksek getiri talep edebilir. Bu da uzun vadeli faizler üzerindeki yükseliş baskısını artırabilir.
AI altyapı yatırımlarındaki artış da uzun vadeli faizlerin bir başka değişkeni olarak gösterildi. Veri merkezleri, çipler ve elektrik altyapısının kurulması için gereken finansman büyüdükçe Microsoft($MSFT), Alphabet($GOOGL), Amazon($AMZN) ve Meta($META) gibi büyük teknoloji şirketlerinin şirket tahvili ihracını artırabileceği değerlendirildi.
Şirket tahvilleri ile Hazine tahvilleri yatırımcı fonları için rekabet ediyor. Şirketlerin borçlanma talebi arttığında şirket tahvili faizleri yükselebilir. Hazine tahvilleri de yatırımcı çekmek için daha yüksek getiri sunmak zorunda kalabilir.
AI altyapı yatırımları ve büyük teknoloji şirketlerinin şirket tahvili ihraçlarının uzun vadeli faiz artışı tartışmasının yeni ekseni haline geldiğine ilişkin değerlendirme de aynı çerçevede ele alındı. Ancak büyük teknoloji şirketlerinin şirket tahvili ihracının ABD Hazine tahvillerindeki net ihracı aşacağı yönündeki karşılaştırma için somut bir rakam verilmedi.
Apollo başekonomisti Torsten Slok da enflasyon, mali sorunlar ve Hazine tahvili arzındaki artışı uzun vadeli faizleri yükseltebilecek faktörler arasında gösterdi. Apollo, resmi analizinde Hazine tahvili arzındaki artış ile Federal Rezerv’in talebindeki azalmanın uzun vadeli faizleri yukarı çekebileceğini belirtti.
ABD Hazine tahvili getirileri halihazırda söz konusu aralığın çevresinde hareket ediyor. 15 Eylül’deki (yerel saatle) verilere göre 10 yıllık tahvil getirisi %4,97, 20 yıllık tahvil getirisi %5,37 ve 30 yıllık tahvil getirisi %5,34 olarak kaydedildi.
Söz konusu veriler, ABD Merkez Bankası’nın işlem kapanışı sırasındaki piyasa kotasyonlarını temel alarak hesapladığı istatistiklerden oluşuyor. 10 yıllık tahvil getirisi, Zelter’in belirttiği aralığın orta noktasına yakın bulunuyor.
Piyasalarda yüksek Hazine tahvili getirilerinin hisse senetleri gibi riskli varlıkların iskonto oranlarını ve şirketlerin finansman maliyetlerini artırabileceği yönünde endişeler dile getirildi. Bank of America’nın araştırmasında ‘tahvil getirilerinde düzensiz yükseliş’, eylül ayının en büyük kuyruk riski olarak gösterildi.
Faizlerdeki yükseliş, AI şirketlerinin yatırım maliyetlerini de etkileyebilir. Veri merkezleri ve elektrik altyapısı yatırımlarının finansmanı şirket tahvili ihracına daha fazla dayandıkça, faiz seviyesi projelerin maliyetini ve yatırım hızını belirleyen unsurlardan biri haline gelebilir.
ABD’nin uzun vadeli faizleri, kripto para piyasası için de makroekonomik bir değişken olabilir. Ancak bu öngörü tek başına Bitcoin(BTC) veya diğer kripto paraların fiyat yönünü kesinleştirmiyor.
ABD’nin uzun vadeli faizleri, yerli yatırımcılar açısından yurt dışı varlıkların iskonto oranlarını ve dolar likiditesini değerlendirmede referans göstergelerden biri niteliğinde. Gerçek etki, faizlerin yanı sıra enflasyonun seyri, mali durum ve Hazine tahvillerine yönelik talebin birlikte nasıl hareket edeceğine bağlı olabilir.
%4,25-%5,5 aralığı yalnızca bir kurum yöneticisinin öngörüsünü yansıtıyor ve kesinleşmiş bir faiz patikası anlamına gelmiyor. Önümüzdeki dönemde 10 yıllık tahvil getirisi, ABD’nin mali durumu, enflasyonun seyri ve piyasanın Hazine tahvillerine yönelik talebindeki değişimlere bağlı olarak farklılaşabilir.
Yorum 0