ABD’nin sahip olduğu altını ons başına 155 bin dolardan yeniden değerlemesi, muhasebe üzerindeki değeri yaklaşık 40,5325 trilyon dolara çıkararak ülkenin kamu borcuna denk bir büyüklük oluşturabilir. Ancak ABD hükümeti veya Federal Rezerv bu fiyatı uygulayacak bir politika açıklamadı.
QTR’s Fringe Finance, 18 Eylül’de ABD Hazine Bakanlığı’nın elindeki 261.498.926,241 troy ons altına ons başına 155 bin dolar fiyat uygulanması halinde değerin yaklaşık 40,5325 trilyon dolara ulaşacağını hesapladı. Yazı, bu tutarı o dönemde yaklaşık 40 trilyon dolar olarak belirtilen ABD kamu borcuyla karşılaştırdı.
Varsayımsal fiyatın ABD Hazinesi’nin altın varlıklarına uygulanması, mevcut yasal defter değeriyle arasındaki farkı büyük ölçüde açıyor. Hazine verilerine göre elde tutulan altının defter değeri 11.041.059.957,90 dolar (yaklaşık 15,306 trilyon Kore wonu).
ABD Hazine Bakanlığı, altını ons başına 42,2222 dolardan değerliyor. Bu tutar, piyasada işlem gören altın fiyatı değil, yasaya dayalı muhasebe fiyatı.
Federal Rezerv, altının yasal fiyatının 1973’ten bu yana ons başına 42 ve 2/9 dolar olarak sabitlendiğini ve piyasa fiyatına göre değişmediğini açıklıyor. Altının mülkiyeti Hazine’ye aitken, Federal Rezerv bankaları altının bir bölümünü saklama görevini üstleniyor.
Altın sertifikası sistemi halihazırda mevcut. Hazine, elindeki altını altın sertifikaları aracılığıyla parasallaştırabiliyor; New York Federal Rezerv Bankası ise sertifika tutarını Hazine hesabında dolar mevduatı olarak gösteriyor. Bu yapı, altının kendisi taşınmadan Hazine’nin finansman kapasitesinin muhasebe işlemleriyle artırılmasına dayanıyor.
Mevcut altın sertifikaları, ons başına 42,2222 dolarlık yasal değer üzerinden düzenleniyor. Bu nedenle değerlemenin 5 bin dolar, 10 bin dolar veya 155 bin dolar olarak değiştirilmesi için ilgili yasaların değiştirilmesi gerekiyor.
ABD yasaları, Hazine Bakanı’nın Hazine’nin elindeki altına dayalı altın sertifikaları çıkarmasına izin veriyor. Ancak sertifika miktarı, her 1 troy ons altın için 42 ve 2/9 dolarlık yasal değerle sınırlı.
Federal Rezerv, 2025 tarihli bir araştırmasında ABD’nin yaklaşık 261,5 milyon troy onsla dünyanın en büyük resmi altın rezervine sahip ülkesi olduğunu belirtti. Almanya, İtalya, Lübnan ve Güney Afrika gibi bazı ülkeler, altın veya döviz rezervlerinin yeniden değerlenmesinden doğan muhasebe kazançlarını kamu finansmanında ya da merkez bankası zararlarının karşılanmasında kullandı.
Ancak altının yeniden değerlenmesi, kamu borcunu ekonomik olarak ortadan kaldırmıyor. Yeniden değerlemenin ardından Hazine ek altın sertifikaları çıkarır ve fonları fiilen harcarsa, tahvillerin bir bölümü dolar mevduatı veya merkez bankası yükümlülükleri gibi başka finansal alacaklara dönüşebilir.
Federal Rezerv’in araştırmasına göre, yeniden değerlemeden sağlanan kaynakların harcanması halinde hükümet hesaplarındaki para, ticari bankaların merkez bankasındaki rezervleri gibi başka borç biçimlerine aktarılabilir. Muhasebe üzerindeki varlık değerinin artması ile hükümetin gerçek mali yükünün azalması birbirinden farklı konular.
Orijinal yazı, ons başına 155 bin doları bir altın fiyatı tahmini olarak değil, aşırı bir parasal ve mali düşünce deneyi olarak sundu. ZeroHedge de aynı rakamı ABD’nin altın varlıklarını yaklaşık 40 trilyon dolar olarak hesaplayan bir varsayım şeklinde aktardı; bunu bir politika girişimi olarak duyurmadı.
Dünya Altın Konseyi, Ağustos 2026’da altın fiyatlarındaki yükselişin arka planında ETF alımları, doların zayıflaması ve mali açık ile borç endişelerinin bulunduğunu belirtti. Bu değerlendirme, altının yeniden değerlenmesine yönelik bir destek değil, altın piyasasındaki genel yatırım talebine ilişkin bir analiz.
Türkiye’deki yatırımcılar açısından da altının piyasa fiyatı ile hükümetin yasal değerlemesini birbirinden ayırmak gerekiyor. TokenPost’un son haberinde altın ETF’lerine 3 milyar dolar giriş olduğu aktarılmıştı. Piyasa fiyatları arz ve talebe göre hareket ederken, ABD Hazinesi’nin altın defter değeri yasa değişmediği sürece otomatik olarak güncellenmiyor.
ABD Hazine Bakanlığı’nın kamu borcu, 17 Haziran 2026 itibarıyla 39.283.052.266.270,91 dolar (yaklaşık 54,490 kentilyon Kore wonu) seviyesindeydi. 20 Eylül itibarıyla kesin borç tutarı resmi verilerle doğrulanmadı. Ayrıca 155 bin dolarlık yeniden değerlemeye ilişkin somut bir yasa tasarısı veya Hazine tarafından açıklanmış bir uygulama takvimi bulunmuyor.
Yorum 0