Küresel tahvil faizleri yükselirken sekiz büyük ekonomide piyasanın fiyatladığı toplam politika faizi artışı beklentisi, eylüldeki 717 baz puandan son dönemde 539 baz puana geriledi. Tahvil satışlarının borçlanma maliyetlerini artırması, merkez bankaları yeni bir faiz artışına gitmeden de finansal koşulları sıkılaştırıyor.
Bloomberg, 11’inde sekiz büyük ekonominin faiz swaplarında fiyatlanan toplam artış beklentisinin eylüldeki 717 baz puandan son dönemde 539 baz puana indiğini bildirdi. Bir baz puan, yüzde 0,01 puana karşılık geliyor. Beklentideki düşüş, merkez bankalarının faizi gerçekten düşürdüğü ya da artış planlarını değiştirdiği anlamına gelmiyor.
Faiz artışı beklentisindeki gerileme en fazla Avustralya’da görüldü; avro bölgesi, Güney Kore ve Kanada onu izledi. Güney Kore’ye ilişkin rakam da piyasa fiyatlarına yansıyan beklentiyi gösteriyor ve Kore Merkez Bankasının politika kararından ayrı değerlendirilmeli.
Tahvil faizi, hükümetlerin tahvil ihraç ederek finansman sağladığı piyasada oluşuyor. Faizlerin yükselmesi, konut kredileri ile şirketlerin borçlanma maliyetlerini de artırabilir. Bloomberg, küresel tahvil getirisi ortalamasının yüzde 4’ü aşarak 2000’den bu yana en yüksek seviyeye çıktığını aktardı.
Artan kamu harcamalarına ilişkin kaygılar ve yapay zekâ (AI) şirketlerinin büyük ölçekli tahvil ihraçları, tahvil arzı üzerindeki baskının nedenleri arasında gösterildi. ABD, Japonya ve Fransa gibi ülkelerde mali görünümle ilgili endişelerin artması, yatırımcıların uzun vadeli tahvilleri elde tutmak için daha yüksek getiri talep etmesine yol açıyor.
T. Rowe Price’ın uluslararası tahvil birimi başkanı Ken Orchard, piyasa sıkılaşmayı daha fazla fiyatladıkça finansal koşulların daraldığını ve merkez bankalarının uygulaması gereken ya da uygulayabileceği ek faiz artışlarının azalabileceğini söyledi. Tahvil faizlerindeki yükseliş, kredi ve yatırım koşullarını baskılayarak politika faizi artışına benzer bir etki yaratabiliyor.
Blok Medya, uluslararası petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde seyrettiği ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nda tankerlere yönelik saldırılarının sürdüğü ortamda enflasyon baskısının kolayca hafiflemeyebileceğini bildirdi. Bütçe açığı kaygılarının büyümesi, yatırımcıların uzun vadeli tahviller için daha yüksek getiri istemesine ve faizlerdeki düşüşün sınırlanmasına yol açabilir.
Piyasanın fiyatladığı faiz artışı beklentisinin gerilemesi, para politikasındaki sıkılaşmanın sona erdiğini göstermiyor. Petrol fiyatları, enflasyon ve kamu maliyesinin durumu tahvil faizlerini ve merkez bankalarının politika kararlarını etkileyen başlıca değişkenler olmayı sürdürüyor.
Yorum 0