Ethereum’un (ETH) tüm düğümlerin hesaplamaları yeniden yaptığı yapıdan, sonuçların kriptografik kanıtlarla doğrulandığı bir sisteme geçebileceğine dair uzun vadeli bir vizyon paylaşıldı. Vitalik Buterin, Ethereum’un 2030’da nasıl görünebileceğini anlattı; ancak bu, kesinleşmiş bir yükseltme takvimi ya da özellik listesi değil.
Buterin, 27 Eylül’de yayımladığı “The cryptographic world computer” başlıklı yazısında Ethereum’un blokzinciri, kriptografi ve merkeziyetsiz zincir dışı bileşenleri birleştiren bir sisteme dönüşebileceğini belirtti. Vizyonun merkezinde, her düğümün blok hesaplamalarını baştan tekrarlaması yerine sonuçları kriptografik kanıtlarla doğrulaması yer alıyor.
Önerilen yön; özyinelemeli STARK’ları, SNARK doğrulamasını, veri örneklemesini ve imza birleştirmeyi kapsıyor. STARK, bir hesaplamanın doğru yürütüldüğünü kanıtlayan bir kriptografi tekniği. Özyinelemeli yöntem ise başka kanıtların geçerliliğini de bir kanıtın içine alıyor. Buterin, bu teknolojilerin Ethereum’un doğrulama yöntemini ve blok üretim yapısını değiştirebileceğini düşünüyor.
Bu vizyon, ağın uzun vadeli tasarım yönünü anlatıyor. Belirli teknolojilerin ne zaman uygulanacağı veya son özelliklerinin ne olacağı henüz belirlenmiş değil. Buterin, kanıt teknolojilerinin verimliliğini ve güvenliğini artırmayı, büyük ölçekli durum erişimini paralelleştirmeyi çözülmesi gereken konular arasında gösterdi.
Ethereum Vakfı Protokol Kümesi, 7 Eylül tarihli paylaşımında Ethereum L1’in yürütme, konsensüs ve veri katmanlarını Aralık 2029’a kadar kuantum dirençli hâle getirme hedefini açıkladı. Belgede, kuantum bilgisayarların 2030’da ortaya çıkacağı varsayımının bilinçli olarak iddialı bir planlama ön kabulü olduğu belirtildi. İlgili çalışmaların birden fazla yükseltmeye yayılarak yürütülmesi planlanıyor.
Yakın vadeli yükseltmeleri uzun vadeli vizyondan ayrı değerlendirmek gerekiyor. Ethereum’un resmi yol haritasında Hegotá, Glamsterdam’dan sonraki yükseltme olarak yer alıyor ve mevcut durumu ‘planlama aşaması’ şeklinde gösteriliyor. FOCIL ile çerçeve işlemler planlanan özellikler arasında bulunsa da kapsamın geri kalanı ve kesin takvim henüz belirlenmiş değil.
FOCIL, birden fazla doğrulayıcının bloğa alınacak işlem listeleri sunmasını sağlayarak işlem sansürünü zorlaştırmayı amaçlıyor. Çerçeve işlemler ise hesapların işlemler için kullanılacak geçerlilik doğrulama yöntemini belirlemesine olanak tanıyan bir yapı. Bu iki özelliğin yol haritasında planlanan özellikler olarak yer alması, nihai hard fork spesifikasyonlarının kesinleştiği anlamına gelmiyor.
Buterin’in 2030 vizyonu, Hegotá sonrasındaki teknik dönüşümü ele alan önceki haberimizdeki gibi uzun vadeli yol haritasının bir parçası. Vakfın kuantum dirençli olma hedefi ile Hegotá için planlanan özellikler de farklı aşamalarda bulunuyor. Bu nedenle 2030 vizyonu, kesinleşmiş ağ değişikliklerinin takvimi olarak okunamaz.
Yorum 0