Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

BIS analizi: İhracat kontrolleri Ar-Ge'yi artırdı, ithalata bağımlı ABD şirketlerinin marjı gümrük vergisinden baskı gördü

Limanda yığılmış konteynerler / TokenPost.ai (mono)

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), şirketlerin bilanço dönemi telefon konferanslarını inceleyen yeni bir çalışma yayımladı. Çalışmaya göre ihracat kontrollerinin, yaptırımların ve gümrük vergilerinin etkisi araçtan araca değişiyor. Baskı uygulayan ülkenin şirketleri zarar görürken üçüncü ülkelerdeki şirketlerin kazanç sağladığı bir tablo da ortaya çıktı.

BIS, 19’unda ihracat kontrollerinin, yaptırımların ve gümrük vergilerinin şirketlerin yatırımlarını ve tedarik zincirlerini nasıl değiştirdiğini ele alan 1386 numaralı çalışma belgesini ‘Geoeconomic pressure’ (Jeoekonomik baskı) başlığıyla paylaştı. Devletlerin ekonomik araçları silah gibi kullanması sıklaştı. Çalışma da bu araçların etkisini şirket düzeyinde, geniş bir ölçekte inceliyor.

Jeoekonomik baskı, büyük güçlerin ekonomik ve finansal imkanlarını jeopolitik ya da ekonomik hedeflere ulaşmak için kullanması anlamına geliyor. Makalede üç örnek öne çıkıyor: ABD’nin Çin’in yarı iletken erişimine getirdiği kısıtlar, Çin’in nadir toprak elementi ihracatını azaltma tehdidi ve Batı’nın Rusya’ya yönelik yaptırımları.

Araştırmacılar, şirketlerin bilanço dönemi telefon konferanslarında baskıya nasıl karşılık verdiğini ve bunun nedenlerini büyük dil modeli (LLM) ile taradı. Araştırmacılara göre bu yöntem, anahtar kelime saymaktan farklı olarak cümlelerdeki koşullu ilişkileri de çıkarabiliyor. İncelenen araçlar ihracat kontrolleri, yaptırımlar ve gümrük vergileri.

Sonuçlar araca göre farklılaştı.

△İhracat kontrolleri: Kısıtlamaya maruz kalan şirketler, kendi teknolojilerini geliştirmek için yurt içi Ar-Ge harcamalarını artırdı. Bu durum ABD’nin yarı iletken ve yapay zeka kontrollerine tabi Çinli şirketlerde belirgindi. Kısıtlamayı uygulayan ülkenin şirketleri ise sınırlanan pazarda gelir kaybı ve marj daralması bildirdi.

△Rusya yaptırımları: ABD’li ve Avrupalı şirketler gelir kaybı, varlık değer düşüklüğü ve artan işlem sürtünmesi bildirdi. Avrupa’da enerji maliyeti şoku da eklendi. Bazı ABD’li enerji ve denizcilik şirketleri ise kazançlı çıktı. Çin ve Hindistan gibi üçüncü ülkelerin şirketleri boşalan pazarı doldurdu, indirimli petrolden ve dolaylı ticaretten yararlandı.

△Gümrük vergileri: İthal hammaddeye bağımlı ABD’li şirketlerin çoğu zarar gördü. Maliyetler yükseldi, satış fiyatları da arttı. Yine de araştırmacılara göre pek çok şirket maliyet şokunu kâr marjına yansıttı. Rakiplerin maliyeti fiyatlara eklemesi sayesinde bazı yerli üreticiler pazar payını ve marjını artırdı.

△Yabancı şirketler: Belirsizliğin artması, talepte düşüş ve üretimi taşıma maliyeti öne çıkan yükler oldu. Avrupalı ve Kanadalı şirketler makro riskleri, Çinli şirketler ise üretimi taşıma maliyetini vurguladı.

△Tedarik zinciri: Üretim üslerinin Çin’den ABD, Vietnam ve Meksika’ya kaydığı görüldü. Gümrük vergisi tehdidi bile şirketleri harekete geçirdi.

Araştırmacılar, baskının etkisinin yalnızca hedef ülkenin şirketleriyle sınırlı kalmadığını vurguladı. Baskıyı uygulayan tarafın şirketleri zarar görürken üçüncü ülkelerin şirketleri fırsat kazancı elde edebiliyor.

Çalışmanın yazarları Chris Clayton, Antonio Coppola, Vanessa Hu, Matteo Maggiori, Jesse Schreger ve Serdil Tinda. Belgede Randall S Kroszner’ın tartışma metni de yer alıyor. BIS, çalışmadaki görüşlerin yazarlara ait olduğunu, BIS’in ya da üye merkez bankalarının görüşlerinden farklı olabileceğini belirtti.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1