Bitcoin'in (BTC) güvenliği açısından kısa vadede kuantum bilgisayarlardan çok yapay zekanın daha acil bir tehdit olduğu görüşü dile getirildi. Swan Bitcoin'in kurucusu Cory Klippsten, “Kısa vadeli tehdidin aslında yapay zeka olduğunu düşünüyorum” dedi. Klippsten'in endişesi, kuantum hesaplamadan çok bilgisayar korsanlarının mevcut yazılım açıklarını aramasına odaklanıyor.
Klippsten, Cointelegraph'ın aktardığı “Chain Reaction” podcast röportajında bilgisayar korsanlarının büyük dil modellerini (LLM) kullanarak sistemleri taradığını ve zayıf noktaları aradığını söyledi. Birkaç talimatla açık aramaya başlayabilecekleri uyarısında bulundu.
LLM'ler, soru veya talimatlara yanıt olarak metin ya da kod üreten yapay zeka modelleridir. Klippsten'in işaret ettiği risk, bilgisayar korsanlarının bu modelleri yazılımlardaki açıkları bulmak için kullanmasıdır.
Kuantum bilgisayarların şifreleme sistemlerini tehdit etmesiyle LLM'lerin yazılım kusurlarını bulması, farklı hedeflere yönelik risklerdir. Klippsten'in açıklaması Bitcoin'in şifrelemesinin kırıldığı anlamına gelmiyor; yazılım açıklarını hedef alan saldırı olasılığına dikkat çekiyor.
Borsaların iç sistemlerine veya müşteri varlıklarının saklandığı cüzdanlara yönelik saldırılar da Bitcoin ağının şifreleme sisteminin çökmesinden farklıdır. Borsaların müşteri varlıklarını saklayan ve transfer eden sistemlerin güvenliğini de sağlaması gerekir.
Cointelegraph, Binance'in 29 Ekim'deki saldırıda 6,3 milyar dolar değerinde zarara uğradığını bildirdi. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), olayın arkasında Kuzey Koreli bir hacker grubunun bulunduğunu belirtti. Bu bilgi, saldırıda yapay zeka kullanıldığını göstermiyor.
Brezilya borsası Mercado Bitcoin, 2 Kasım'daki güvenlik olayının ardından para yatırma ve çekme işlemlerini geçici olarak durdurdu. Onchain Lens, 2 Kasım'da Mercado Bitcoin saldırısıyla bağlantılı olduğu düşünülen 46 adresten 46,5 milyon dolar değerinde kripto varlığı izlediğini açıkladı.
İki borsa saldırısında da yapay zeka kullanıldığına dair kanıt sunulmadı. Klippsten'in uyarısını münferit saldırıların yöntemlerinden ayrı değerlendirmek gerekiyor.
Cointelegraph'ın 2 Kasım 2026 tarihli haberinde aktarılan röportajda Klippsten, haberin yayımlandığı tarih itibarıyla kuantum bilgisayarların Bitcoin'in şifreleme sistemini tehdit etmesine en az 10 yıl olduğunu ve bu sürenin daha da uzayabileceğini öngördü.
Aynı röportajda Klippsten, tehdidin gerçekleşme olasılığı netleşirse Bitcoin ağının kuantuma dayanıklı korumaları benimseyebileceğini söyledi. Şimdi acele etmenin gereksiz karmaşıklık yaratabileceğini de belirtti.
G7 siber güvenlik çalışma grubu, hükümetlere ve şirketlere kuantum sonrası şifrelemeye geçişi başlatma çağrısı yaptı. Kuantum bilgisayarların uzun vadeli tehdidine karşı hazırlık çağrıları da sürüyor.
Kuantum sonrası şifreleme, kuantum bilgisayarların saldırılarına dayanacak şekilde tasarlanan kriptografi teknolojilerini ifade ediyor. Uzun vadeli şifreleme sistemleri dönüşümü ile mevcut yazılımlardaki açıkları bulup düzeltmek farklı güvenlik meseleleri.
Olası açıkları bulmakla bunların gerçek bir güvenlik sorunu olup olmadığını doğrulayıp düzeltmek ayrı süreçlerdir. Yapay zeka arama hızını artırsa bile bulunan sorunların doğrulanması ve giderilmesi gerekir.
Klippsten, bazı kripto girişimleri ve yatırımcıların finansman sağlamak için kuantum bilgisayar endişelerini kullandığını öne sürdü. Konuyla ilgili tartışmaların büyük bölümünü acil bir tehditten çok “korku, belirsizlik ve şüphe” (FUD) olarak nitelendirdi.
Müşteri varlıklarını yöneten şirketlerin aceleyle geliştirilmiş yazılımlara dayanmaması gerektiğini söyleyen Klippsten, “Güvenlik konusunda ne yaptığınızı tam olarak bilmeniz gerekir” dedi.
Yorum 0