Hyperliquid, son dönemde hızla büyüyerek ‘merkeziyetsiz türev ürünler pazarı’nın önde gelen oyuncularından biri haline geldi. Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) tabanlı süresiz (perpetual) alım satım işlemlerinde yaklaşık yüzde 10'luk pazar payına ulaşan platform, DeFi (merkeziyetsiz finans) dünyasında dikkatleri üzerine çekti. Ethereum ve Solana(SOL) gibi devleri geride bırakan gelir rakamlarına rağmen, HYPE isimli yerel token’ın piyasa değerinin hâlâ ciddi şekilde ‘değerinin altında’ olduğu belirtiliyor.
2024 yılı ilk yarısında Hyperliquid, kullanıcı işlem ücretlerinden yaklaşık 5,675 milyar TL (yaklaşık 409 milyon dolar) gelir elde etti. Bu rakam, Ethereum'dan yüzde 23, Solana’dan ise yüzde 75 daha yüksek. Bu performans Hyperliquid’i yalnızca DeFi rakipleriyle değil, bazı merkezi borsalarla da kıyaslanabilir hale getiriyor. Ancak buna rağmen HYPE token, Ethereum’a kıyasla yüzde 88 ve Solana’ya kıyasla yüzde 62 daha düşük bir değerde işlem görüyor; bu da analistlere göre piyasanın ciddi bir ‘iskonto’ uyguladığı anlamına geliyor.
DeFi haber platformu DeFi Report’un analizine göre, bu ‘iskontonun’ uzun sürmeyeceği öngörülüyor. Çünkü Hyperliquid’in ‘ürün kalitesi’, ‘kıt token ekonomisi’ ve ‘istikrarlı pazar payı yükselişi’ gibi güçlü yönleri, HYPE’ın potansiyel değerinin açığa çıkmasını sağlayabilir. Şirket, herhangi bir risk sermayesi yatırımı (VC) almadan büyüdü ve ilk token arzının yüzde 31’ini doğrudan kullanıcılara dağıtarak, yatırımcı satış baskısından da kaçındı. O zamanlar yaklaşık 12 milyar dolar tutarındaki bu dağıtım, bugün itibarıyla neredeyse 47 milyar dolarlık bir değere yükselmiş durumda.
Platform, elde edilen işlem gelirlerini piyasadan HYPE geri alımı (buyback) için kullandığı bir ‘destek fonu’ üzerinden değerlendiriyor. Bu fon sayesinde hem token dolaşımı azaltılıyor hem de fiyat istikrarı sağlanmaya çalışılıyor. Sadece temmuz ayında, yaklaşık 1,250 milyar TL (90,2 milyon dolar) değerinde HYPE geri alımı gerçekleştirildi. Uzmanlar bu mekanizmanın, geleneksel finans dünyasındaki ‘temettü’ modeline benzediğini vurguluyor.
Teknik tarafta da Hyperliquid’in gücü dikkat çekici. İşlem başına düşük ücretler ve yüksek hız sunan zincir üstü merkezi emir defteri yapısı (CLOB), kullanıcıya merkezi platform deneyimi sağlarken aynı zamanda DeFi’ın ‘şeffaflık’ avantajını koruyor. Günlük işlem hacmi 100 ile 200 milyar dolar (yaklaşık 14 ila 28 trilyon TL) arasında değişirken, küresel Bitcoin ve Ethereum türev pazarında yüzde 9 ila 11 arasında değişen bir paya sahip.
Bu büyümenin yanında Hyperliquid, kendi Layer 1 (L1) altyapısı olan ‘HyperEVM’i de geliştiriyor. Geliştiriciler bu ağ üzerinden ayrı bir borsa kurma ihtiyacı olmadan var olan likiditeyi kullanabiliyor. Ayrıca Phantom, Rabby ve Rainbow gibi popüler cüzdanlarla; borç verme hizmeti sunan Hyperlend ve köprü hizmeti Unit Protocol ile de entegre çalışıyor.
Son bir yılda Hyperliquid üzerinden gerçekleştirilen toplam işlem hacmi yaklaşık 2,710 trilyon TL (1 trilyon 950 milyar dolar) olarak kaydedildi. Bu rakam, başlıca DeFi platformlarının toplamından daha yüksek. Bitcoin ve Ethereum vadeli pozisyon miktarları, Chicago Ticaret Borsası (CME) hacminin yüzde 32’sine, küresel kripto borsaları ve CME toplamının ise yüzde 7,6’sına ulaşmış durumda.
Ancak bazı riskler hâlâ masada. Coinbase ve Robinhood gibi büyük platformlarla rekabetin artması, kısıtlı doğrulayıcı yapısı ve büyük yatırımcıların sistemde ‘aşırı kazanç’ elde etmesi gibi yapısal sorunlar, platform açısından olası tehditler arasında görülüyor.
Tüm bunlara rağmen HYPE’ın şu anki tam seyreltilmiş piyasa değeri yaklaşık 6,672 milyar TL (48 milyar dolar), dolaşımdaki piyasa değeri ise yaklaşık 2,224 milyar TL (16 milyar dolar) seviyesinde. Uzman yorumlarına göre Hyperliquid’in gelir modeli ve pazar payı göz önünde bulundurulduğunda, ‘HYPE hâlâ Ethereum ve Solana gibi rakip projelere göre değersiz kalıyor’.
Yorum 0