İran ve Venezuela’daki kaos ortamında, ‘Tether(USDT)’ adlı stabil kripto para iki ülke halkı için bir *hayatta kalma aracı*, hükümetler içinse bir *yaptırımlardan kaçış yolu* olarak kullanılıyor. Bu durum, Tether'ın çift yönlü kullanımıyla ilgili tartışmaları gündeme getiriyor.
Son dönemde İran ve Venezuela, siyasi istikrarsızlık, enflasyon ve ABD yaptırımları nedeniyle büyük ekonomik sorunlarla boğuşuyor. Her iki ülkede de ulusal para birimlerinin ciddi oranda değer kaybetmesiyle birlikte stabil kripto paralar, fiilen *doların yerini alan bir alternatif* haline geldi.
İran’da son iki hafta boyunca rejim karşıtı protestolar ülke çapında yayılırken, hükümet iletişim engellemeleri ve kitlesel gözaltılarla karşılık verdi. Bu baskı ortamında halk, değer kaybeden İran Riyali yerine servetlerini korumak ve para transferi yapmak için Tether’a yönelmiş durumda. Özellikle Tron(TRX) ağı üzerinden çalışan Tether, ülkede en yaygın kullanılan stabil kripto para haline geldi ve ekonomik belirsizliklere karşı bir *koruma aracı* olarak öne çıktı.
Buna karşılık İran devleti, stabil kripto para kullanımını kontrol altına alma çabası içinde. 2023 Eylül’ünde hükümet, vatandaşların yıllık en fazla 10.000 dolar (yaklaşık 1,469,000 TL) değerinde Tether tutmasına, tekil işlemlerde ise üst limitin 5.000 dolar (yaklaşık 734,000 TL) olmasına izin veren bir düzenleme getirdi. Bu adım, karaborsada gerçekleşen yüksek hacimli işlemleri ve yaptırım kaçakçılığını engelleme amaçlı atıldı.
Ancak buna rağmen, İran yönetiminin doğrudan Tether’ı yaptırımları delmek amacıyla kullandığına dair bulgular da ortaya çıktı. Blockchain analiz şirketi TRM Labs’in verilerine göre, 2023’ten bu yana İran Devrim Muhafızları Ordusu(IRGC), İngiltere’de kurulu iki paravan şirket olan Zedcex ve Zedxion aracılığıyla toplamda 1 milyar dolar (yaklaşık 14.687.000.000 TL) değerinde stabil kripto para transfer etti. TRM Labs, iki şirketin görünürde bağımsız olsa da gerçekte IRGC’ye ait bir *para aklama altyapısı* gibi çalıştığını belirtti.
Rapora göre, bu organizasyonun arkasındaki kilit isim, daha önce IRGC için milyarlarca dolarlık petrol gelirini saklayan ve yaptırım delme faaliyetleriyle bilinen *Babak Zanjani* olarak gösteriliyor.
Venezuela’da da benzer bir tablo yaşanıyor. Aşırı enflasyon nedeniyle ulusal para birimi bolivarın değeri neredeyse sıfırlanmış durumda. Bu nedenle Tether ülkede *gündelik ödeme aracı* haline geldi. Wall Street Journal’ın haberine göre, Venezuela halkı artık tıraş, bahçe bakımı gibi temel hizmetlerin ücretini bile USDT ile ödüyor ve banka hesabı yerine kripto cüzdanı kullanmayı tercih ediyor.
Üstelik devlet kurumları da Tether’ı benimsemiş durumda. Venezuela’nın devlet petrol şirketi PDVSA, 2020’den bu yana petrol satış gelirlerinin büyük bölümünü Tether ile tahsil ediyor. WSJ’ye göre şirket, tüm petrol satış gelirinin yaklaşık %80’ini USDT olarak alıyor ve bu para birimini *gider ve gelir işlemlerinde ana ödeme aracı* olarak benimsedi.
Diğer yandan Tether, bu tür yaptırım aşımına yönelik kötüye kullanım durumlarını engellemek amacıyla kara liste özelliğini aktif şekilde kullanıyor. Şirket, 2023’ten 2025’in sonuna kadar toplamda 3,3 milyar dolar (yaklaşık 48.467.000.000 TL) değerindeki varlığı dondurdu. Bu meblağın 1,75 milyar doları (yaklaşık 25.673.000.000 TL) Tron ağındaki USDT’ye ait. Son olarak, 5 ayrı cüzdandaki 182 milyon dolarlık (yaklaşık 2.673.000.000 TL) fon da bloke edildi. Ancak bunların doğrudan İran veya Venezuela ile bağlantılı olup olmadığı açıklanmadı.
Stabil kripto paralar, geleneksel finans sisteminin dışında kalan bireylere *serbest hareket imkânı* ve dolara karşı koruma sağlarken; yaptırım altındaki ülkeler için *dijital bir kaçış kapısı* sunabiliyor. Bu durum, hem düzenleyici otoriteler hem de kripto sektörü açısından çözümü kolay olmayan riskleri beraberinde getiriyor.
Yorum 0