Donald Trump, ABD’nin en büyük bankalarından biri olan JP Morgan Chase(JPM)’e karşı 5 milyar dolarlık bir dava açtı. ‘Debanking’ olarak bilinen, siyasi ya da dini nedenlere dayalı olarak banka hesaplarının tek taraflı kapatılması iddiası, davanın temelini oluşturuyor.
Bloomberg’e göre Trump, geçen hafta Florida’daki Miami-Dade İlçe Yerel Mahkemesi’ne JP Morgan ve şirketin CEO’su Jamie Dimon’a yönelik dava dilekçesini sundu. Dava, Trump’la ilişkili bazı şirketlerin ve banka hesaplarının “herhangi bir uyarı ya da gerekçe gösterilmeden kapatıldığı” iddiasına dayanıyor. Trump, bu nedenle bankadan 5 milyar dolar tazminat talep ediyor. Ancak şu ana kadar dava dilekçesi kamuya açık mahkeme belgeleri arasında yer almış değil.
Trump, dava dosyasında JP Morgan’ı ‘ticari itibar suikastı’ ve ‘dürüstlük ilkesinin ihlali’ ile suçlarken, Jamie Dimon’ı ise ‘Florida haksız ticaret yasası’na aykırı davranmakla itham etti. Öte yandan banka sözcüsü ise iddiaları ‘hiçbir temeli yok’ diyerek reddetti. Sözcü, JP Morgan’ın hesapları siyasi veya dini sebeplerle kapatmadığını savundu.
Davaya zemin hazırlayan olaylardan biri de 6 Ocak 2021’de yaşanan ABD Kongresi baskını oldu. Trump, 17 Ocak’taki sosyal medya paylaşımlarında 2020 seçimlerinin “çalındığını” ve baskına katılanların “haklı” olduğunu ileri sürdü. Hesaplarının kapatılmasının da bu olayla bağlantılı olduğunu ima etti. 2020 seçiminde Trump, Joe Biden karşısında 74 delege farkla kaybetmişti.
Jamie Dimon ise Aralık 2023’te yaptığı açıklamada “Demokrat ya da Cumhuriyetçi olsun, farklı dini geçmişlere sahip kişiler banka hesaplarını kaybetmiş olabilir, fakat bunun nedeni asla siyaset ya da din olmadı” dedi. Bu açıklama, kripto para sektöründeki ‘siyasi debanking’ iddialarına doğrudan bir yanıt olarak yorumlandı.
Trump, Ağustos 2023’te siyasi ya da yasa dışı sebeplerle yapılan debanking uygulamalarına karşı bir başkanlık emri imzalamış ve kapsamlı soruşturma çağrısında bulunmuştu. Bu hamle, Cumhuriyetçi milletvekillerinin kripto sektörünü hedef alan banka kısıtlamalarına karşı yasama düzeyinde başlattığı mücadeleyle de örtüşüyor.
Nitekim Cumhuriyetçi kanatta, Biden’ın görev süresi bitmeden önce, dijital varlık sektörünün bankalar tarafından dışlanmasına tepkiler artmış durumda. ‘Operation Chokepoint 2.0’ olarak adlandırılan süreçte, hükümetin kripto kullanıcılarının geleneksel finans sistemine erişimini bilinçli biçimde engellediği öne sürülüyor. 2024 yılında ise onlarca teknoloji ve kripto girişimcisinin, banka hesaplarının kapatıldığını duyurması bu tartışmayı daha da büyüttü.
Trump’ın açtığı bu dava, yalnızca bir banka ile yaşanan hukuk mücadelesi olmanın ötesine geçiyor. Dijital varlık sektörü ve finansal özgürlük gibi konuların, yaklaşan seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti’nin ana gündemlerinden biri haline gelmesi bekleniyor. Trump’ın bu süreçte şahsen devreye girmesi, *kripto para sektörü* üzerindeki ‘debanking’ tartışmalarını daha da alevlendirebilir.
Yorum 0